"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

İstanbul’a yapılacak iki hastanenin özellikleri

İSTANBUL’da koronavirüsle ilgili önlemler arttırılıyor.

Çünkü hem İstanbul’da vaka sayısı fazla, hem de İstanbul’dan Türkiye’ye yayılıyor. O nedenle İstanbul’da giriş ve çıkışlar sınırlandırıldı. Ama İstanbul aynı zamanda Türkiye’nin kalbi. Bir yandan da İstanbul’da üretim çarkının durmaması hedefleniyor. Bir taraftan çarklar dönecek ama diğer taraftan da önlemler sıklaştırılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a iki salgın hastanesi kurulacağını açıkladı. Biri Atatürk Havalimanı’nda diğeri Sancaktepe’de.

Koronavirüse karşı başta tedbir almayan Amerika ve İngiltere’nin durumu ortada olduğu için geç kalan tedbir, tedbir değil. Tam bir seferberlik hali...

ABD ve Avrupa’da hastaneler yetmediği için hastalar spor salonlarına doldurulmuş durumda. O nedenle İstanbul’a iki hastane yapılması çok yerinde. İki hastaneyle ilgili teknik bilgilere ulaşmaya çalıştım.

İki havaalanı seçilirken yol, su, kanalizasyon ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin hazır olmasına özen gösterilmiş. Mevcut binalar kullanılmayacak. Müstakil binalar yapılacak. Acil ünitelerine, görüntüleme merkezlerine, personel mutfağından steril çamaşır yıkama birimlerine kadar dört dörtlük salgın hastaneleri olacak.

Yoğun bakım ünitelerinin teknik özellikleri var:

  • Tam sızdırmaz
  • Girişleri kontrollü
  • HEPA denilen çok hassas filtrasyonlu havalandırma sistemleri
  • Özel olarak negatif basınçlandırılmış olmaları gerekiyor. İki hastane bu özellikleri taşıyan ve her biri bin odalı, akut izolasyonlu yoğun bakım ünitelerinden oluşacak. Böylece yoğun bakım kapasitemiz artacak. Koronavirüs ortaya çıktığında Çin 30 günde hastaneler yapmıştı. Bu virüsle mücadelede etkili oldu. Biz ise 45 günde iki hastane yapacağız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a iki hastane kararını açıkladığında, “Salgın büyüyecek mi, süre uzayacak mı, ikinci bir virüs patlamasından mı endişe ediliyor?” gibi sorular gündeme geldi. Ulaşabildiğim yetkililere sordum. Paniği gerektirecek bir durum olmadığını ama zamanından önce önlem alındığı ifade edildi.

Söz konusu sağlık olunca alınan tedbirden değil, zamanında alınmayan önlemlerden endişe etmek gerek.

MASKELİ MECLİS

SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca’nın Meclis’e bilgi verdiği tarihten bu yana Meclis’e gidememiştim.

İnfaz indirimiyle ilgili yasanın görüşmelerini takip etmek üzere Meclis’teydim.

Ziyaretçi yasağı devam ediyor ama yine de Meclis’in ana giriş kapılarında bir süredir termal kameralarla ölçüm yapılıyor.

Meclis’in girişinde ağzı maskeli görevliler ateşimizi ölçtükten sonra girmemize izin verildi. Meclis binasına girerken maskemizi taktık, zaten görevlilerin tamamı maskelerini takarak görev yapıyorlardı.

Önce Genel Kurulu takip ettim. İstisnasız tüm milletvekilleri maske takmıştı. Genel Kurul salonunda da sosyal mesafe dikkate alınıyordu. Oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Levent Gök maskesini takıp oturuma öyle çıktı. Oturum süresince de çıkarmadı.

Genel Kurulu bir süre izledikten sonra kulislere indim. İktidar kulisi her zamanki kadar kalabalık değildi. Genel Kurul salonunun kapısında görevliler maskeler ve dezenfektanlarla bekliyorlardı. Salona girecek olan milletvekili önce dezenfektanla elini ovuyor ardından da maskesini taktıktan sonra salona giriyordu. Kuliste de maskeyle oturuyorlardı. Muhalefet kulisi göreceli olarak daha seyrekti. Muhalefet kulisinde de görevliler maskeler ve dezenfektanlarla hizmet veriyorlardı. Meclis’in doktoruna koronavirüs teşhisi konulduğu için milletvekilleri karşılaştıkları görevlilere, “Pozitif çıkan var mı?” diye soruyorlardı. Muhalefet kulisinde MHP’li Fethi Yıldız konuşuluyordu. Milletvekilleri arasında en revaçta olan espri ‘Maskeli Beşler’di.

AF ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİDER Mİ?

PAKET Adalet Komisyonu’ndan bir günde geçti ama Meclis Genel Kurulu’nda zorlu bir müzakere süreci yaşanacak. İlk başlarda iktidar ve muhalefet arasında bir uzlaşma havası vardı. Aslında muhalefetin katkısıyla paket zenginleştirilebilirdi. Ancak ne zaman ki “AK Parti uyuşturucu, kadına şiddet ve cinsel istismar suçlularını affediyor” şeklinde suçlamalar yöneltildi, uzlaşma zemini bundan olumsuz etkilendi. Muhalefet önergeleri hazırlamış durumda. İktidarda ise paketin geldiği şekilde çıkması eğilimi ağır basıyor. Muhalefet, Meclis’ten geçtikten sonra paketi Anayasa Mahkemesi’ne götürecek mi? CHP’de öyle bir eğilim hissettim. Eşitlik ilkesinden dolayı Anayasa Mahkemesi’ne müracaat edecekler.

GAZETECİLERE HAPİSTE ESNEME GELEBİLİR

Meclis’te bulunduğum sürede iktidar ve muhalefet milletvekilleriyle görüşmeler yaptım. AK Parti ve MHP paketin değişmemesi kararında diye yazdım ama ufak bir değişiklik olabilir. “1 yıl hapis cezası alan dahi bunun bir müddetini cezaevinde geçirmeli” diye yeni bir hüküm var. Daha çok gazetecileri ilgilendiriyor. Ama ünlü sanatçılarımız, mankenlerimiz de hakaretten dolayı sık sık suç duyurusunda bulunuyorlar. Gazetecilerin ise daha çok yazılarında hakaret suçu gündeme geliyor.

Gazeteciler ve fikir suçluları için hakaretten dolayı hapis cezası alanlar, hapse girmek yerine bunu kamu yararına çalışarak geçirsinler diye bir formül gündemde. Hani Amerika’da ünlülerin aldığı cezayı parklarda, hastanelerde, çocuk yurtlarında çalışarak geçirdikleri gibi.

CHP ve HDP’nin ısrarla üzerinde durduğu, örgüte yardım ve yataklık ile örgüt propagandası suçunda ise bir düzenleme yapılmadı. Ama bir değişiklik de bu maddede yapılıp “Örgüt kurma ve yönetmede ceza oranları arttırılırken örgüte üyelik kısmının ceza oranı aynı kalabilir” deniliyor.

X