Bahçeli’nin sokak çıkışı

Doğru olanı desteklemek, yanlışı ise eleştirmek gerekiyor.

Haberin Devamı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “MHP’nin sokakta işi yoktur” açıklamasını da o yönde görüyorum.

Bahçeli, Ülkücüleri sokaktan çekmiş, ellerinde silahın değil, bilgisayarın olması gerektiğini söylemişti.

Darbelerin hazırlık süreçlerinde sağcı-solcu örgütleri sokaklara sürüp, terör olaylarının üzerinden demokrasiyi kuşatanlar, Bahçeli’nin bu tavrı karşısında memnun olmamışlardı. Ama millet sokaktan çekilen MHP’ye güven duymuş, Bahçeli’nin liderliğinde girdiği 18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP, yüzde 18 oy oranına ulaşmıştı.

Doğru olanı desteklemek, yanlış olanı ise eleştirmek gerekiyor.

BAHÇELİ’NİN TAVRI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve gazeteci Orhan Uğuroğlu’na yapılan saldırı nedeniyle gözlerin MHP’ye çevrildiği bir sırada Bahçeli’nin bu çıkışı önemliydi.

Haberin Devamı

Bahçeli, “MHP’nin sokakta işi yoktur. Kavga ve karışıklıkta hayır görmesi imkânsızdır” dedi. Bahçeli’nin sözleri kadar zamanlaması da önemliydi. Yerindeydi. Ama devamındaki gazetecilere ve siyasetçilere gelen tehdit dilini nereye koyacağız?

İKİNCİ MESAJIN ADRESİ

MHP Lideri’nin açıklamalarında üzerinde durulması gereken önemli bir nokta daha var. O da Bahçeli’nin “MHP, sokağı bilir, hasmı bilir, haini bilir, tuzak ve tertipleri bilir ve tanır. Ancak Milliyetçi-Ülkücü Hareketi tarafı olmadığı saldırılarla ilişkilendirmeye ve yargılamaya cüret etmek terörizmin lügatinden beslenenlerin harcıdır. Aynı zamanda bühtandır, komplodur. Sırtımızdan kurban kestirmeyiz” sözleri.

Bahçeli’nin, faturanın MHP’ye kesilmesine itiraz etmesi anlaşılabilir bir tavır. Ancak bu algının oluşmasında bazı MHP yöneticilerinin sorumluluğu yok mu? Bahçeli’nin mesajının bir adresinin de MHP olması gerekiyor muydu?

SELÇUK ÖZDAĞ: ‘CUMHURBAŞKANI’NIN ARAMASINDAN MEMNUNUM’

Selçuk Özdağ’a yönelik saldırıyla ilgili gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. Saldırıya ilgili olarak iki kişi yakalanmıştı. Selçuk Özdağ ve şoförü, Emniyet’e giderek bir kişiyi teşhis etmiş. Yakalananlardan birinin silahı doğrultan, diğerinin ise saldıran kişi olduğunu söylediler. Selçuk Özdağ, “Ciddi bir soruşturma yürütülüyor. Saldırıyı gerçekleştiren beş kişinin isimleri tespit edildi. İkisi yakalandı, üç kişinin aranmasına devam ediliyor. Bulunması muhtemel yerlere baskın yapılıyor” dedi.

Haberin Devamı

‘BENİ ÖLDÜRMEK İSTEDİLER’

Selçuk Özdağ, saldırının organize olduğu kanaatinde. “Beni öldürmek için saldırdılar. Yere düşsem öldüreceklerdi. Çok kan kaybettim. Eğer evim hastaneye yakın olmasa kan kaybından ölürdüm. Elbiselerim kan içinde kalmıştı. Bana gösterdiklerinde, ‘Bende bu kadar kan mı varmış’ dedim” dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, soruşturmayı titizlikle takip ediyorlar.

BİZ BU FİLMİ SEYRETTİK

Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Biz bu filmi geçmişte çok gördük. Önce sopayla başlayan işler sonra çığırından çıkar, suikastlara dönüşür. O nedenle dünkü konuşmamız sırasında Selçuk Özdağ’ın “Zaman polemik zamanı değil” sözünü önemsedim. Hakikaten bu tür saldırıları demokrasiye yapılmış saldırı olarak görüp, hep birlikte karşı çıkmalıyız.

Haberin Devamı

ERDOĞAN İLE NE KONUŞTULAR?

Sosyal medyada öylesine hastalıklı bir yapı ortaya çıktı ki, Selçuk Özdağ’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın araması üzerinden bile bir polemik çıkarmaya çalışıyorlar. Gerçekten bunların akılları tutulmuş. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Selçuk Özdağ’ı arıyor. Olayla ilgili bilgi alıyor. Saldırının nerede gerçekleştiğini soruyor. Geçmiş olsun dileklerini iletiyor. Cumhurbaşkanı’nın yakın ilgisi, soruşturmanın hassasiyetle yürütülmesi konusunda olumlu bir etkiye neden oluyor. Selçuk Özdağ, “Cumhurbaşkanı’nın aramasından dolayı memnunum” dedi. “Cumhurbaşkanı’nın aramış olması verdiği değeri gösteriyor. Cumhurbaşkanı’nın ve bakanların yakın ilgisi nedeniyle ciddi bir soruşturma yürütülüyor” diye ilave etti.

Haberin Devamı

ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI ZEHİRLEMİŞ

Erdoğan düşmanlığı birilerini öyle zehirlemiş ki, Erdoğan aramasa aramadı diyeceklerdi, aradı geçmiş olsun demedi diyorlar. Geçmiş olsun dedi, şimdi nasıl bir kulp bulacaklar onun hesabını yapıyorlar.
Yazık. Hem de çok yazık.

KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER DE ARANSAYDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Selçuk Özdağ’ı aramasını, bakanların ilgilenmesini
doğru buluyorum. Keşke Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradığında da, Meral Akşener’in evinin basılmak istenmesi sırasında da kararlı bir tavır konulabilseydi. O zaman da sıcağı sıcağına Kılıçdaroğlu ve Akşener aransaydı, daha yararlı olurdu. En azından saldırganlar korunuyor gibi bir algının oluşmasının önüne geçilmiş olurdu. Sonuç itibarıyla bu saldırılar demokrasiye karşı yapılmış saldırıdır.

Haberin Devamı

ERDOĞAN, DEMİRTAŞ İÇİN NE DEDİ?

YUKARIDAKİ başlığı okuyunca, Erdoğan, Demirtaş için ne demedi ki diyeceğinizden eminim.

“Terörist” dedi. “Terörist başı” ilan etti. “Elinde 53 vatandaşımızın kanı var” dedi. Yasin Börü’nün vahşi bir şekilde katledilmesinin sorumlusu ilan etti.

Kobani olaylarıyla ilgili iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Selahattin Demirtaş’ın da arasında yer aldığı 108 kişinin yargılanmasına 26 Nisan tarihinde başlanacak.

ÖNERİ

AK Parti MKYK toplantısında Demirtaş’ın yargılanması öncesinde Batı kamuoyunun, 53 vatandaşımızın hayatını kaybettiği 6-8 Ekim olayları hakkında bilgilendirilmesi teklifi gündeme geliyor. “Demirtaş başta olmak üzere HDP yöneticileri ise Kobani olaylarında kışkırtıcı bir rol üstlendi. 6-8 Ekim olayları çözüm sürecinin sona ermesine neden oldu. Çözüm sürecini bitiren biz olmadık, HDP ve PKK’nın tutumu oldu. Bunu Avrupa Birliği başta olmak üzere Batı parlamentolarına, medyasına ve kamuoyuna anlatmamız lazım. Nisan ayından önce çalışmalara başlayacak şekilde bir heyet oluşturalım” teklifi getiriliyor.

‘DEMİRTAŞ KATİLDİR’

Söz konusu Demirtaş olunca Cumhurbaşkanı Erdoğan net konuşuyor, sert konuşuyor. “Bizim için bu adam bir katildir, teröristtir. 53 kişinin ölümüne neden olmuştur. Avrupalılar nasıl anlarsa anlasınlar. Bizim öyle bir sorunumuz yoktur” diyor. 

 

Yazarın Tüm Yazıları