Paylaş
İktidar kulisinden muhalefet kulisine geçtim. CHP milletvekilleri Meclis’e gelmemişti. Muhalefet kulisinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli vardı. Bahçeli her zamanki oturduğu bölümde çay içiyordu. Etrafında MHP milletvekilleri vardı. Ön tarafta ise gazetecilerden ve milletvekillerinden oluşan kalabalık bir grup bekliyordu.
Meclis’in girişinde çiçeklerden Türk bayrağı yapılmıştı. Milletvekilleri, onun önünde fotoğraf çektiriyordu.
İktidar ve muhalefet kulislerini gördükten sonra Genel Kurul salonuna geçtim. Milletvekillerinin sıralarına buketler halinde çiçekler konulmuştu. Meclis’in yeni döneme çiçek gibi başlamasını dilerim. Çünkü bu dönem Meclis’te Terörsüz Türkiye açısından önemli yasal düzenlemeler yapılacak.
MİT BAŞKANI LOCADA
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişini görmek için tekrar Meclis’in girişine geçtim. AK Parti milletvekilleri ve ziyaretçiler Erdoğan’ın gelişini bekliyorlardı. Bakanlar, Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını dinlemek üzere hızla locadaki yerlerini alıyorlardı. MİT Başkanı İbrahim Kalın hangi kapıdan giriş yaptı göremedim, ama locada görünce şaşırdım. İlk kez bir MİT Başkanı locada yerini almıştı. İbrahim Kalın kendi tarzını oturtuyor.
Erdoğan kalabalık bir heyetle birlikte Meclis’e girdi. Selamlaştık. Hızla Genel Kurul salonuna geçtik. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş açış konuşmasını yapıyordu.
CHP sıraları boştu. SHP’liler Özal’ı protesto etmek için Cumhurbaşkanı salona girince çıkmışlardı, CHP’liler böyle bir görüntüye izin vermediler. Gelmemişlerdi.
MUHALEFETLE TOKALAŞTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salona 14.13’te girdi.İktidar ve muhalefet milletvekilleri Cumhurbaşkanı’nı ayakta karşıladı. Güzel bir tablo oluştu. Erdoğan, 47 dakika süren bir konuşma yaptı. Sonra milletvekillerinin olduğu bölüme geçerek MHP’lilerle, DEM Partililerle ve İYİ Partililerle tokalaştı. Erdoğan daha önce bunu yapmıyordu. İlk kez konuşmasını yaptıktan sonra milletvekili sıralarına geçip, muhalefetle tokalaştı. Keşke CHP’liler de olsaydı. Türkiye’ye güzel bir fotoğraf verilirdi. Erdoğan konuşmasını yaptıktan sonra da Meclis’ten hemen ayrılmadı. Başkanlık Divanı’nın arkasındaki özel bölümde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Lideri Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’la sohbet etti. İmralı heyetinde yer alan Meclis Başkan Vekili Pervin Buldan ve DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Koçyiğit de sohbette yer aldı. Yine diyorum keşke Özgür Özel de olsaydı.
CHP’lilerin salonda olmamasına rağmen Erdoğan, kucaklayıcı bir konuşma yaptı. “Siyasette farklı kulvarlarda rekabet halinde olsak da söz konusu memleket olunca ortak paydada buluşmamız milli meseledir. Mesele Türkiye ise gerisi teferruattır” dedi. Genel Kurul salonunda gergin bir hava yoktu. Meclis iyi bir başlangıç yaptı. Erdoğan konuşurken AK Parti milletvekilleri zaman zaman ayağa kalkarak alkışladılar. MHP milletvekilleri de alkışlarını eksik etmediler.
TRUMP’LA GÖRÜŞME
Erdoğan konuşmasında İsrail’in Gazze’deki katliamına geniş yer verdi. Bu arada Erdoğan’ı beklerken kuliste milletvekilleriyle sohbet etme imkânım oldu. Tek konu Trump planıydı. O nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki açıklamaları dikkatli bir şekilde takip edildi. Erdoğan, “Filistin davasına ömrümüzü verdik” dedi. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Trump’la yaptığı görüşmede gündemin ilk sırasında Gazze konusunun olduğunu söyledi. “Gazze, kana,gözyaşına ve yıkıma doymuştur. Bu utanç artık son bulmalıdır” dedi. Erdoğan’ın Trump’la görüşmesinde, perde arkasında yeni bir bilgiye sahip oldum. Erdoğan, Trump’la görüşmesinde Gazze’nin işgali ve Batı Şeria’nın ilhakı konusunu çok iyi anlatmış. Bunun üzerine Trump, Batı Şeria’nın ilhakının olmayacağını söyledi.
DEM PARTİ’YE TEŞEKKÜR
Erdoğan’ın konuşmasının ağırlıklı bölümünü ise Terörsüz Türkiye konusu oluşturdu. Erdoğan, 1 yıl önce Meclis’i açış konuşmasında iç cepheyi tahkim etme çağrısı yaptığını hatırlattı. Hem Bahçeli’ye hem de DEM Parti’ye teşekkür etti. Şimdiye kadar Bahçeli’ye çok defa teşekkür etti, ama ilk kez DEM Parti’ye Meclis kürsüsünden teşekkür etti.
TÜRKİYE DİZ ÇÖKMEZ
Muhalefetin yani İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin propagandaları karşısında kafasında soru işaretleri oluşan vatandaşlarımıza da seslendi. “Türkiye Cumhuriyeti hiçbir dünyevi güç karşısında taviz vermez, diz çökmez, egemenliğini asla pazarlık konusu yapmaz. Bazı partilerin tahriki ile zihinlerinde soru işareti oluşan vatandaşlarımız müsterih olsun” dedi.
ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER
Erdoğan, bu sürecin temeline şehit aileleri ve gazilerimizin hassasiyetini koydu. Sürecin anayasası haline getirdi. Meclis kürsüsünden de “Özellikle şehitlerimizin muhterem aileleri ve gazilerimiz bilsinler ki onların aziz hatıralarına gölge düşürecek hiçbir adımın atılmasına ne hükümet olarak biz, ne Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi, ne de bu yüce Meclis müsaade edecektir” diye konuştu.
MEŞRUİYETİ MİLLETTEN ALIRIZ
Ve meşruiyet tartışması. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barack’ın bir konuşmasında geçen “samimiyet” ifadesi “meşruiyet vereceğiz” diye tercüme edilince kendimizi birden meşruiyet tartışması içinde bulduk. Özgür Özel de CHP’nin boykotunu “Erdoğan’a meşruiyet vermeyeceğiz” diye ilan edince, meşruiyet tartışması daha da alevlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda çok net konuştu.
“Türkiye’de tek bir meşruiyet kaynağı vardır; o da millettir. Biz ona inandık, onun mücadelesini verdik” diye konuştu. Erdoğan konuşmasında milli iradenin önündeki engellere, yani vesayet odaklarına karşı verdiği mücadeleyi anlattı.
Erdoğan askeri vesayete, yargı vesayetine, medya vesayetine, TÜSİAD vesayetine karşı çetin bir mücadele verdi. Onun mücadelesi sonucunda askerin karşısında terleyen başbakanlardan askeri terleten cumhurbaşkanları dönemine böyle ulaştık.
Darbeler ve muhtıralar döneminin defterini Erdoğan’ın cesur mücadelesi sonucunda dürdük.
Erdoğan bu mücadeleyi yaparken “iyi saatte olsunlar”a ya da “dış güçlere” sırtını dayamadı. Tam aksine milletten aldığı güçle bunu yaptı.
Paylaş