GeriAbdulkadir SELVİ Gül adına temasları Babacan yürütmüş
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gül adına temasları Babacan yürütmüş

Temel Karamollaoğlu’nun Abdullah Gül’e cumhurbaşkanı adaylığı teklifini ilettiği görüşmede ikisi dışında biri daha vardı, Ali Babacan.

Kemal Kılıçdaroğlu Abdullah Gül’e ortak cumhurbaşkanı adaylığını götürdüğünde ikisi dışında biri daha vardı, o da Ali Babacan.

İki liderin ziyareti, Gül’ün İstanbul Maslak’taki ofisinde gerçekleşti.

Abdullah Gül’ün ortak cumhurbaşkanı adaylığı için Ankara’da Amerikan Büyükelçiliği’nin bulunduğu Nevzat Tandoğan Caddesi’nde eski bir milletvekilinin ofisinde yürütülen temaslara ise Gül’ü temsilen Ali Babacan katılmıştı.

Ali Babacan kendi deyimiyle tam da bu işin “göbeğinde” yer almıştı. Hatta Abdullah Gül’den sonraki birinci kişiydi.

Ali Babacan, bu temasları yürütürken AK Parti Ankara Milletvekili sıfatını taşıyordu. Babacan, 2018 seçimlerinden 13 ay sonra 8 Temmuz 2019 tarihinde AK Parti’den istifa etti.

SİYASİ İKİ YÜZLÜLÜK ÖRNEĞİ

Bir yandan Erdoğan’ı tasfiye planının başında yer alıyor, Erdoğan’a karşı muhalefetin Abdullah Gül’ü ortak aday çıkarma projesini yönetiyor, diğer yandan da Erdoğan’ı cumhurbaşkanı adayı gösteren teklifin altına imza atıyordu. Bu kadarına pes... Bunun tek bir adı var, o da siyasi ikiyüzlülük.

Bu gerçeğin kendi ağzından itiraf edilmesi üzerine Ali Babacan’ın imajı sarsıldı. Siyasi etik sözünü ağzından düşürmeyen Babacan’ın siyasi ahlaksızlık yaptığı ortaya çıktı. İnandırıcılığı darbe yedi.

AK Parti’ye zarar vermesi için Ali Babacan’ı “siyasetin yeni yıldızı” ilan eden Kılıçdaroğlu’nun yıldızının makyajı döküldü. Gerçek yüzü ortaya çıktı.

BABACAN’IN YANITI NE OLDU?

AK Parti milletvekiliyken, AK Parti’ye kurulmak istenen kumpasın “tam göbeğinde” yer aldığını katıldığı bir TV programında kendisi itiraf eden Ali Babacan, bu konunun tartışılacağını hatta eleştirilerin odağında yer alacağını düşünmeliydi. Belli ki hesap etmemiş. Çünkü gelen eleştirilere, “Sayın Erdoğan’ın trolleri yine harekete geçti” diye karşılık verdi.

TROLLEMİŞ

Bir yanda Erdoğan’ı tasfiye projesinin başında yer alacaksınız diğer yandan ise aynı tarihlerde Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığına imza vereceksiniz. Sonra bu ortaya çıkınca sizi eleştirenleri trollükle suçluyorsunuz. Sayın Babacan siz AK Parti milletvekili sıfatıyla o sırada herkesi trollemişsiniz.

ERDOĞAN-BABACAN GÖRÜŞMESİ

AK Parti milletvekili olarak Erdoğan’ı tasfiye etmeyi hedefleyen operasyonun başında yer alan Ali Babacan, AK Parti’den istifa etmeden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmüştü. Erdoğan, o görüşmede Babacan’a, “Ümmeti parçalıyorsunuz” demişti.

SONLARI HÜSRAN OLACAK

Erdoğan, isim vermeden Babacan ve Davutoğlu partilerine ilişkin de değerlendirme yapmış, “Bizim bir davamız var. Biz siyaseti bunun için yapıyoruz. Bunlar ümmeti parçalamak istiyorlar. Geçmişte de bizden ayrılanlar oldu. Hatta içlerinde grup kuranlar bile oldu ama sonları ne oldu? sonları hüsran oldu. Bunların da sonu hüsran olacak” demişti.

Erdoğan’la aynı kanaatteyim. Kitle partilerinden ayrılıp yaşayan olmadı. Sonları hüsran olacak. Ama bu arada CHP’ye ve HDP’ye de payanda olacaklar. Bu partilerin Ayasofya’yı açan Erdoğan’ı tasfiye planlarına alet olacaklar.

MUHALEFETİN 2023 PLANI

GEÇMİŞTE kim, hangi rolü oynadı sorununu elbette tartışacağız. Siyasette ahlak abidesi olarak kendini pazarlayanların ne tür oyunlar oynadıklarını ortaya çıkaracağız ama asıl geleceğe bakmamız gerekiyor.

2023 seçimlerinde muhalefetin stratejisi nasıl olacak?

2023 seçimlerine ilişkin Cumhur İttifakı’nın planı belli. Erdoğan’ı ortak cumhurbaşkanı adayı gösterecekler.

MİLLET İTTİFAKI GENİŞLEYECEK Mİ?

Ancak Millet İttifakı’nın ne yapacağı belli değil.

1- Millet İttifakı CHP, İYİ Parti, SP olarak devam edecek mi?

2- Akşener’in dediği gibi Deva ve Gelecek Partisi, Millet İttifakı’nda yer alacak mı?

3- Saadet Partisi, Millet İttifakı’ndan kopacak mı?

 MİLLET İTTİFAKI’NIN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM

Daha da önemlisi Millet İttifakı ortak aday çıkarabilecek mi, ortak aday çıkarırsa bu aday kim olacak?

2018 seçimlerinde Abdullah Gül’ün ortak aday olmasını engelleyen, muhalefet partilerinin ayrı ayrı cumhurbaşkanı adayı çıkarmasının önünü açan Meral Akşener bu kez, ortak aday projesini engellemeyeceği yönünde mesajlar veriyor. Kılıçdaroğlu ise tam aksine Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayı olabileceği yönünde açıklamalar yapıyor.

2023’E İSTANBUL MODELİ

1- Millet İttifakı 2023 seçimlerine Ekrem İmamoğlu’nun seçimleri kazandığı İstanbul modeli ile hazırlanıyor.

2- Seçimde ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarmaya bu kez yakınlar.

3- Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş başta olmak üzere cumhurbaşkanı adaylığı konusunda CHP’de bir kaos yaşanmasının önünü kesmek için aday olabileceği mesajını veriyor.

4- Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda Meral Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş isimleri öne çıkıyor.

5- Abdullah Gül ve Ali Babacan ise denklemin uzağına düştüler.

6- Akşener’in, aday olmadığı takdirde Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Yavaş’ın adaylığı konusundaki tavrı belirleyici olacak. Altın hisse Akşener’in elinde.

7- Meral Akşener’in son anda kazanma şansına bakarak İmamoğlu veya Yavaş’ı desteklemesi bekleniyor. Ama Akşener ihtimali son ana kadar masada olacak.

8- Tabii bir de sürpriz aday konusu var.

BEN MESCİD-İ AKSA DİYORUM, ONLAR ‘AMA ERDOĞAN’ DİYOR

İşgalci İsrail, ramazan ayında Filistin’de kadın, çocuk demeden masum sivillerin kanını dökmeye devam ediyor.

İsrail’in zulmü arttıkça Filistinlilerin direnişi de büyüyor.

Filistinli çocuklar İsrail’in savaş uçaklarından atılan bombalarla can verirken, medeni dünya sessizliğini sürdürüyor.

Filistin’in tek sahibi yine Türkiye. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail vahşetinin durdurulması için çırpınıyor. İslam dünyası başta olmak üzere uluslararası camiayı harekete geçirmeye çalışıyor.

Ben de tepkimi sosyal medyadan ya da gazetedeki köşemden duyurmaya çalışıyorum. Ben Mescid-i Aksa yanıyor diyorum. İsrail’in savaş uçaklarından atılan bombalarla çocukları, kadınların öldürülmesine tepki gösteriyorum.

O KAFA

Ama Erdoğan düşmanlığı ile zehirlenmiş bir kafa yapısı var.

Ben Mescid-i Aksa’ya baskın diyorum onlar “ama Erdoğan” diyor.

Ben Filistinli çocuklar öldürülüyor diyorum onlar “ama Erdoğan” diyor.

Ben bu vahşeti durdurun diyorum onlar “ama Erdoğan” diyor.

İşgalci İsrail’e tek bir laf etmiyorlar. Savaş uçaklarından atılan bombalarla çocukların katledilmesine ses çıkarmıyorlar. Mescid-i Aksa’ya yapılan baskına, öldürülen Filistinlilere bir şey demiyorlar.

İYİ Kİ ERDOĞAN VAR

Erdoğan düşmanlığı yapıyor, başka bir şey yapmıyorlar.
Bu kafanın ne insanlığa bir yararı var ne de muhalefete.

Erdoğan olmasa Filistin’deki zulmü dünyaya duyuran kimse yok.

İyi ki Erdoğan var. İyi ki Türkiye var.

X

Sisli ortamda Erdoğan’ın mesajları

Son dönemde Türkiye yine bir kaos ortamına sokulmak isteniyor. Ortalığın sis ve pusla kaplanması hedefleniyor. Bunun 2 yıl sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgisi olmadığı söylenemez. Bizde Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde her zaman sancılı bir süreç başlatılmak istenir. Darbelere, muhtıralara varan, kıran kırana bir mücadele sergilenir. Eski dönemin yeni oyuncuları bir kez daha kriz ve kaos senaryosunu devreye soktular.

Böylesine kritik süreçlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği mesajları dikkatle takip etmekte yarar var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün AK Parti grubunda yaptığı konuşma da onlardan biriydi.

PİYONLARA

Cumhurbaşkanı hitabeti güçlü bir lider. Konuşmalarının da bir fikir örgüsü var. Erdoğan, Kurtuluş Savaşı’nı yöneten, 15 Temmuz’da bombalanan Gazi Meclis vurgusu üzerinden bir misyon ortaya koydu.

“Milletimizin başını yere eğdirmedik. Bunu yaparken asla Türkiye’nin gündemini karanlık mahfillerde kurgulanan senaryolara teslim etmedik. Ülkemize ne şu veya bu dış gücün ne onların piyon olarak kullandığı örgütlerin ne de içeride bu kirli senaryoya gönüllü figüran yazılanların istikamet çizmesine izin verdik” dedi.

PUSULA

Türkiye’yi kriz ve kaos ortamına sürüklemek isteyenlerin kirli planlarını sahneye sürdükleri bir dönemde pusulanızın ne olduğu çok önemli. Erdoğan, o pusulanın adresini verdi.

“Yolumuzu karanlık mahfillerin kirli senaryolarına göre de belirlemedik. Bizim tek pusulamız aziz milletimizdir” diye konuştu.

KİRLİ SENARYOLAR

Yazının Devamını Oku

Cumhurbaşkanlığı seçimindeki belirsizlikler

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken cumhur ittifakının cumhurbaşkanı adayı belli.

AK Parti ve MHP’nin ortak cumhurbaşkanı adayı Erdoğan. Bunu niçin belirtme ihtiyacı hissettim? Çünkü cumhur ittifakında bir cumhurbaşkanı adayı tartışması yaşanmayacak.

2023’e giderken muhalefetin önünde önemli belirsizlikler duruyor. Elbette ki seçim sathı mailine girildiğinde bunlar birer birer ortadan kaldırılacak. Ama çok kolay olacağı sanılmasın.

MUHALEFETİN HANDİKAPLARI

Muhalefeti sancılı bir süreç bekliyor. Hemen aklınıza muhalefet ortak aday belirleyecek mi, yoksa her parti kendi adayını mı çıkaracak sorusu gelecek. Ama bence ondan daha önemli bir soru var. O da millet ittifakı devam edecek mi, etmeyecek mi konusu.

1- BARAJ YÜZDE 5’E DÜŞERSE

2018 seçimlerinde kurulan ittifaklar yerini korudu. Muhalefetin kurduğu millet ittifakı aradan geçen süre zarfında dağılmadı. Hatta yerel seçimlerde başarılı sonuç almayı bildiler.

Muhalefette ittifakın en önemli tutkalının yüzde 10 seçim barajı olduğu biliniyor. Seçim barajı yüzde 5’e düşürülürse millet ittifakı devam edebilecek mi? Böyle bir risk olmasına rağmen, yerel seçimlerdeki  başarının, millet ittifakının 2023 seçimlerinde de devam etmesini sağlayacağını düşünüyorum.

2- ORTAK ADAY

Yazının Devamını Oku

Akşener’in HDP itirazı ve muhalefetin ortak aday planı

2023 seçimlerine 2 yıl gibi bir süre var ama muhalefet cephesine bakınca cumhurbaşkanı adaylığı konusunun kolay aşılmayacağı anlaşılıyor. Çünkü öncelikle yöntem konusunu netleştirmiş değiller.

Muhalefet cephesindeki tartışma iki model üzerinde yürüyor:

1- İlk turda partiler adaylarını çıkarsın. Böylece partiler seçmenlerini bloke etsin, Erdoğan’a oy kayması önlensin. İkinci turda ise Erdoğan karşısındaki aday üzerinde ittifak sağlansın.

2- Erdoğan’a karşı muhalefet ortak aday çıkarsın.

MİTHAT SANCAR, ORTAK ADAY ÖNERDİ

Erdoğan’a karşı muhalefetin ortak aday belirlemesi tezini savunanlar cephesinde en önemli hamlelerden biri HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’dan geldi. Mithat Sancar, “Cumhurbaşkanlığı seçimi için muhalefet ortak aday çıkarmak isterse biz bunun iyi bir seçenek olacağını da düşünüyoruz. Ortak aday üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir seçenektir” dedi. Diğer Eş Genel Başkan Pervin Buldan da “Bizim bir araya gelmemiz kaçınılmaz bir mesele haline geldi. Yeter ki bu meselelerde herkes hemfikir olsun, kararlı ve cesur olsun. Böylesi cesur adımlara ihtiyaç var. Cumhur ittifakına karşı bunu bir güçbirliğine çevirebilirsek, seçimlerde de başarılı olabiliriz” diye çağrı yaptı.

HDP’NİN ŞARTI

Hem Sancar’ın hem Buldan’ın açıklamalarında altı çizilmesi gereken bir nokta yer alıyor. HDP artık gizli müttefik olmak istemiyor. Açık bir ortak olmayı ve cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi sürecinde söz sahibi olmayı istiyor. HDP bu önerisinin karşılığı olarak masaya yüzde 10’un üzerindeki oy oranını koyuyor. Yani benim Meclis’e girmek gibi bir sorunum yok ama sizin cumhurbaşkanlığını kazanmak gibi bir yükümlülüğünüz var, diyor. İstanbul seçimlerindeki HDP katkısını örnek veriyor.

AKŞENER, 

Yazının Devamını Oku

Muhalefet erken seçimi bir daha düşünmeli

Muhalefet, pandeminin getirdiği kısıtlamalar ve ekonomik zorlukları siyasi başarıya dönüştürmek adına erken seçim için bastırıyor ama anketler hiç de muhalefeti şanslı göstermiyor.

Halkın iktidara yönelik eleştirileri olabilir ama seçmenler muhalefeti çare olarak görmüyor.

Hilmi Daşdemir’in başkanı olduğu Optimar’ın 22-24 Mayıs tarihleri arasında 1836 kişi üzerinde yüzyüze görüşme yöntemiyle yaptığı ankette kararsızlar dağıtıldığında AK Parti’nin oy oranı 39.1 çıkıyor.

CHP YÜZDE 25

CHP ise yüzde 25’i aşamıyor. CHP’nin oy oranı yüzde 24.8 çıkıyor. MHP’nin oy oranı yüzde 10.4 olurken HDP’nin oy oranı yüzde 10.3 olarak çıkıyor. Son dönemlerde yükselişte olan İYİ Parti’nin oy oranı ise yüzde 9.5. Optimar’ın anketlerinde İYİ Parti’nin oy oranı beklentilerin altında çıkıyor.

YENİ PARTİLERİN OY ORANI

Optimar’ın anketinde yeni kurulan partilerin oy oranları da yer alıyor.

Muharrem İnce’nin Memleket Partisi yüzde 1.4 olurken Mustafa Sarıgül’ün Türkiye Değişim Partisi 1.1. Ali Babacan’ın Deva Partisi yüzde 1 olurken, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi 0.1 olarak çıkıyor. Fetih Erbakan’ın Yeniden Refah Partisi 0.2 olurken Saadet Partisi 0.5 olarak çıkıyor.

SEÇMEN SADAKATİ

Yazının Devamını Oku

Erken seçim var mı?

Erken seçim var mı? Hemen başta erken seçim yok desem bu yazıyı okumazsınız ama görünürde erken seçim yok.

Ama muhalefetin erken seçim baskısı iyice artmaya başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, haziran ayında erken seçime gidileceğini iddia ediyordu ama haziran geldi seçim yok. Akşener yanıldığını söyledi. “Yeni bir öngörüm yok” dedi. Yeni bir tarih önermedi ama erken seçim ısrarını sürdürdü.

KILIÇDAROĞLU, ‘SONBAHARDA SEÇİM’ DİYOR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise sonbaharda seçimlere gidileceği görüşünde. Sonbahara şunun şurasında üç ay kaldı ama Kılıçdaroğlu, “Erken seçimi yapmak zorundalar” diyor. Sonbaharda seçim yapılabilmesi için Meclis’in bugün toplanıp erken seçim kararı alması gerekiyor. Öyle bir hava yok.

ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI

Kılıçdaroğlu’nun ağzını açıp da erken seçim çağrısı yapmadığı bir konuşması yok. Dünkü grup toplantısında yine erken seçim çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Bir an önce seçime gitmeliyiz. Kimden kaçıyorsunuz? Milletten kaçılır mı? Sandığı koyacaksın, vatandaş seni istiyorsa yine koltuğa gelirsin” diye seslendi.

BAHÇELİ’DEN ‘ERKEN SEÇİM YOK’ ÇIKIŞI

Türkiye yakın dönemde iki kez erken seçime gitti. Biri 3 Kasım 2002 seçimleri, diğeri 24 Haziran 2018 seçimleri. Her ikisinde de erken seçim sandığını milletin önüne Bahçeli getirdi.

Yazının Devamını Oku

Erdoğan’ın suç duyurusu

PKK’nın Hendek operasyonlarındaki hedefi Türkiye’yi Suriye’ye çevirmekti.

Suriye ile Türkiye sınırı boyunca oluşturulan PKK koridorunu, Türkiye içindeki Hendek savaşlarıyla birleştirip, “özyönetim ilan etmeyi amaçlıyorlardı.

Türkiye şehitler verme pahasına bu planı bozdu. PKK’lıları kazdıkları hendeklere gömdü. Tam o dönemde ‘Barış Akademisyenleri’ adına yayınlanan bildiride ise PKK’ya tek bir laf edilmezken Türkiye’ye yönelik ağır suçlamalarda bulunuldu.

Ancak buradaki amacım Barış Akademisyenleri adına yayınlanan bildiriyi yeniden tartışmaya açmak değil.

Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı bir suç duyurusundan söz edeceğim.



Yazının Devamını Oku

Demirtaş, HDP’li bakan için ne demiş?

HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, millet ittifakı ile ortak cumhurbaşkanlığı karşılığında HDP’ye bir cumhurbaşkanı yardımcılığı ve üç bakanlık önerisini gündeme getirmiştim.

Ben yazınca HDP tekzip etti, beni özür dilemeye davet etti. Üst bir dille esip gürlediler. Ben yazdığımın arkasında durdum.

SOYLU DOĞRULADI

Sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TRT’deki yayında, “Fikrim yok, bilgim var. Peki kim pişiriyor bu işi, nerede pişiyor? Bilgim var diyorum değil mi? Mesele sadece bakanlık değil, başka işler de var. İki bakanlık. Yaklaşık 6-7 aydır pişiyor. Birisi başkan yardımcılığı. Direkt Kandil, buradaki iş tutanlarıyla. Öteki Kültür ve Turizm Bakanlığı” dedi.

‘BELGE VAR’ DEDİ

Soylu, TRT’de elinde belge olduğunu, yayında birlikte olduğu meslektaşlarımıza, bakanlığa gelmeleri takdirde bu işin belgesini göstereceğini söyledi.

YAZDIĞIMIN ARKASINDA DURDUM

Ben de bu kez, “Ne oldu HDP, cevap ver” diye yazdım. Çünkü yazdığım kulise güveniyordum. İçişleri Bakanı Soylu doğrulamadan önce de güveniyordum, “Bu işin belgesi var” demeden önce de.

Ondan sonra ne oldu?

Yazının Devamını Oku

Erdoğan ne yapacak?

Türkiye’nin Körfez’den yürütülen video operasyonları nedeniyle gerildiği, siyasetin diken üzerinde oturduğu bir ortamda tüm gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vereceği mesajlara çevrilmişti.

Siyaset gergindi o nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gergin olmasını bekliyordum.

Ama yanıldığımı Cumhurbaşkanı Meclis’e gelince anladım. Morali yerindeydi. En ufak bir tereddüt göstermiyordu. Güçlü liderlere has bir duruşu vardı.

KRİZLERDEN DOĞAN LİDER

Erdoğan, “Türkiye’yi bilmeyiz ama Erdoğan bitti” yorumlarının yapıldığı “One minute” krizinden dünya lideri olarak çıkmayı başardı. Darbelerin götürdüğü Demirel, 6 kez gidip 7 kez geldiği için küllerinden doğan efsane kuş, Phoenix’e benzetilmişti. Krizler liderleri ya büyütür ya küçültür. Erdoğan için de krizlerden doğan lider yorumunu yapmak mümkün.

ERDOĞAN’IN KRİZ YÖNETME KAPASİTESİ

Erdoğan kriz yönetme kapasitesi çok yüksek bir lider. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik birçok saldırıyı, birçok kriz anını izleme imkânım oldu. 27 Nisan e-muhtırasından 367 krizine, AK Parti’ye açılan kapatma davasından Gezi olaylarına; 17-25 Aralık’a ve nihayet 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kadar. Erdoğan hiçbir zaman teslim olmadı. Her zaman mücadeleyi seçti. Sonunda kazanan Erdoğan oldu. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli video operasyonunun sonunda da kazanan yine Erdoğan olacak. Bundan kuşkum yoktur.

Meclis’ten bir izlenimi aktardıktan sonra Erdoğan’ın konuşmasındaki mesajlara değinmek istiyorum.

SOYLU, ERDOĞAN’LA BİRLİKTE YÜRÜDÜ

Yazının Devamını Oku

Erdoğan hangi mesajı verecek

Türkiye’ye yönelik operasyonun adını MHP Lideri Devlet Bahçeli koydu.

“Herkesi uyarıyorum, hedef Türkiye’mizdir” dedi.

Geçmişte FETÖ’nün kaset operasyonlarına maruz kalmış bir partinin lideri olarak Bahçeli, operasyonların hedefinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.

“Milletin hür iradesiyle ve tertemiz oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek, Türkiye’yi deforme etmek için faal halde olanlara alimallah, bedeli ne kadar ağır olsa bile izin verilmeyecektir” diye konuştu.

ZEHİRLİ YILAN

Bugün de AK Parti grubunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, video operasyonlarının hedefi konusunda bir perspektif vermesi bekleniyor. Erdoğan daha önce, “Terör örgütleri gibi suç çeteleri de zehirli bir yılan gibidir. Onlarla aynı çuvala girerseniz daha sonra başınıza geleceklere rıza göstermiş olursunuz” uyarısında bulunmuştu.

İKİ LİDER

Yeni süreçte herkes eteklerindeki taşı döktü. Ama henüz Erdoğan konuşmadı. Kimse merak etmesin. Erdoğan bitti demeden bu iş bitmez. Yeni sürecin sonucunu Erdoğan ve Bahçeli’nin tavrı belirleyecek. Bir de milletin feraseti.

HEDEF KİM?

Yazının Devamını Oku

Davutoğlu da Babacan’ı yalanlıyor

Her şey Ali Babacan’ın, Halk TV’de 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde, Abdullah Gül’ün muhalefetin ortak adayı olarak çıkarılması projesinin “tam göbeğinde” olduğunu açıklamasıyla başladı.

Siyasi ikiyüzlülük tartışması ise o sırada Babacan’ın AK Parti milletvekili olması nedeniyle yaşandı. Bir yanda AK Parti’nin milletvekilisiniz, diğer yandan da AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ı tasfiye etmek için hazırlanan Gül’ü muhalefetin ortak adayı yapma projesinin tam göbeğinde yer alıyorsunuz.

Bu nasıl tanımlanabilirdi ki? Siyasi tutarlılık mı denilecekti? Elbette ki “Bu yaptığın siyasi ikiyüzlülük” denildi.

BÜYÜK YALANMIŞ

Ali Babacan bu yorumlara bozulmuş. Bunu “büyük yalan” olarak tanımlıyor.

“Önce Tayyip Erdoğan için adaylık imzası attı, sonra gitti CHP’nin adayını destekledi diyorlar. Bir de bunu gizli yaptı diyorlar. Bakın burada üç tane büyük yalan var. Bir, kronoloji yalanı var. Çünkü önce imza attı, sonra gitti destekledi. İkincisi CHP’nin adayı diyorlar. Üçüncüsü de gizli yaptı diyorlar.”

KRONOLOJİK ÇARPITMA

Anlayacağınız siyasi ahlak diye ortaya çıkan, siyasi etik denilince mangalda kül bırakmayan Ali Babacan, yaptığı siyasi ikiyüzlülük ortaya çıkınca tutuşmuş. İçine düştüğü durumu kurtarmak için çırpınıyor. Ama çırpındıkça batıyor. Kronolojik çarpıtma yapıyor.

BABACAN, 

Yazının Devamını Oku

Cumhurbaşkanlığı savaşı erken başladı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine 2 yıl var ama muhalefet cephesinde cumhurbaşkanı adaylığı mücadelesi erken başladı.

Atletizm deyimiyle yorumlayacak olursak son 6 ay içerisinde attığı deparla Kılıçdaroğlu göğüs farkıyla öne geçti.

SEÇİLDİĞİM ZAMAN

Daha önce parti liderlerinin cumhurbaşkanı adayı olmasını doğru bulmadığını ifade eden ve millet ittifakının ortak aday çıkarması tezinde ısrar eden Kılıçdaroğlu, bir süredir cumhurbaşkanı adaylığı sinyalini veriyordu. Twitch yayıncısı Jahrein’in programında ise “Seçildiğim zaman” diyerek adaylığını ilan etti.

KILIÇDAROĞLU NEDEN TWITCH YAYININI SEÇTİ

Kılıçdaroğlu bu denli önemli bir açıklamayı neden bir Twitch yayınında yaptı? Çünkü Kılıçdaroğlu, hedef kitle olarak Z kuşağını seçti. Bir süredir onlara yönelik mesajlar veriyor. Bayram öncesi evde Selvi Hanım’la birlikte börek açmalar, mutfaktan yapılan video yayınları hep gençlere mesaj. Kılıçdaroğlu, 2023 seçimlerinin kaderini ilk kez oy kullanacak olan genç seçmenin belirleyeceğini düşünüyor. 

MECLİS’TEKİ LAF ATMAYLA BAŞLADI

Meclis’teki bütçe görüşmeleri sırasında AK Parti milletvekillerinin “Cumhurbaşkanı adayı ol” şeklindeki sataşmaları üzerine Kılıçdaroğlu, “Benim aday olup olmayacağımı size kim söyledi?” diye karşılık vermişti. 7 Aralık 2020 günü Meclis’te verdiği yanıtla Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci başladı.

Kılıçdaroğlu

Yazının Devamını Oku

Ne oldu HDP, cevap ver bakalım

HDP Genel Merkezi’nden 17 Mayıs Pazartesi günü bir açıklama yapıldı. Buyurgan bir dille Hürriyet’in ve benim yalanımızı düzeltmemiz ve Demirtaş’tan özür dilememiz isteniyor.

Yalan neymiş?

Ben, Demirtaş’ın, HDP’nin hükümette yer alması için yapılan pazarlıkların ipucunu veren değerlendirmesini yansıtmışım. Gazeteciler her zaman demeçleri yazmazlar, kulis haberciliği diye bir şey vardır. Birçok şeyin perde arkasını da kulis haberlerinden okuruz. Kulis haberciliği, gazeteciliğin esasıdır.

Demirtaş, HDP’nin hükümette nasıl yer alacağını anlatıyor. Ne diyor?

Ortak cumhurbaşkanı adayı diyor. Peki Demirtaş kim? Hem 2014 seçimlerinde hem 2018 seçimlerinde HDP’nin resmi cumhurbaşkanı adayı.

ORTAK ADAY MODELİ

Ortak aday dediğine göre demek ki Demirtaş, 2023 seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Geçen seçimde cumhurbaşkanı adayı olmak için Abdullah Gül’ün ortak adaylık önerisini reddeden Meral Akşener de bu kez aday olmayacağı sinyalini veriyor.

Peki bu durumda siyasi kulis yazarı olarak benim bu veriler ışığında 2023 seçimlerine dönük bir projeksiyon yapmamın neresi yanlış?

HDP İKNA EDİLMİŞ

Yazının Devamını Oku

Netanyahu benzetmesi Akşener’e yakışmadı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener dikkatli izlediğim liderlerden biridir.

Muhalefet lideri olmasına rağmen milli meselelerdeki duruşu ve PKK terörü ile arasına mesafe koymasını önemserim.

Akşener’in 28 Şubat’ta darbecilere karşı verdiği yiğit mücadeleyi ise her zaman vurgularım. Ama zaman zaman da eleştiriyorum.

Yanlışa yanlış diyelim ki doğru dediğimizin kıymeti olsun ilkesiyle hareket ederim.

Akşener son dönemde yükseliş içinde olan bir lider. O nedenle de muhalefette kilit bir konuma yükseldi. Ona dayanarak millet ittifakının cumhurbaşkanı adayını belirlemede altın hisse Akşener diyorum. Ama bu onu eleştirmeme engel değil.

ŞIK OLMADI DEMİŞTİM

Akşener’i, Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden’le görüşmesi sonrasında yaptığı, “minnoş” benzetmesi nedeniyle eleştirmiştim.

Şık olmadı, Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanına “minnoş” demek; Akşener’e yakışmadı, demiştim.

NETANYAHU BENZETMESİNE İSYAN ETTİM

Yazının Devamını Oku

Muhalefet cephesinde bir şeyler pişiriliyor

“Muhalefetin 2023 Modeli” başlığını taşıyan, 20 Ekim 2020 tarihli yazıma, “Bu yazılar erken yazılardır. Bu da onlardan birisi” diye giriş yapmıştım.

HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın HDP’ye bir başkan yardımcılığı ve iki bakanlık önerisini tartışmaya açmaya hazırlandığını ifade etmiştim.

DEMİRTAŞ’IN FORMÜLÜ

Muhalefetin 2023 modelini ise, “CHP, İYİ Parti ve HDP’ye birer başkan yardımcılığı ile ittifakta yer alan partilerin liderlerinin kabinede yer aldığı ve partilerin oy oranlarına göre temsil edildiği bir formül olgunlaştırılmaya çalışılıyor” diye yazmıştım.

Ben yazdım, ben söyledim tarzındaki yazıları sevimli bulmam. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Demirtaş’ın önerisini bir adım ileriye taşıyıp, “liderler kabinesi” olarak modellemesi nedeniyle geçmişe atıf yaptım.

LİDERLER KABİNESİ MODELİ

Kılıçdaroğlu, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın sorusu üzerine 2023 seçimlerine Millet İttifakı’nı oluşturan tüm aktörlerin yer alacağı bir kabine modeli ile gitmeyi hedeflediklerini söyledi. Liderler kabinesi modelini, “Cumhurbaşkanı Millet İttifakı’ndan olunca cumhurbaşkanı yardımcıları da Meclis başkanı da Millet İttifakı’ndan olacak. Temel Karamollaoğlu da, Meral Akşener de, Gültekin Uysal da yönetim kadrosunda olacak” diye anlattı. Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’na dahil oldukları takdirde Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu da bu modele dahil etmeyi planlıyor. Davutoğlu’nu bilemem ama Babacan, Millet İttifakı’na girmekte istekli.

AKŞENER’E MECLİS BAŞKANLIĞI MI?

Kılıçdaroğlu

Yazının Devamını Oku