Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili açıklaması spontane gelişti.

Kılıçdaroğlu bütçe üzerinde konuşurken, AK Parti milletvekilleriyle arasında şöyle bir diyalog gerçekleşti:

Kemal Kılıçdaroğlu: “İlk seçimde bu milletin nasıl tıpış tıpış yolcu edeceğini göreceksiniz.

Bülent Turan (AK Parti Grup Başkanvekili): “Muharrem İnce mi siz mi?”

Hasan Çilez (AK Parti Amasya Milletvekili): “Aday olabilecek misin?”

Ramazan Can (AK Parti Kırıkkale Milletvekili): “Aday ol, aday!”

Kemal Kılıçdaroğlu: “Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi?”

Kılıçdaroğlu, CHP kurultayında “İlk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” dediği için, cumhurbaşkanı adaylığı sorulduğunda her defasında millet ittifakı ortakları ile birlikte karar vereceklerini söylediği için, ortak aday çıkaracaklarını ifade ettiği için, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı’na aday olacağı yönündeki sözleri ilgi uyandırdı.

ORTAK ADAY

Kılıçdaroğlu, 24 Haziran 2018 seçimlerinde eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ortak cumhurbaşkanı adayı yapmak için çaba göstermişti. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu ve Temel Karamollaoğlu’nun, kendilerine Abdullah Gül’ün ortak cumhurbaşkanı adayı olması yönündeki öneriyle geldiklerini açıklamıştı. Hatta o sıralarda Kılıçdaroğlu, görüştüğü liderlere Abdullah Gül ortak aday olursa HDP’nin de destek vereceğini iletmişti. Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olacağını açıklamasıyla ortak aday planı suya düşünce, Muharrem İnce CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmuştu.

SİYASİ HAYATININ PROJESİ

Kılıçdaroğlu ortak cumhurbaşkanı adayı çıkaramadı ama yerel seçimlerde ortak aday çıkarmayı başardı. Bunun sonucunu da İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Antalya’yı kazanmak suretiyle aldı. 2018 seçimlerinin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen Kılıçdaroğlu tüm enerjisini millet ittifakını koruma üzerine harcıyor. Yeni kurulan DEVA ve Gelecek partilerini de dahil ederek ittifakı genişletme planı yapıyor. 2023 seçimlerinde Erdoğan’ın karşısına ortak aday çıkarma fikri, Kılıçdaroğlu’nun siyasi hayatının en önemli projesi diyebiliriz.

KONUŞULAN ADAYLAR

Muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayları da gündemden düşmüyor. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yanı sıra Ali Babacan ismi de ortak cumhurbaşkanı adayları arasında geçiyor. CHP’nin büyükşehir belediye başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş da Cumhurbaşkanlığı için konuşulan isimler arasında yer alıyor.

KILIÇDAROĞLU ŞAŞIRTACAK MI?

Peki buna rağmen Kılıçdaroğlu, 2023’te cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı konusunda verdiği sinyal, muhalefet cephesinde hesapların yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Ancak ben Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum. CHP Lideri, son ana kadar ortak aday projesini hayata geçirmek için çaba gösterecek. Özal yurtdışı gezisine çıkarken, uçakta bir açıklama yaparak gündemi belirlerdi. Kılıçdaroğlu ise cumhurbaşkanı adaylığı tartışmasını ortaya atarak gündemi değiştirmeyi başardı.

BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ

1. Kılıçdaroğlu, cinsel taciz iddiaları ve “Ordu Katar’a satıldı” tartışmaları nedeniyle zor günler yaşayan CHP’yi bu durumdan kurtarmak için gündemi değiştirmeyi amaçladı.

2. Erken seçim silahını çekerek bir süre parti içi tartışmaları bastıran Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylığı yönündeki sinyal vermek suretiyle parti içini konsolide etmeyi hedefledi.

3. Muharrem İnce’ye mesaj verdi.

İYİ PARTİ NASIL KARŞILADI?

Kılıçdaroğlu
’nun cumhurbaşkanı adaylığına yeşil ışık yaktığı yönündeki sözlerini “İYİ Parti’ye mesaj verdi” şeklinde yorumlayanlar da çıktı.

Millet ittifakının ortağı olarak Kılıçdaroğlu’nun adaylığı CHP’den sonra en çok İYİ Parti’yi ilgilendirir. İYİ Parti cephesinin nabzını tutmaya çalıştım. Cumhurbaşkanı adaylığının CHP Genel Başkanı’nın hakkı olduğunu düşünüyorlar. Parlamenter sistem vurgusu yapan CHP Lideri’nin bu sistemde aday olmasını beklemiyorlar. Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti’ye sopayı gösterdiği yönündeki yorumlara ise itibar etmiyorlar.

AKŞENER NE YAPACAK?

İYİ Parti’de hedefin muhafazakâr kesimden de oy alacağı ve kadın olması nedeniyle Meral Akşener’i ortak aday yapmak olduğu unutulmasın.

ERDOĞAN NASIL KARŞILAR?

Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmayacağını düşünüyorum. Ama ters köşe yapar da aday olursa buna en çok Erdoğan’ın sevineceğini düşünüyorum. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı için CHP Lideri ile yarışmayı, kafasına konan bir talih kuşu gibi düşüneceğinden eminim.

BAŞÖRTÜSÜ MÜ DEDİNİZ?

YENGEMİN
ismi Ayşe’ydi. Ancak devrimci arkadaşları ona Behice derdi. Altın gibi üç çocuğu oldu. Erken yaşta kaybettik. O nedenle Behice Boran isminin bizdeki çağrışımı farklıdır.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in Türk kadınının seçme ve seçilme özgürlüğüyle ilgili sözleri üzerine Ertuğrul Özkök, Behice Boran’ı hatırlatınca o günlere gittim.

Bugün bile hâlâ bazı İslam ülkelerinde kadının seçilme hakkı yokken, 1934 yılında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle gurur duyan insanlardan biriyim. Dün Özlem Hanım’la da uzun uzun konuştuk. 2015 yılına kadar kadınlarımız seçme hakkını kullandı ama başörtülü kadınlarımız seçilme hakkından mahrum kaldılar.

MHP Antalya Milletvekili Nesrin Ünal, başörtülü olarak milletvekili seçilmişti. Ancak Meclis’e gelince başörtüsünü çıkarmak zorunda kaldı.

Merve Kavakçı başörtülü olarak milletvekili seçilmişti. Milletvekili yemini etmesine izin verilmedi. Ecevit’in, demokrat kimliğine yakışmayan bir şekilde, “Bu kadına haddini bildirin” sözleri üzerine Meclis’ten dışarı atıldı.

PARTİ KAPATMA DAVALARI

Merve Kavakçı’nın başörtüsü Refah Partisi hakkındaki kapatma davasında, “başörtüsü eylemi” şeklinde suç unsuru olarak yer aldı. Başörtüsü yasağını kaldırdığı için AK Parti hakkında kapatma davası açıldı. Erdoğan’ın siyasi yasak kapsamına alınması talep edildi. AK Parti ile MHP’nin ortak Anayasa değişikliği, “411 el kaosa kalktı” olarak sunuldu.

Ta ki 2015 yılına gelene kadar... Erdoğan başörtüsü yasağını kaldırdı, böylece Türk kadınının bir kısmı 81 yıl sonra “seçilme hakkı”na kavuştu.

Muhtar bile olamayan başörtülü kadınlar milletvekili ve bakan oldu. Peki başörtülü kadınlar Meclis’e girince ne oldu? Rejim mi yıkıldı, kıyamet mi koptu? Tam aksine, laik Türkiye Cumhuriyeti, mağdur ettiği kadınların bir kısmıyla barışmış oldu.

X

Ermenistan’da neler oluyor?

Güne Ermenistan’da askerlerin Başbakan Paşinyan’ı istifaya davet eden açıklaması ile başladık. Nefeslerimizi tutup ne olacağını beklerken, Paşinyan’ın halkı sokaklara çıkmaya davet eden çağrısı geldi. Paşinyan eşzamanlı olarak genelkurmay başkanı Gasparyan’ı da görevden aldığını açıkladı. Ancak genelkurmay başkanı görevinden ayrılmadı.

Tüm dünyanın gözü Ermenistan’ın üzerindeyken Paşinyan, parlamentonun önüne giderek kendisini desteklemek üzere toplanan halkın başına geçip yürümeye başladı.

Demokrasi açısından önemli anlardan biriydi. Bu sırada polisin Paşinyan’dan, askerin ise darbecilerden yana olduğu haberleri gelmeye başladı.

Paşinyan bir gün önce “Karabağ savaşında Rus İskender füzelerini kullandık. Ama patlamadı” dediği için darbenin arkasında Rusya’nın olduğu yolunda yorumlar yapıldı.

İLK AÇIKLAMA RUSYA’DAN

İlk açıklama Rusya’dan geldi. Darbecilere güçlü bir destek beklenirken Rusya, “Ermenistan’da yaşananlar endişe verici” diye açıklama yaptı. Ama Rusya, Batılı ülkelere de Ermenistan’ın içişlerine karışmamaları yönünde mesaj vererek, “Yaşananlar Ermenistan’ın iç işi” değerlendirmesinde bulundu. Paşinyan’ın uğruna Azerbaycan’a savaş açtığı Fransa ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler ise sessiz kaldı. Aliyev’in deyimiyle bir kez daha Paşinyan’ın güvendiği dağlara kar yağdı.

Darbeye karşı çıkan ilk ülke Türkiye oldu. Dostunu düşmanını tanıdın mı?

DARBEYE İLK TAVIR TÜRKİYE’DEN

Ermenistan sokaklarında tanklar dolaşmadığı için bir süre darbe mi yoksa muhtıra mı tartışması yaşandı. Karabağ savaşında büyük bir hezimet yaşayan

Yazının Devamını Oku

Sizin Cumhurbaşkanı bizde olsa dünya şampiyonu oluruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir ziyaretinde Göztepe Gürsel Aksel Stadı’nın açılışını yapmış, AK Parti İzmir Milletvekili Alpay’ın geçtiği kaleye penaltı atmıştı. Erdoğan penaltıyı kullandığı anın fotoğrafını paylaşıp, “Durmak yok. Gollere devam” notunu düşmüştü.

Alpay’ı Meclis’te görünce, “Sizi yeşil sahalarda çok izledik ama kaleye geçtiğinizi görmemiştik” dedik.

Milli takımın değişmez futbolcuları arasında yer alan Alpay, Altay’da başlayan futbol hayatını Beşiktaş ve Fenerbahçe’den sonra İngiltere Premier takımlarından Aston Villa’da sürdürmüştü. Alpay, Güney Kore, Japonya ve Almanya’da da başarılara imza atmıştı. Sahalarda fırtına gibi esen futbolcularımızdan biriydi.

Dünya üçüncüsü olduğumuz milli takımla kupayı kaldıran futbolcularımız arasında yer alan Alpay, başarılarla dolu bir futbol hayatından sonra yeşil sahalardan siyasete transfer oldu. Şimdi AK Parti İzmir Milletvekili olarak siyasette ter döküyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Alpay da her ne kadar siyasette de olsa, futbola olan ilgisini sürdürüyor.

“Cumhurbaşkanımızın futbola ilgisi nedeniyle aramızda özel bir diyalog var” diyor.

Alpay, İzmir’de Göztepe stadyumunun açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Siz spora her türlü desteği veriyorsunuz. Dünya çapında bir başarıyı da bizim size hediye etmemiz gerekiyor” demişti.

Alpay’a sözlerini hatırlatınca, “Futbol oynadığım dönemden birçok arkadaşım şimdi Avrupa’da federasyon başkanlığı ya da teknik direktörlük yapıyorlar. Hepsiyle ilişkilerimi sürdürüyorum. Cumhurbaşkanımızın futbola olan ilgisini takdir ediyorlar” diye konuştu.

SOUTHGATE NE DEDİ?

Yazının Devamını Oku

Seçim yasasında önemli değişiklikler var

AK Parti’de genel başkan yardımcısı Hayati Yazıcı başkanlığında yürütülen seçim yasasıyla ilgili değişikliklerde önemli ilerleme sağlandı.

İki hafta önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a alternatifli bir sunum yapılmış. Erdoğan’ın tercihleri doğrultusunda metin üzerinde çalışmalar yapılıyor. Taslağın son şekli Erdoğan’a sunulup onayı alındıktan sonra MHP’ye götürülecek. Ardından da diğer siyasi partilere sunulacak. MHP ile yapılacak çalışmadan sonra ise Meclis’in gündemine gelecek.

Yukarıda bir cümle ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan sunumdan söz ettim. Erdoğan, taslak üzerinde önemli değişiklikler yapmış. Şimdi onları paylaşacağım.

DEĞİŞİKLİKLER

1- Seçim barajı yüzde 7: 12 Eylül darbesinin ürünü olan yüzde 10 seçim barajı değişiyor. AK Parti’nin çalışmasında yüzde 7 ve yüzde 5 oranları öne çıkmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan sunumdan sonra ibre yüzde 7’ye döndü.

2- İttifak barajı olacak mı?

AK Parti’nin çalışmasında seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesi yer alıyor. Bu oranın ittifaklar açısından da geçerli olması düşünülüyor.

MHP ise seçim barajının yüzde 7 ya da 5’e indirilmesi ancak ittifaka giren partiler için seçim barajının yüzde 10, 12 ya da 14 olmasını öneriyor.

TÜRKİYE MİLLETVEKİLLİĞİ PAKETTEN ÇIKTI

Yazının Devamını Oku

Akşener tarzı muhalefet

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, muhalefet lideri olmasına rağmen milli meselelerde, PKK ile mücadelede, Türkiye’nin yurtdışı operasyonlarında sorumlu bir muhalefet örneği veriyor.

O nedenle de muhalefette partisinin oylarını arttırıyor.

Akşener dünkü grup toplantısında konuşmasına, “10 şehrimizde şehit cenazelerimiz vardı. 10 şehrimize ateş düştü. Milletçe yüreğimiz yandı. Gara’da, lanet terör örgütü PKK’ya yönelik operasyon, milli bir meseledir” dedi. Ardından da “Üzerinde konuşan herkesin, sözlerine dikkat etmesi gerekir” diye uyarıda bulundu.

Kılıçdaroğlu PKK’ya PKK diyemiyor ama Akşener üstüne basa basa “Lanet terör örgütü PKK” dedi.

Aslında Meral Akşener, Kılıçdaroğlu’na göre daha sert bir konuşma yaptı. Erdoğan’ı ağır bir dille eleştirdi. Sözleri demir gülleler gibiydi. Ama Akşener, Türkiye’nin beka sorunu olan PKK ile mücadelede, milletinin ve devletinin yanında oldu. Ondan sonrası ise bir muhalefet liderinin eleştirileriydi.

KILIÇDAROĞLU TARZI MUHALEFET

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gara’da 13 şehidimizle ilgili olarak Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan ayrıntılı bilgi aldıktan sonra, CHP Meclis grubunda konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından Gara şehitlerimizle ilgili bölümü birkaç kez okudum.

MİTHAT SANCAR’IN GERİSİNDE KALDI

1)Kılıçdaroğlu konuşmasında 5 yerde “terör örgütü” diyor. Ama tek bir yerde dahi “PKK” demiyor. Kuva-yı Milliye’nin partisi olan CHP Genel Başkanı olarak Kılıçdaroğlu en azından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın gerisinde kalmamalıydı. Mithat Sancar, “Bu bir katliamdır, uluslararası insancıl hukukun ağır ve vahim ihlalidir” dedi.

Yazının Devamını Oku

O milletvekili kim?

PKK’nın şehit ettiği 13 vatandaşlarımız ilgili görüşme nedeniyle Meclis gergindi. Meclis’e görüşmeler başlamadan önce gittim. İktidar kulisinde neredeyse kimse yoktu. Hatta görevlilere, “Milletvekilleri gelmedi mi?” diye sordum. “Geldiler. İçeri girdiler” dediler. Muhalefet kulisi ise hareketliydi.

BAHÇELİ ERKEN GELDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, saat 15.00’te başlayan görüşmelere 16 dakika erken geldi. Bahçeli ile birlikte kulisteki MHP milletvekilleri Genel Kurul’a girdiler. Bahçeli görüşmeleri ön sıralardan sonuna kadar izledi.

KILIÇDAROĞLU KATILMADI

Muhalefet kulisinin girişinde Enis Berberoğlu ile karşılaşınca bir an ‘deja-vu’ yaşadım. Kemal Kılıçdaroğlu, oturum başlamadan 1 dakika önce Enis Berberoğlu ile birlikte geldi. Oturum başlamadan da Meclis’ten ayrıldı. Kılıçdaroğlu iki bakanla görüştüğü için midir, yoksa dostlarını kızdırmamak için mi orasını bilemedim ama oturuma kalmadı. Bakanlar konuşmadan Meclis’ten ayrıldı.

MECLİS GERGİNDİ

Kulislerin aksine Meclis Genel Kurulu’nda gergin bir hava vardı. 13 vatandaşımızın PKK tarafından şehit edilmesine rağmen Türkiye’nin bombardımanı sonucunda öldükleri ileri sürülmüştü. 13 sivili başlarına kurşun sıkarak katleden PKK’ya bir çift söz söyleyemeyen Hüda Kaya, çarpıtma çabalarına devam ediyor. Hüda Kaya görüşmeler sırasında da en ön sırada yerini almıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuşurken bir ara o tarafa doğru dönüp, “Ne gülüyorsunuz?” diye tepki gösterdi. Ama sırtı dönük olduğu için Hüda Kaya için söyleyip söylemediği anlaşılamadı.

BAKANLAR HAZIRLIKLI GELMİŞTİ

Milli Savunma Bakanı

Yazının Devamını Oku

PKK’nın sivil katliamı ve Biden’ın sınavı

Muhammed Omar, 9 aylık.

Bedirhan bebek, 11 aylık.Celin Naz Aydın, 3 yaşında.

Eren Bülbül, 16 yaşında.

Yasin Börü, 16 yaşında.

Sadece birkaçının ismini yazabildiğimiz bu bebekler, çocuklar, gençler PKK tarafından katledildi. Karnında kurşun deliği olan çocuklardan dolayı Öcalan’a “bebek katili” denildi. Buna rağmen Batı dünyası PKK ile ilişkisini sürdürdü. Suriye’de ise müttefikimiz ABD, 20 bin TIR dolusu silah verdi. PKK şimdi de bir süredir elinde olan 13 vatandaşımızı şehit etti.

BIDEN NE YAPACAK?

Şimdi ABD başta olmak üzere Batı’nın ne diyeceği önem kazandı. Çünkü Biden yönetimi, Yemen savaşında sivilleri öldürdüğü gerekçesiyle Suudi Arabistan’a olan desteğini kesti. Sivil katliamı konusunda müttefiki Suudi Arabistan’ı bile gözden çıkaracak kadar duyarlı olan Biden yönetimi, 13 sivil vatandaşımızı katleden PKK’yı yüksek sesli kınayıp, YPG ile işbirliğini sona erdirecek mi?

MACRON’UN SINAVI

YPG’li teröristleri Elysee Sarayı’nda kabul eden Fransa Cumhurbaşkanı

Yazının Devamını Oku

Yeniden kuruluş anayasası

Yazımın başlığıyla ilgili çarpıcı bilgiyi yazımın sonunda vereceğim. Çünkü yeni Anayasa önerisiyle ilgili mantık silsilesini vermezsem, “yeniden kuruluş anayasası”nı bir cümleyle anlatmaya kalkışmam doğru olmaz.

Yeni anayasa tartışmaları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine başlamıştı. Erdoğan dün de AK Parti grubundaki konuşmasına yeni anayasa ile başladı. “Cumhuriyetimizin 100. yılını darbe anayasasıyla değil, bu ülkeye ve millete yakışan yeni sivil bir Anayasa ile karşılayalım” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül reformları sunarken, yeni anayasayı reformların anası olarak isimlendirmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da yeni anayasayı reform paketinin çatısı olarak tarif etti. “Türkiye, tarihinde ilk defa sivil bir anayasa hazırlama ve gerçek özgürlük ortamında milletin takdirine sunma şansına sahip olmuştur” diye konuştu.

AK Parti grubunda Erdoğan’ı dinlerken dikkatimi çekti. Her defasında cumhur ittifakına ve MHP’nin yeni anayasaya verdiği desteğe vurgu yaptı. Zaten Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısı yaptığı Bakanlar Kurulu toplantısının perde arkasına bakarken, MHP ile ortaklığa ve cumhur ittifakına özel bir önem verildiği dikkatimi çekmişti.

İÇ KONJONKTÜR

Erdoğan dünkü AK Parti grubunda yeni anayasayla ilgili bazı sorulara yanıt verdi.

Bunların başında da “Neden şimdi” sorusu geliyordu. Erdoğan, buna iç ve dış faktörler olmak üzere iki ayaklı bir yanıt verdi.

Önce,

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya kullanıcılarının siyasi tercihleri

Twitter, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Boğaziçi eylemleri ve LGBT hakkındaki mesajlarını engelledi.

Sosyal medyanın son iki seçimdeki etkisi konuşuluyordu. Bu engelleme kararları, “2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Twitter nasıl bir rol oynayacak?” sorusunun sorulmasına neden oldu. Artık seçimler liderler, partiler, adaylar ve bir de sosyal medya yarışına sahne olacak. Twitter ile siyaset arasında yaşanan bu gerilim nedeniyle Optimar araştırma şirketinin sosyal medya platformları ile parti eğilimleri arasındaki ilişkiye dair araştırmasını paylaşmak istedim.

Hilmi Daşdemir’in başkanı olduğu Optimar araştırmanın çalışması 12-20 Ocak tarihlerinde yapılmış. Yani yeni.

EN ÇOK HANGİSİNİ KULLANIYORUZ?

Araştırmada Facebook ile Instagram ilk iki sırada yer alırken, devlet başkanlarının ilk açıklamalarının adresi olmasına rağmen Twitter üçüncü sırada geliyor.

Facebook yüzde 32.2’yle ilk sırada gelirken, onu yüzde 32.1’le Instagram takip ediyor. Instagram yükselirken Twitter’da bir gerileme gözleniyor. Twitter yüzde 9.5’le üçüncü sırada geliyor. Onu yüzde 3.9’la YouTube izlerken, TikTok da araştırmalarda kendini göstermeye başladı. Araştırmaya katılanların yüzde 0.8’i TikTok’çu.

FACEBOOK’TA HANGİ PARTİ ÖNDE?

AK Partililer çoğunlukla Facebook’u kullanıyor. Onları MHP’liler takip ediyor. AK Partililerin yüzde 37.2’si, MHP’lilerin ise yüzde 35.2’si Facebook’çu. Bir anlamda cumhur ittifakı orada da sağlanmış durumda.

Yüzde 33.5’le CHP’nin üçüncü sırada geldiği Facebook’u yüzde 30.6’yla dördüncü olarak İYİ Partililer tercih ediyor.

Yazının Devamını Oku