GeriAbdulkadir SELVİ Referandum ertelenir mi, savaş çıkar mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Referandum ertelenir mi, savaş çıkar mı?

BİR yandan Barzani’nin bağımsızlık referandumunu diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı konusundaki gelişmeleri takip ediyoruz.

Önce İstanbul. Kadir Topbaş’ın yerine gelecek isim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında AK Parti İl Başkanlığı’nda yapılan istişare toplantısında konuşuldu. Göksel Gümüşdağ ismi gündemdeydi. Ancak ibre Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a döndü. Bana gelen bilgi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mevlüt Uysal’ı işaret ettiği yönünde. Uysal yeni görevinde başarılı bir performans ortaya koyarsa, 2019’da AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı olabilir.

Referanduma gelince artık yapılacak mı, yapılmayacak mı tartışması geride kaldı. Mesut Barzani kararından geri adım atmadı. “Erteleme olmayacak” dedi. Baştan söyleyeyim, referandum yapılıyor ama savaş çıkmıyor. Çünkü Barzani bu kararı tek başına almadı. Bağımsızlık referandumuyla birlikte ABD’nin Kürt planında üçüncü devreye geçildi. 

Meclis’te tezkere tartışmaları yapılırken, kuliste AK Parti’nin Güneydoğu milletvekilleriyle sohbet etme imkânım oldu. “Barzani’nin referandum ısrarını zamansız ve anlamsız buluyoruz ama referanduma karşı böylesine şahin bir tutum takınılmasından dolayı da rahatsızız” dediler.

Meclis’te tezkere görüşmeleri yapılırken az ötede Genelkurmay karargâhında Irak Genelkurmay Başkanı ağırlanıyordu. Görüşmede Irak Genelkurmay Başkanı’na, “Eğer siz müdahale ederseniz biz Erbil’in arkasında durmayız” mesajı verildiği söyleniyor. Ayrıca referandum yaptırımları da başladı. Bölgesel yönetime 60 günde bir ödenen petrol parası ikinci kez ödenmedi.

MADDE MADDE

Bölge ülkelerinin referandumu erteletme çabaları etkili olmadı.

1- 1. Körfez Savaşı’ndan bu yana bölgesel aktörler sonuç almada etkili olmuyor. Bölgesel aktörler 1. Körfez Savaşı’yla birlikte ABD’nin bölgeye gelmesiyle inisiyatiflerini kaybetti. Ne Irak’ta ne Suriye’de etkili oldular. Uluslararası güçler hem masada hem sahada etkinler.

2- Bölge uluslararası güçler tarafından şekillendiriliyor. Irak’ta ABD, Suriye’de ise ABD-Rusya işbirliği söz konusu. Türkiye, uzun süredir ABD ile Rusya’nın Suriye üzerinde gizli bir anlaşması olduğunu düşünüyor. Suriye’nin ABD ve Rusya’nın nüfuz alanlarına ayrılması bu tezi doğruluyor.

BÖLGEYE DIŞARIDAN BAKMAK

3- İçsavaşlar ve bölünmeler üzerinden bölgenin haritaları yeniden çiziliyor. Bağımsızlık referandumuna ABD’nin bölgesel vizyonu açısından bakmak yararlı. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin bağımsızlık referandumuna Erbil ya da Ankara’dan, Bağdat veya Tahran’dan bakmakla yanlış yapıyoruz. Erbil’in bağımsızlık referandumuna Washington, Londra ve Tel Aviv’den bakmak gerekiyor. Çünkü bölgenin kaderi Bağdat’ta değil Washington’da çiziliyor. Barzani’nin referandum kararı, ABD’nin bölgesel vizyonunun bir halkası. Bağımsızlık referandumu Suriye’de PYD-YPG bölgesinde dikkatle takip ediyor. Dr. Arzu Yılmaz’ın, “Bu referandum aynı zamanda diğer parçalardaki Kürtlerin siyasal beklentilerinin uluslararası alanda nasıl bir karşılık bulacağının da göstergesi olacak” tespiti önemli. Irak’tan sonra bağımsızlık halkasına PYD-YPG kontrolündeki Kuzey Suriye eklenecek.

4- ABD, 1. Körfez Savaşı’yla birlikte Ortadoğu’yu uzaktan yönetmeyi bırakıp sahaya indi. Bu süreci en iyi değerlendiren Kürtler, en yanlış okuyan ise biz olduk. Kürtler, ABD ile ters düşme yerine işbirliğini tercih etti. Irak’ın işgali sırasında verdikleri desteğin karşılığını Kuzey’de Kürt devleti, Suriye içsavaşında ABD askeri olmanın karşılığını ise PYD-YPG bölgeleri ile aldılar. Bizim durumumuz ortada.

5- Kürtler ABD’nin Ortadoğu’da İsrail’den sonraki ikinci müttefiki oldu. Trump yönetiminden etkin bir isim, “Ortadoğu’da birinci müttefikimiz İsrail, ikinci müttefikimiz ise Kürtler. Önceden Suudi Arabistan’dı ama Kürtler artık bizim Ortadoğu’da İsrail’den sonraki ikinci müttefikimiz oldu” diyerek bunu ortaya koydu. ABD, Kürt kartıyla hem bölge ülkelerini şekillendiriyor, terbiye ediyor hem de hiçbir demokratik denetime tabi olmadan bu bölgeleri “ABD üssü” gibi kullanıyor.

Türkiye’nin çabaları referandumu erteletmeye yetmedi. Hatta sesimiz çok çıkmasına rağmen sonuç alamayınca karizmayı biraz çizdirdik. Bize düşen 25 Eylül sonrasına hazırlanmak. Çünkü yeni dönem, yeni politikaları gerektiriyor.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

X

Duygu Delen raporundan çarpıcı tespitler

Siyasi kulislerin hareketli olduğu, siyasi kutuplaşmanın tavan yaptığı bir dönemde kadın cinayetlerini yazmanın zorluğunun farkındayım.

Ancak kadın cinayetleriyle mücadele mevsimlik bir iş değil. Israrla takip edilmesi gerekiyor. Çünkü kadın cinayetleri dur durak bilmiyor. Caniler, genç kızlarımızı vahşice katlediyorlar. Bunun bedelini ağır bir şekilde ödemedikleri sürece bu kadın cinayetleri devam edecek.

Muğla’da Cemal Metin Avcı tarafından yakılarak öldürülen üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’le ilgili Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nun raporunda, “Kişi yaşıyor iken yakılmasına bağlı da ölümün meydana gelmiş olabileceği” tespitine yer verilmişti. Yani ‘Pınar Gültekin diri diri yakılmış’ deniliyordu.

BİLİRKİŞİLERDEN VAHŞETİN RAPORU

Gaziantep’te Mehmet Kaplan tarafından dördüncü katın balkonundan atılarak öldürüldüğü iddia edilen Duygu Delen’le ilgili resmi bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Adli Tıp uzmanı Dr. Murat Akbaba, Adli Fizikçi İlknur Bakır Özbilek, olay yeri bilirkişisi Alpaslan Can ile bilişim uzmanı Halis Bozkurt tarafından hazırlanan raporda, “Duygu Delen’in dengesini kaybederek kaza sonucu düşmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir” denildi.



Yazının Devamını Oku

Erdoğan 2023 seçimlerini hedef gösterdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti’ye hedef olarak 2023 seçimlerini gösteriyor. Erdoğan, kabine değişikliğinin ardından konuştuğu AK Parti grubunda, “Artık, genel merkezimizle, Meclis grubumuzla, kabinemizle, beldesinden iline kadar tüm teşkilatlarımızla 2023’e odaklanmamız gereken bir döneme girdik” demişti. Çünkü Erdoğan, 2023 seçimlerini kader seçimi olarak görüyor.

Salı günü AK Parti’nin MKYK toplantısı vardı. Toplantıya MKYK üyeleriyle birlikte Merkez Disiplin Kurulu, Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu ile Siyasi Erdem ve Etik kurulu üyeleri de katıldı. Yeni dönemde toplantılarda yedek üyeler de yer alıyor. Erdoğan, “Asıl, yedek üye yok. Hepimiz sahada olacağız” demişti.

Erdoğan toplantının açılışında, “Artık yeni bir dönem başladı. Arkadaşlar sahada olacağız. 2023 seçimlerine kadar hepimiz sahaya çıkacağız, sahada çalışacağız. Artık masada oturmak yok” diyor.

‘KANDİL’E NE ZAMAN GİRİLECEK’ SORUSUNA SOYLU NE CEVAP VERDİ

PKK’nın ilkbaharla birlikte Türkiye’ye sızma girişimini önlemek için Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım harekâtları sürdürülüyor. Sadece operasyon yapılmıyor. PKK’nın Türkiye’ye sızmasının önüne kalıcı ve geçici üslerle duvar örülüyor.

Bu arada sahadaki teröristlerle onların sevk ve idaresini yapan sözde komuta merkezleri arasında irtibatı koparmak için Kandil’deki yerleri havadan vuruluyor.

PKK’nın yönetim merkezi olması nedeniyle Kandil’in sembolik önemi var.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti MKYK toplantısında terörle mücadeleye ilişkin kapsamlı bir sunum yapıyor. Süleyman Soylu, PKK ve DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelede çok başarılı bir bakan. Soylu, PKK’ya yönelik operasyonlar hakkında bilgi verirken bir üye, “Kandil’e girer misiniz?” diye soruyor. Soylu, “Mücadelemiz baki, devam ediyor” diye karşılık vermekle yetiniyor.

PKK ile mücadelede bazı soruların yanıtı o anda, bazılarının yanıtı ise sahada verilir.

Yazının Devamını Oku

Adli Tıp ‘Pınar Gültekin canlıyken yakılmış olabilir’ dedi

Bu yazıyı nasıl yazacağımı bilemedim.

Adli Tıp Kurumu’nun Pınar Gültekin hakkında düzenlediği raporu okudukça kanım dondu.

Çünkü Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun raporunda, Pınar Gültekin’in “Boyna basıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olabileceği gibi boyna bası eylemi sonrası kişi yaşıyor iken yakılmasına bağlı” da ölmüş olabileceği ifade ediliyor. Yani Pınar Gültekin’in ölümünün daha yaşarken yakılmasına bağlı meydana gelebileceği sonucuna varıyor.



Pınar Gültekin diri diri yakılmış olabilir, diyor.

DİRİ DİRİ Mİ YAKTI

Yazının Devamını Oku

Pençe operasyonlarının stratejik kodları

23 Nisan’da PKK’ya yönelik olarak başlatılan Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım harekâtları başarıyla yürüyor.

Türkiye bir süre önce PKK ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelede konsept değişikliğine gitti. PKK’nın saldırılarını kendi sınırlarımızın içinde önlemek yerine, terörü kaynağında tespit edip, yok eden bir stratejiye geçildi. Hem inisiyatif bizim elimize geçti hem de teröristlerin daha eyleme geçmeden kaynağında yok edilmesi sağlandı.

DÜĞÜNÜ KANA BULAMIŞTI

DEAŞ’ın 2016 yılında Gaziantep’te bir düğüne yaptığı canlı bomba saldırısı dönüm noktası oldu. Fırat Kalkanı operasyonu ile DEAŞ sınırlarımızın ötesine atılırken, içeride de PKK’nın Kandilcikleri yok edildi. Kuzey Irak’ta güvenli bir alan oluşturuldu. Yaz, kış demeden bu konsept geliştirilerek sürdürülüyor.

STRATEJİK NOKTALAR

Terörle mücadelede başarılı sonuçlar alınmasına neden olan bu stratejiyle ilgili dört noktaya dikkat çekmek istiyorum.

1- Terörü kaynağında önleyici konsept.

2- Terörü sınırlarımızın ötesinde engelleme.

3-

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey, CHP’yi toparlayın yoksa dağıtıyorlar

Kılıçdaroğlu’nun son dönemlerde çektiği videoları izliyor musunuz?

Kemal Bey bu işi sevdi. Bakıyorsunuz pat diye bir şey mi oldu, küt diye bir Kılıçdaroğlu videosu düşüyor sosyal medya hesaplarına. Ben mutfaktaki videoyu beğendim. Kılıçdaroğlu’na bir sosyal medya ekibi oluşturulmuş. Hem o videolar hem sosyal medya paylaşımları bir ekip tarafından yönetiliyormuş. Biz onu cumhurbaşkanı adayı olarak bekliyoruz ama o karşımıza YouTuber olarak çıkarsa şaşmayın. Kılıçdaroğlu CHP’yi geniş kitlelere açmaya, muhafazakâr seçmenin oylarını almaya çalışırken, CHP yöneticileri bir anda o algıyı yerle bir ediyorlar.

Şimdi size son dönemden bir CHP derlemesi sunmak istiyorum.

YİNE ENGİN ÖZKOÇ

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’a, 104 emekli amiralin bildirisi soruluyor. “Bunlar darbeci değil, bunlar yurtsever” diyor. Hızını alamıyor. “Türkiye Cumhuriyeti’nde bir tek darbeci var. Adı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyor.

15 Temmuz’da darbeyi püskürten Erdoğan’ı darbeci ilan ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise “Umarım Erdoğan’ın da sonu benzemesin Menderes’e” sözüyle 27 Mayıs’ı, darbeyi, Menderes’in idamını hatırlattı.

AYLAN BEBEK

Aylan bebeğin cansız bedeninin fotoğrafının altına yaptığı

Yazının Devamını Oku

Kabine değişikliği nasıl karşılandı?

Dün Meclis’te gece yarısı yaşanan kabine değişikliği nedeniyle gözler yeni bakanların üzerindeydi. Ticaret Bakanlığı görevini üstlenen Mehmet Muş, uzun süre AK Parti Grup Başkanvekilliği yaptığı için grup toplantısına önceden gelmişti. Tebrik ettik. Başarılar diledik.

Meclis açıldığında üç bakan yemin ederek göreve başladılar.

ÖNCEDEN MESAJI VERMİŞ

Üç bakana yeni görevleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından aranarak önceden bildirilmiş. Yeni bakanlar, “Önceden haberimiz vardı” dediler. Erdoğan 13 Nisan tarihinde yapılan kabine toplantısında, bakanlara değişiklik olacağı yönünde mesaj vermiş. Ayrıca hafta başında yapılan AK Parti MYK toplantısında da, “Vatandaşların beklentisi doğrultusunda kabine değişikliğini gerçekleştireceğiz” demiş.

YENİ DEĞİŞİKLİK OLACAK MI?

Mini revizyon nedeniyle kulislerde “ikinci bir değişim olur mu” sorusunun yanıtı aranıyordu. Erdoğan, grup toplantısındaki konuşmasında bu tartışmaya son noktayı koydu.

AK Parti’de gerekli değişiklikleri yaptıklarını, kabine değişikliğini gerçekleştirdiklerini belirttikten sonra, “Artık, genel merkezimizle, meclis grubumuzla, kabinemizle, beldesinden iline kadar tüm teşkilatlarımızla 2023’e odaklanmamız gereken bir döneme girdik” dedi.

Böylece AK Parti’de değişim sürecinin tamamlandığını ifade etti. 2023 hedefini gösterdi. Kabine değişikliği AK Parti milletvekilleri arasında çok büyük bir gündem maddesi olmadı.

Yeni bakanlar mutluydu ama kabine değişikliğinin yapılmasıyla en çok mevcut bakanlar rahatladı.

Yazının Devamını Oku

Erdoğan hangi konuda ‘Çıkın, anlatın, konuşun’ dedi?

Meclis’te dün grup toplantıları vardı. Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Mithat Sancar’ın gündeminde de 128 milyar dolar konusu vardı.

BAHÇELİ’NİN ÇIKIŞI

Bahçeli, “Bre utanmazlar, 128 milyar doları bırakın da, 104 emekli amiralin 4 Nisan bildirisinin hesabını verin. Çünkü alayınız işin içindesiniz. Aradığınız para devletin kasasında, peki siz neredesiniz?” çıkışını yaptı.

KILIÇDAROĞLU’NUN İDDİASI

Kılıçdaroğlu ise 128 milyar dolar üzerinden iktidara yüklenmeye devam etti. “128 milyar doları arka kapıdan kodamanlara sattılar” dedi.

Muhalefet, bu işi sürdürme kararında.

ERDOĞAN: MUHALEFETİN YALANLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce bu konuya değinmişti. Kılıçdaroğlu’nun, “128 milyar dolar nerede” sorusuna, “Bir süredir maruz kaldığımız ekonomik tuzaklarla mücadele ederken, salgın bahanesiyle yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere, elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Kılıçdaroğlu’nun sürekli sorduğu dövizlerin önemli bir bölümü işte bu mücadelede kullanılmıştır. Bu sayede, kuru ve faizi çok yükseklere taşıyarak toplumsal kargaşa peşinde olanların oyunlarını da bozduk” yanıtını vermişti.

95 MİLYAR DOLAR KASADA

Yazının Devamını Oku

Akdeniz’de yaşananların perde arkası

Türkiye, Yunanistan ile sorunlarını iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözmeye çalışırken, Yunanistan her defasında diyalog sürecini sabote etmekten kaçınmıyor. Bunun bir örneği geçen hafta hem karada hem denizde yaşandı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısı sırasında süreci sabote ederken aynı gün Yunanistan’ın Fransız araştırma gemisini Akdeniz’de Türk kıta sahanlığı içine sokma girişimine tanık olduk. Bunun adı tek kelime ile çifte sabotaj.

DUVARA ÇARPTI

Ancak bu oyun Türkiye’nin kararlılığı sayesinde bozuldu. Türkiye hem masada hem sahada gücünü ortaya koyarak, Yunanistan’ın hamlesini boşa çıkarmayı başardı. Yunanistan bir kez daha Türkiye duvarına çarpıp geri döndü. Yunanistan, Türkiye ile diyalog yolunu seçmediği sürece daha çok başını bu tür kayalara çarpmak zorunda kalacak. Oysa Ege ve Akdeniz’de iki ülke önemli işbirliği alanları geliştirebilir.

ERDOĞAN’IN ÖNERİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan da kabul ettiği Yunan Dışişleri Bakanı’na, “üçüncü ülkeleri araya sokmadan işbirliği” öneriyor. Ama Yunanistan uzatılan bu çiçeği almak yerine, Macron’un dikenine sarılıyor. Tabii eli kanıyor.

Şimdi maddeler halinde Akdeniz’de yaşanan gerilimin perde arkasını aktaracağım.

YUNAN BAKAN’IN ZİYARETİ

1)

Yazının Devamını Oku

Gece yarısı bildirisine nasıl karar verdiler?

104 emekli amiralin yayınladığı bildiri konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan tam bir devlet adamı tavrı sergiliyor. Her değerlendirmesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile darbe imalı bildiri yayınlanmasını birbirinden ayrı tutuyor. İlk değerlendirmesinde bunu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı bir “bühtan” olarak gördüğünü söylemişti.

UYUYAN HÜCRELER UYARISI

Erdoğan gençlerle buluşmasında ise, “Askerin emeklisi veya emekli olmayanı olmaz. Asker askerdir. Ben de şu anda Cumhurbaşkanı olarak bu ordunun başkomutanıyım. Siz 104 emekli olarak böyle bir açıklamayı nasıl yapıyorsunuz?” diye tepki gösterdi. Erdoğan, AK Parti MYK toplantısında, bu işin 104 emekli amirali aşan bir iş olduğuna işaret edip, “Uyuyan hücrelere karşı uyanık olmak durumundayız” demişti.

CİDDİ BİR SORUŞTURMA

Emekli amiraller elektronik kelepçe takılarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz tarafından yürütülen soruşturmada usul hükümleri eksiksiz olarak yerine getirildiği gibi vicdanlarda tortu bırakacak bir iş yapılmadı Bunun altını özenle çizmek istiyorum. Ciddi bir soruşturma yapılması önemli. Çünkü herkes aynı çuvalın içine doldurulmaz. Bildirinin yayınlanmasında kimin hangi rolü oynadığı, tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılır. Eğer titiz bir soruşturma yürütülmeseydi, Ergun Mengi’nin, Ali Yüksel Önel’e gönderdiği “Montrö’yü araç olarak kullandık” mesajından haberimiz olacak mıydı?

NE ZAMAN KARAR VERMİŞLER

Emekli amiraller bildiriyle ilgili süreci ADMEK-2 isimli WhatsApp grubu üzerinden şekillendirdikleri için iz sürmek mümkün oluyor. Bildirinin yayınlanmasını 26 Mart tarihinde tartışmaya açmışlar. ‘Sarıklı Amiral’ haberi, 25 Mart’ta Veryansın TV’de yayınlanmıştı. Emekli amirallerin bildirisi de ilk olarak Veryansın TV’de yayınlandı.

İŞTE O KONUŞMA

Emekli amiral

Yazının Devamını Oku

Hoşgörülü Başbakan

Yıldırım Akbulut denilince gözlerimin önünden gitmeyen bir fotoğraf karesi var.

Özal cumhurbaşkanı seçilmişti. Yemin etmek için kalabalık bir heyetle Meclis’in Şeref Kapısı’ndan giriş yaptı. Özal’ın seçimi çok sancılı olmuştu. Özal’ı protesto eden DYP ve SHP yemin töreninde Meclis’i terk etme kararı almışlardı.

Cumhurbaşkanı Özal’a, Meclis’e gelişinde bir Meclis Başkanvekili eşlik ediyordu ama Meclis Başkanı Yıldırım Akbulut hemen Özal’ın bir adım gerisinden yürüyordu. Alışık olmadığımız bir tabloydu.

ÖZAL’IN ARKASINDAN YÜRÜMÜŞTÜ

Özal yemin töreni için salona girdiği anda biz Akbulut’un etrafını sardık. Biraz da sorgular bir tarzda Meclis Başkanı olarak Özal’ın neden arkasından yürüdüğünü sorduk. Tam Anadolu insanına özgü bir yanıt verdi.

“Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanının arkasında dururum. O benim bir görevimdir, o benim için bir şereftir. O beni seçen ve seçtiren birisiydi” dedi.

HÜKÜMETİ KURMAKLA GÖREVLENDİRİLDİ

Özal yemin etmek üzere kürsüye çıkarken, Akbulut bir anda ortadan kayboldu. Özal’ın yemin törenini izledik. Önce Meclis Başkanı Akbulut Köşk’e çıkıyor diye bir haber geldi. Ardından ikinci bir haber geldi. Akbulut, hükümeti kurmakla görevlendirilmiş diye. Hemen Meclis Başkanlığı’na koştuk. Özal tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Akbulut, makam aracından inerken çok keyifli gözüküyordu.

ÖZAL KULAĞINA SÖYLEMİŞ

Yazının Devamını Oku

Amirallere ne soruldu ne yanıtlar verdiler?

104 emekli amiralin yayınladığı bildirinin, “muhtıra, darbe” tartışmalarına neden olmasının üç sebebi vardı.

1- Gece yarısı yayınlanması. Bu ülkenin bir darbe hafızası var. Darbeler gece yapılır, muhtıralar gece yarısı yayınlanır.

2- Açıklamanın darbe dilini çağrıştıran, “Yüce Türk milleti” hitabı ile başlaması.

3- 27 Mayıs’tan 12 Eylül’e tüm darbe bildirilerinde yer alan, “Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama riski ve tehditi ile karşılaşabilecektir” cümlesi.

4- Örgütlü olarak yani soruşturmanın açıldığı TCK’nın 316. maddesinde ifadesini bulduğu şekilde “toplu” olarak bu açıklamanın yapılması.

Tabii bildiriyi yayınlayanların, geçmişte darbelere imza atmış olan TSK’nın üst düzey komutanları olması da önemli. Bunlar Kanarya Sevenler Derneği üyeleri değil,emekli amiraller.

Sorguları sırasında emekli amirallere yöneltilen sorulara bakınca, bildiri çerçevesinde kalındığı görünüyor. Bir yerlere çekilmeye çalışılmamış.

NE SORULDU?

WhatsApp grubu hakkında detaylı 6-7 sorunun yöneltildiği emekli amirallere yurtdışına çıkıp çıkmadıkları,hangi ülkelere gittikleri,üye oldukları derneklere ilişkin sorular yöneltildiği öğrenildi. Onlardan başlıcaları şunlar;

Yazının Devamını Oku

Bildirinin perde arkası

104 emekli amiralin darbe tehdidi içeren bildirisiyle ilgili soruşturma sürüyor.

Gözaltında ifadesi tamamlanan 10 emekli amiralin bugün mahkemeye çıkarılması bekleniyor.

Darbeler ve muhtıralara ağır bedeller ödemiş bir ülke olarak elbette ki bildiriyi tartışacağız. Ama ekranlardan, sosyal medyadan hüküm inşa edip, yargılayıp, karar vermek doğru olmaz.

İKİ ÖNEMLİ İLKE

1- Masumiyet ilkesi esastır.

2- Suçun şahsiliği prensibi unutulmamalıdır.

BAKAN İSMİ VERİLDİ Mİ?

Gözaltındaki emekli amirallerin ifadesi büyük ölçüde tamamlandı. İfadelerde bildirinin yayınlanmadan önce bir bakana gönderildiği şeklinde bir beyan olmadığı söyleniyor. Bildirinin yayınlanmadan önce bir bakana gönderildiğini doğrulamıyorlar. Ama onların bilgisi dışında bir şey olduysa o ayrı.

HTS KAYITLARINDA 

Yazının Devamını Oku

Soruşturmada 5 kritik soru

104 emekli amiralin yayınladığı darbe tehditli bildiriyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı titiz bir soruşturma yürütüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, dijital materyallerin çokluğu, bunlar üzerindeki incelemenin sürdüğü, şüpheli sayısının fazlalığı, henüz bunların ifadesinin alınmadığı, üzerlerine atılı suçun Anayasal düzene karşı suç işlemek üzere anlaşma gibi önemli bir iddia olması nedeniyle gözaltı süresinin uzatılmasını talep etmişti. Gözaltı süresi uzatıldı.

HTS KAYITLARI GELMİŞ

Gözaltındaki emekli amirallerin HTS kayıtları gelmiş ancak onların analizleri tamamlanmamış.

Ne üzerinde duruluyor?

1- Emekli amirallerin muvazzaflarla bir irtibatı var mı?

2- Bildiri kimlere gönderildi, kendisine bildiri geldiği halde imzalamayan oldu mu? 104 emekli amiralin yayınladığı bildiriye 86 emekli amiralin katılmadığı ifade ediliyor.

3- Bildirinin hazırlanması ve yayınlanması sürecinde yönetici konumunda olanların dış irtibatları var mı?

4- Bildirinin hazırlanıp yayınlanma sürecinde siyasilerle irtibat kuruldu mu?

5-

Yazının Devamını Oku