"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Hakan Aygün ahlaksızlığa devam ediyor

Koronavirüs salgınında ABD, İtalya ve İspanya’da artık sayılar gün gün değil, saat saat değişiyor. İnsanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biriyle karşı karşıyayız. İnsanlar ölüyor, insanlarımız ölüyor. Bu tür durumlarda insanın aklına ne gelir?

Sağlık gelir, dayanışma gelir. Sonra yardımseverlik gelir. Sonra sevdiklerinin hayatı gelir. Yani insani duygular gelir.

Halk TV’nin eski genel yayın yönetmeni Hakan Aygün’ün aklına ne gelmiş?

Allah’ın ayetleriyle dalga geçmek gelmiş.

Trump’ın dahi Müslümanlarla dayanışma adına Kuran-ı Kerim dinlediği bir dönemde Hakan Aygün ne yapıyor? Kuran’ın ayetlerini alaya alıyor.

Yardıma muhtaç insanlarımızla, günlük çalışmak ve evine ekmek götürmek zorunda olanlarla, ev kirasını, su parasını ödemekte zorlananlarla dayanışma adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bir yardım kampanyası başlatıldı. Kampanyaya destek çığ gibi büyüyor.

Bizim milletimiz asil bir millettir. Zor zamanda ekmeğini paylaşmasını bilir.

Bu süreçte Hakan Aygün ne yapıyor?

“İBAN suresi ayet 1” demek suretiyle, “ey İBAN edenler” demek suretiyle kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’le, Allah’ın ayetleriyle dalga geçiyor.

Sadece yaratıcımız Cenab-ı Hakk’a ait olan ayetlerin indirilmesi işini hafife alıyor.

Haliyle insanları tepki gösteriyor. Bu durumda Hakan Aygün ne yapıyor?

“Ben nerede hata yaptım, insanların inançlarıyla alay etmek gibi bir yanlışa mı düştüm, Allah’ın ayetleriyle dalga mı geçtim?” demiyor. Ne yapıyor? Yaptığından utanmıyor.

Tam aksine Ahmet Hakan’a, bana ve çalıştığımız kurum olan Demirören Medya’ya hakaret etmeye kalkışıyor.

Hakan Aygün’ün hakkındaki iddiaları tek tek sıralayıp “Sen önce bunlara cevap ver” demeyeceğim.

15 Temmuz gecesi darbecilerin TRT’de zorla okuttuğu bildiriyi Halk TV’de neden birkaç kez yayınladığını sormayacağım.

Bugün gazetesinde yazarlık yaptığın dönemde Gülen’in yargılandığı dava için “Çağdaş Türkiye’ye böyle davalar yakışmıyor” dediğini de hatırlatmayacağım.

Seni Halk TV’de yönetici olduğun dönemdeki çirkin ilişkilerini açığa çıkaran Makbule Cengiz’in ‘Üzgünüm, Yazmak Zorundaydım!’ kitabına da havale etmeyeceğim.

Hatta ve hatta CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu’nun “Hakan Aygün olduğu sürece biz Halk TV’ye baktıkça vicdanımız sızlıyor” demek zorunda kaldığını da hatırlatmayacağım.

Neden? Çünkü sen Allah’ın ayetleriyle dalga geçtin. Çünkü sen hâlâ dalga geçmeye devam ediyorsun.

Diğerlerini tartışırız. Ama Allah’a ve onun ayetlerine dil uzatmana izin veremem.

AFTA DÜN İKİ GELİŞME YAŞANDI

AFLA ilgili dün yeni bir gelişme yaşandı. Bugün TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeler öncesinde AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti ve HDP’nin hukukçu milletvekilleri bir araya geldi. Bu gelişme, “Affın kapsamı genişliyor mu” tartışmasına yol açtı.

Meclis’e sunulan infaz paketinde terörle mücadele kapsam dışında tutulmuştu. MHP, terörle mücadele konusunu kırmızı çizgi ilan etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da MHP’nin hassasiyetinin dikkate alınmasını istemişti.

CHP ve HDP, terörle ilgili maddenin düzenlenmesini istiyor. Yardım, yataklık ve terör propagandasının indirim kapsamına alınmasını öneriyorlar. Heyette yer alan, CHP’nin hukukçu milletvekili Zeynel Emre ile konuştum. “Terörle ilgili yargılamalarda TCK’nın 3214. maddesinin üçüncü fıkrasında TCK 220’ye atıf yaparak ceza veriliyor. 220’nci maddenin 6 ve 7’nci fıkralarına göre ise örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenin örgüt üyesi olarak cezalandırılmasını düzenliyor. Yazı yazan ya da tweet atan cezaevinde kalacak ama silah kullanan çıkacak diye bir suçlamayla karşılaşılabiliriz. O nedenle biz, infaz adaleti ve eşitlik ilkesinin dikkate alınmasını ve yapılacak düzenlemede sadece örgüt kurucusu, yöneticisi ve silahlı eylem yapanların hariç tutulmasını öneriyoruz. Teklif sahibi olarak AK Parti ve MHP’nin buna göre maddeyi düzenleyerek komisyona getirmesini istiyoruz” dedi.

Peki AK Parti ve MHP cephesinde öyle bir hava var mı?

Pek öyle bir hava hissetmedim. Bu madde başından beri FETÖ ve PKK’ya takılıyor. FETÖ’den hüküm giyenlerin önemli bir bölümünü yardım ve yataklık ile örgüt propagandası oluşturuyor. Mahkûmiyetleri kesinleşti. Önemli bir bölümünü de yattılar. Bu düzenleme yapılırsa ilk olarak FETÖ’cülerin çıkması söz konusu. Sorun ağırlıklı olarak FETÖ’den kaynaklanıyor.

Bir gelişme daha yaşandı. Sosyal medyada paylaşımlarda bulunanlarla gazeteci ve aydınların da af kapsamına alınması teklifi tekrar gündeme getirildi.

O konuda bir ilerleme sağlandı mı derseniz, onu da bugün komisyona gelince göreceğiz.

ULAŞTIRMA BAKANI NEDEN DEĞİŞTİ?

MEHMET Cahit Turhan’ın Ulaştırma Bakanlığı’ndan alınıp yerine Adil Karaismailoğlu’nun atandığını gece yarısı 02.00’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile öğrendik.

Peki gece yarısı bu değişikliğin yapılmasını gerektiren bir gelişme mi yaşandı? Üzerinden biraz zaman geçti ama bu değişikliğin bir süredir devam eden bir birikimin sonucu olduğunu öğrendim. Aslında 2 ay önce bu değişiklik kendisine hissettirilmiş. Yani bakan bekliyormuş. O nedenle bu karar kamuoyu için sürpriz oldu ama Cahit Turhan’a sürpriz olmamış. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9-10 Aralık’ta gerçekleştirdiği Brüksel gezisi dönüşünde değişikliği planlıyormuş ancak koronavirüsle ilgili gündem ağır basınca ertelenmiş. Son olarak koronavirüsle mücadele kapsamında da dinamik yönetim sağlayamamış.

Dedim ya bir birikim sonucu diye...

Koronavirüsle mücadele sürecinde yapılan Kanal İstanbul ihalesi de etkili olmuş. Millet can derdindeyken bunlar Kanal İstanbul ihalesiyle uğraşıyorlar şeklindeki algı tüy dikmiş...

X