"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Soylu’nun komutana verdiği talimat

Yüzyılın en büyük küresel salgınlarından olan koronavirüs dahi PKK’nın katliam yapmasına engel olamadı. Koronavirüsten ölenlerin sayısının dünyada binlerle ifade edildiği bir günde PKK, Diyarbakır Kulp’ta 5 sivil vatandaşımızı katletti.

PKK güya Kürtlerin mücadelesini veriyor. Bu nasıl Kürt mücadelesiymiş böyle... Katlettiği sivil vatandaşlarımız da Kürt’tü. PKK’nın daha önce de Diyarbakır’da Dürümlü mezrasında patlayıcı yüklü bir kamyonla düzenlediği saldırıda 19 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

Koronavirüsten dolayı dünyanın zorda olduğu, herkesin eve kapandığı, yardım kampanyalarının düzenlendiği, insanların yakınlarının cenazelerine dahi katılamadığı bir dönemde sen çık, yola bombalı tuzak kur... Nasıl bir kafadır böyle...

Lime lime edin

Kulp’tan üzücü haberler gelmeye devam ederken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile konuştum. Operasyon talimatını vermiş, bölgeyle irtibat halindeydi. “Bölge komutanını aradım. ‘Bulunca lime lime edin’ diye talimat verdim” dedi. PKK’nın ekmek parası peşindeki sivil vatandaşlara yönelik bu katliamını tarihe not düşmek gerektiğini söyledi.

PKK’nın son iki yıldır kış yapılanmasına izin verilmiyor. Türkiye’deki Kandiller dediğimiz sınırlarımızın içindeki kampları kullanılamaz hale getirildi. Sınırlarımızın içindeki terörist sayısı ilk kez beş yüzün altına düştü. Baharın gelmesiyle birlikte Kandil başta olmak üzere Irak’taki kamplardaki teröristler, Irak ve Suriye güzergâhını kullanarak içeriye sızar, eylem yaparlardı. İHA ve SİHA’larla geçiş yolları sürekli izlenip anında müdahale edildiği için artık bunu da yapamıyorlar. Kulp’taki eylemle PKK “Hâlâ varım” mesajı veriyor. Baharla birlikte hayvanlarını yaylaya çıkaracakları, ormana ağaç kesmeye gidecekleri sindirmeye çalışıyor.

Geçmişte bu tür eylemler etkili oluyordu. Bölge halkını sindiriyor, Türkiye’nin moralini bozuyordu. Ama artık o günler geride kaldı. İçişleri Bakanı Soylu, “Etkisiz hale getirilen teröristlerin fotoğraflarını pek paylaşmayız ama ibret olsun diye bunların resimlerini paylaşacağız” dedi.

HDP İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT

Bu tür dönemler tam bir kırılma anı oluyor. Dün Meclis’te infaz indirimiyle ilgili görüşmeler vardı. HDP’lilerin, cezaevleri boşalsın diye kampanya yaptığı af yasasından söz ediyorum. Biri çıkıp Kulp’ta katledilen Kürt vatandaşlarımız için PKK’yı kınamadı. Geçmiş dönemlerde de PKK’ya söz söylemediler. PKK Kızılay Meydanı’nda sivilleri katlederken “HDP için tam bir kırılma noktası, şimdi çıkıp Türkiye partisi olduklarını göstersinler, PKK’yı kınasınlar” dediğim için bana hücum ettiler. Silah yerine siyasi mücadeleyi önemsiyorum. Ama HDP kendi varlığını önemsemiyor. Yoksa HDP’nin Meclis’teki varlığı bölgenin demokratik temsili açısından anlamlı. Ama onlar iradelerini PKK’ya tutsak vermeyi tercih ediyorlar.

Türkiye Partisi olma

Eğer PKK terörüne karşı dik durmayı başarsalar Türkiye partisi olma fırsatını yakalayacaklar. Türkiye partisi olma yoluna çıktıkları 7 Haziran seçimlerinde Türkiye uzatılan bu eli geri çevirmedi. Tam aksine, HDP’yi yüzde 13 oy oranı ve 80 milletvekiliyle Meclis’e gönderdi. Ne zaman ki HDP hendek terörü karşısında sustu, şehirlerimizde sivil halka yönelik bombalı araçlarla yapılan eylemlere yönelik sesini çıkarmadı, 6 ay sonra yapılan 1 Kasım seçimlerinde barajı zor aştılar, milletvekili sayıları 59’a geriledi. Bu eylem, HDP için yeni bir değerlendirme fırsatı sunuyor.

Tabii dünkü gerilimden sonra Meclis’te ne sosyal mesafe kaldı ne de koronavirüs önlemleri. Allah’tan uzun sürmedi. Başka bir tatsızlık yaşanmadan bitirildi. Ağzından barışı düşürmeyenlerin, Kürtleri temsil iddiasında olan HDP milletvekillerinden birinin Meclis kürsüsüne çıkıp “Kulp’taki sivil Kürt vatandaşlarımızı katlettiği için PKK’yı kınıyorum” demesini bekledim. Hâlâ beklemeye devam ediyorum. HDP, bu kısır döngüyü kırdığı takdirde Türkiye’de yeni bir sayfa açılabilir.

HDP açısından tarihi bir kırılma anı.

TEHLİKELİ BİR ÇARPITMA 

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın koronavirüsle mücadele kapsamında başlattığı kampanyaya büyük bir destek geldi. Çünkü milletimiz zor dönemlerde yardımlaşmayı sever.

CHP’li belediye başkanları Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’ın yardım kampanyasını alkışlayanlar, Erdoğan yardım kampanyası başlatınca karalama kampanyasına başladılar. Hem de çirkin bir şekilde. Yok efendim devlet dilencilik yapıyormuş, yok efendim devletin kasası boşalmış, millete el açılıyormuş... Süper güç ABD’nin düştüğü duruma bakın, neredeyse bir maske yüzünden iç savaş çıkacak. Türkiye’de ise maske ücretsiz. Ayrıca İmamoğlu ve Yavaş’ın yardım kampanyası başlatmasını da değerli bulmuştum. Anlamadığım bir nokta var: Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş yardım kampanyası başlatınca yaşa var ol, Cumhurbaşkanı başlatınca tu kaka...

CHP’Yİ ATATÜRK’LE VURMA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atatürk’ün Tekalif-i Milliye emirlerini hatırlatması ise çarpıtıldı. “Devlet bankalardaki mevduata el mi koyacak” şeklinde tehlikeli bir noktaya taşındı. Ekonomi güven üzerine yürür. Böyle bir dönemde halkı paniğe sevk edecek çarpıtmalara ne gerek var?

Bir yandan da Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından Erdoğan’ın neden Tekalif-i Milliye emirlerini gündeme getirdiğini soruşturdum. Cumhurbaşkanı, Atatürk’ten referans vererek milletin milli duygularına hitap etmeyi tercih etmiş. Yoksa mevduatla, milletin mal varlığıyla ilgili bir hesap kitap yok. Bir de CHP’yi Atatürk’le vurma stratejisi. Hatırlarsanız CHP Libya tezkeresine karşı çıkınca Erdoğan, Atatürk’ün Libya’da verdiği mücadeleyi hatırlatmıştı.

X