"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Koronavirüste de Atatürk istismarı olur mu?

Koronavirüs dahi Atatürk istismarını önleyemedi.

Bu ülkede iflah olmaz bir kafa var. Onlar ne deprem dinliyor, ne şehitlerimize saygı duyuyor ne de küresel bir salgına dönüşen koronavirüs onları durdurabiliyor. Libya’da şehit düşen MİT görevlilerinin mezar taşlarını bile yayınlamaktan çekinmediler. Bu ülkede en büyük istismar ise Atatürkçülük adına yapılan Atatürk istismarı oluyor.

Koronavirüste de Atatürk istismarı olur mu

Atatürk’ün Harbiye’ye girişinin 121. yıldönümü törenlerine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanları katıldı. Atatürk’ün Harbiye’deki öğrenci numarası olan 1283 okunduğunda, Harp Okulu öğrencileri ayağa kalkarak “İçimizde” dedi. Bu tören sosyal medya organlarından da canlı olarak yayınlandı. Görüntü dikkatle incelendiğinde ayağa kalkmayanların olduğu görülüyor. Bunun üzerine hemen bir karşı saldırı başladı. Vay bazı Harp Okulu öğrencileri ayağa kalkmamış, vay efendim bunlarla ilgili kayıt tutulup işlem yapılmış mı...

Bunu bizim savunma muhabirlerimizin hepsi bilir. Ben de 90’lı yıllarda Harp Okulu’ndaki töreni izlemiş bir gazeteciyim. Atatürk’ün numarası okunduğu anda Harbiyeliler fişek gibi yerlerinden fırlamış ve gök gürlemesi gibi “İçimizde” demişlerdi. Genç Harbiyelilerin yüzlerindeki heyecan ve gururu aradan yıllar geçmesine rağmen unutamıyorum. Ama o törende de Milli Savunma Bakanı, kuvvet komutanları, davetliler ve rütbeli subaylar ayağa kalkmamıştı. Bu sadece Harp Okulu öğrencilerine tanınmış bir ayrıcalık. Bu yılki törenlerde ayağa kalkmayanlar davetliler ve teğmen ile albay arasındaki rütbelere sahip olan öğretmenler. Yani Harbiyelilere Atatürkçü düşünceyi anlatan öğretmenleri ve komutanları... Ne yani, öğrencisi Atatürk’e saygı duyup ayağa kalkıyor ama ona Atatürk sevgisini aşılayan öğretmeni ve komutanı Atatürk’e saygısızlık ediyor, ayağa kalkmıyor mu?

Gazeteciliğin temel kuralı sormak, sorgulamak ve araştırmaktır. Milli Savunma Bakanlığı’nın basın birimine ya da Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’ya sorsalar, gerçeği öğrenirlerdi. Size arşivlerden bir fotoğraf bırakacağım. Orada da komutan ve davetliler ile öğretim üyelerinin oturduğu, Harp Okulu öğrencilerinin ise ayakta olduğu görülüyor.

Bunların derdi ne biliyor musunuz? Hatırlarsanız, 27 Mayıs sürecinin ünlü parolası “Harbiyeli aldanmaz”dı. Bunlar demokrasinin emrinde olan Harbiyeliden hoşlanmazlar, bunların ideali olan darbenin parolası olan Harbiyelidir... Dert o dert...

ERDOĞAN’IN VERDİĞİ KORONA TAKVİMİ

CUMHURBAŞKANI
Erdoğan’ın başkanlığında yapılan Koronavirüs Eşgüdüm Toplantısı’ndan önemli kararlar çıktı. Dünkü yazıda hap gibi önlemler geliyor demiştim ya, öyle oldu. Cumhurbaşkanı, “Ekonomiye Koruma Kalkanı” adı altında 100 milyar liralık bir kaynak seti açıkladı. Ama tedbirlerin sosyal boyutu unutulmadı. Alınan kararları haber sayfalarımızda göreceksiniz. Ben toplantıya ilişkin gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

1- Toplantı uzun süredir kullanılmayan Çankaya Köşkü’nde yapıldı.

2- Toplantıya katılanlar bireysel mesafe düzeyinde oturtuldu.

3- Daha önceki toplantılarda katılımcılarla tek tek tokalaşan Erdoğan, bu kez uzaktan ve topluca selamlaşmayı tercih etti.

4- Katılımcılar da tokalaşmadı, “gönül selamı” vermekle yetindiler.

5- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ulusa sesleniş konuşması sırasında koltuklar birer sıra boş bırakıldı.

6- Erdoğan Meclis’e geldiğinde kullanılan termal kameralar yine devredeydi.

7- Ekonomik önlemlerin önplana çıktığı toplantının iki ayağı vardı. Biri koronavirüs önlemleri kapsamında olumsuz etkilenen sektörlere destek, ikincisi ise korona krizini fırsata çevirme. Erdoğan, “Bu sıkıntılı süreci bırakın tökezlemeyi, daha da güçlenerek atlatacağımıza inanıyoruz” diyerek bu perspektifi ortaya koydu.

8- Erdoğan toplantıdan sonra yaptığı açıklamada “Küresel düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz” demek suretiyle dünyanın yeni bir kırılma ile karşı karşıya olduğuna işaret etti.

9- Batı dünyasının yaşlılarını gözden çıkardığı bir dönemde, Erdoğan’ın yaşlılarımızın bizim için ne denli kıymetli olduğuna dair insani vurgusu çok değerliydi.

10- Birilerinin pompaladığı gibi OHAL ilanı ya da sokağa çıkma yasağı ilan edilmedi. Hatta Erdoğan, “Tedbirlere hassasiyetle uyulduğu takdirde evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz” demek suretiyle ilk kez bir takvim vermiş oldu. Bu çok önemli bir nokta. Kırmızı hat, 3 hafta...

11- Erdoğan, ekonomiyle ilgili bir yol haritasının belirlendiğini açıkladı. Sürecin adını, “iki aylık direnme süreci” olarak koydu. Ekonomide en önemli sorun belirsizliktir. O nedenle “2 ay” süre verilmesi önemliydi.

 

X