Paylaş
Doğrusu ben de merak ediyorum. Bilinenleri tekrarlamayayım, görüşmenin iyi geçtiği teyit ediliyor. Ben en çok SDG’ye mesaj verip vermediğini merak ediyordum. O nedenle ulaşabildiğim yerlere bunu sordum. Öcalan, SDG’nin Suriye’ye entegre olması konusunda net mesaj vermiş. SDG’nin, Suriye ordusuna entegre olmasını isterken bunu gerekçelendirmiş. Yeni Suriye’nin bir parçası olmanın önemine değinmiş. Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısının SDG’yi kapsayıp kapsamadığı tartışılmıştı. İmralı heyetinde yer alan rahmetli Sırrı Süreyya Önder, SDG’yi de kapsadığını açık bir dille ifade etmişti. Ama Şam yönetimiyle 10 Mart’ta yaptığı mutabakata rağmen SDG şimdiye kadar ipe un sermeyi tercih etti.
TRUMP’IN TALİMATI
Türkiye bu konuda kararlı. ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi sırasında ekibine dönerek, “Türkiye aleyhinde bir şeyi bana getirmeyin. Bana çözüm önerileriyle gelin” diyor. Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra Centcom Başkanı Cooper, Mazlum Abdi’ye “Biz ilelebet burada olmayacağız. Şam’la anlaş” demişti. Suriye yönetimi de bu entegrasyon için çaba gösteriyor. Şimdi Öcalan’dan bu sürece ivme kazandıracak yeni bir hamle geldi. Öcalan, milletvekilleri ile görüşmede SDG’nin entegrasyonu konusunda güçlü bir mesaj vermiş.
YAZIK OLUR
Eğer ABD’yi böyle yakalamışken, Şam’da Türkiye dostu bir yönetim varken, Öcalan üst üste çağrılar yapıyorken, Türkiye en güçlü dönemini yaşıyorken biz bu işi çözemezsek Türkiye’ye yazık olur. Çünkü bu fırsat bir daha ele geçmez.
BİR İDAMLIK BİR BAYRAMLIK GÖMLEK
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın bizim sonumuz da varsın darağacı olsun” sözlerini dinlerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Benim iki gömleğim var, biri idamlık biri bayramlık” sözünü hatırladım. Bu sözü ilk olarak Özal’dan duymuştum. Bu değerlendirmelere bir de Atatürk’ün “İdare-i maslahatçılar esaslı inkılap yapamaz” sözünü eklemek gerekiyor.
50 YILIMIZA MAL OLDU
PKK, 1978 yılında kuruldu. İlk eylemini 1984 yılında Şemdinli-Eruh baskınıyla yaptı. PKK, tam 47 yıldır Türkiye’yi uğraştırıyor. Binlerce şehide mal oldu. PKK ile mücadeleye bir Türkiye kadar para harcadık. Bugün tasfiye etmeye çalıştığımız PKK, dünya üzerinde en uzun süre devam eden, uluslararası desteği en fazla sahip olan bir terör örgütü. Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, “Düşük yoğunluklu savaş” olarak tanımlamıştı.
İSYANLARIN BASTIRILMA SÜRECİ
Resmi kayıtlara göre ilk isyan 1806 tarihli Babanzade Abdurrahman Paşa hadisesidir. O tarihten 1984 yılındaki PKK’nın Şemdinli ve Eruh baskınına kadar 29 isyan yaşanmış. Şeyh Said isyanı dört buçuk ay sürmüş. En uzun süren Dersim isyanı 7 ay sürmüş. Üç farklı tarihte üç ayrı Ağrı isyanı var. Birinci ve ikinci Ağrı isyanları 7’şer gün, üçüncü Ağrı isyanı ise 29 gün sürmüş. Tendürek Harekâtı 13 gün sürmüş, Mutki isyanı 90 gün, Nasturi ayaklanması 16 gün, Pülümür isyanı 36 gün, Koçgiri ayaklanması ise 4 ay sürmüş. Diğer isyanlar ise 2 günle 2 ay arasında bastırılmış. Peki, PKK niye 47 yıl sürdü? Elbette ki çok çeşitli faktörler var ama ‘bir idamlık bir bayramlık gömleğim var’ diyen liderler olmadığı için çözülememiş. Bu olay, bir İmralı olayı değil. Hatta bu olay, sadece PKK’nın silah bırakması olayı değil. Bu olay, Türkiye’nin büyük devlet olma meselesidir. Özal’ın dediği gibi, “Türkiye’nin bu meseleyi çözmesi lazım. Bu mesele çözülemeden büyük devlet olamayız”.
ERDOĞAN-MENDERES
Şimdiye kadar hamasetle, laf cambazlığı ile bu iş idare edildi. Özal, bu işin sosyal boyutunu ilk keşfeden lider oldu. Erdoğan, bu konuda elini değil bedenini taşın altına koydu. 27 Mayısçılar rahmetli Menderes’i Yassıada’da bir kez ziyaret ediyorlar. Ona da “1950-60 arasında isyan yok. Şark meselesini nasıl yönettin” diye soruyorlar.
Bunları neden hatırlattım? Şimdiye kadar Kürt sorunundan beslenenler iş ciddiye binince su koyu verdiler. Kürt sorunu denilince ekranlarda mangalda kül bırakmayanlar İmralı’ya gitme söz konusu olunca statükonun yanında hizalandılar. CHP ile HÜDA PAR, Yeni Yol arasında ne fark kaldı? Zekeriya Yapıcıoğlu da Özgür Özel de Ahmet Davutoğlu da statükonun yanında yerlerini aldılar.
LAF CAMBAZLIĞI
Siyasette her kararın bir izahı olur. Ama ikna edici olur mu? Çözüm getirir mi? Çare olur mu? Siyasetçiler a derse a için, b derse b için gerekçe üretir ama laf cambazlığı ile PKK gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde karşı karşıya
olduğu en ciddi beka sorunu çözülür mü?
SİLAHLI PKK MI SİLAH BIRAKMIŞ PKK MI
PKK terörü devam ederken ABD, SDG’ye binlerce TIR silah verirken, şehitlerimiz gelmeye devam ederken, Ankara’nın ortasında TUSAŞ’a saldırı yapılırken, CHP, PKK’nın siyasi uzantısı olan partilerle ‘kent uzlaşısı’ yaptı. HDP sayesinde İstanbul, Mersin, Adana, Antalya Büyükşehir Belediyeleri’ni kazandı. PKK’nın siyasi kolu olan HDP, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nu destekledi. HDP, 6’lı Masa’nın görünmez 7’nci ortağıydı. CHP, ‘kent ittifakı’ yaparken eli silahlı PKK’lılar dağlarda geziyordu.
O zaman İmralı hassasiyetiniz yoktu.
PKK-DEAŞ ve SDG’yle mücadele için Suriye ve Irak’ta olan Mehmetçik’le ilgili tezkereye hayır oyu veriyordunuz. SDG’ye karşı yapılan Afrin operasyonuna karşı çıkıyordunuz.
Ne oldu şimdi birdenbire İmralı’ya gidilmesini istismar ediyorsunuz. SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna burun kıvırıyorsunuz.
Karar verin artık. Siz silahlı PKK’yı mı tercih ediyorsunuz, yoksa silah bırakmış PKK’yı mı istiyorsunuz?
Paylaş