Abdulkadir Selvi

Abdulkadir Selvi

aselvi@hurriyet.com.tr

Anketlerden AK Parti’ye bir iyi bir de kötü haberim var

GENAR’ın nisan ayı anketinden sadece siyasi partilerin oy oranlarına ilişkin verileri paylaşmayacağım.

Haberin Devamı

Aynı zamanda İran savaşı, sosyal medya düzenlemesi ve ekonomiye ilişkin sonuçları da aktarmak istiyorum. Çünkü hepsi de sıcak başlıkları oluşturuyor.

AK PARTİ-CHP DENGESİ

GENAR anketinden AK Parti’ye bir iyi, bir de kötü haberim var. İyi haberim AK Parti ile CHP arasındaki makas açılmaya başlamış. CHP, yüzde 30 sınırına oturmuş durumda. AK Parti ise uzun bir aradan sonra ilk kez yüzde 35’i aşmış durumda.

AK Parti yüzde 35.3 , CHP yüzde 30.5, DEM Parti yüzde 9.5, MHP yüzde 8.7, İYİ Parti yüzde 6, Zafer Partisi yüzde 2.9, Anahtar Parti yüzde 2.2, Yeniden Refah Partisi yüzde 2.1 TİP yüzde 1.1, BBP yüzde 0.7, Saadet Partisi yüzde 0.2, diğer yüzde 0.8.

AK Parti’nin yükselişinde dış konjonktürün etkisi gözleniyor. Türkiye’nin İran savaşından uzak tutulması ve izlenen barış yanlısı politika Türkiye’yi istikrar ve güven adası olarak ön plana çıkarıyor. Savaş rüzgârları AK Parti’nin yelkenlerini dolduruyor.

Haberin Devamı

ERDOĞAN ETKİSİ

AK Parti’nin yükselişinde Erdoğan faktörüne ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Savaş döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği topluma güven veriyor. GENAR’dan farklı olarak iki ayrı anket şirketinin araştırmasına baktım, Erdoğan’a olan güven 6-8 puan artmış. Kelebek etkisi gibi bir Erdoğan etkisi var. Cumhurbaşkanı Erdoğan tek başına AK Parti’yi sırtlayıp, yukarıya taşıyor.

CHP’DEKİ BÖLÜNMÜŞLÜK

Ekonomik sıkıntılar ve belediyelere yönelik operasyonların yarattığı mağduriyetler nedeniyle konjonktür CHP’den yana. Ama CHP’nin oyları geriliyor. CHP’deki gerileme ise büyük ölçüde parti içindeki bölünmüşlük ve tartışmaların oy oranına yansımasından ibaret. Ayrıca CHP’li Bursa ve Antalya Büyükşehir Belediyelerine yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile Uşak Belediye Başkan Özkan Yalım’ın seks ilişkileri CHP seçmeninin moralini bozuyor. CHP’de bu soruna giderek bir de lider etkisi eklenmeye başladı.

1- Özgür Özel toparlayıcı ve kucaklayıcı değil.

2- Özgür Özel’in imajında bozulma var.

SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRKİYE

ABD-İsrail-İran savaşıyla ilgili olarak toplumun görüşü net. Savaşı İsrail ve ABD’nin çıkardığını düşünüyor. Türkiye’nin bu savaşta oynaması gereken rol konusunda ise iktidarın tercihleri ile toplumun eğilimleri arasında bir paralellik gözleniyor.

Haberin Devamı

Ankete katılanların yüzde 41.4’ü Türkiye’nin kendi bölgesinde bağımsız bir merkezi güç olmasını istiyor. Mart ayında bu oran yüzde 38.6’ydı. Yüzde 15.3’le ikinci sırada ‘Türk dünyası ile ittifak kurmalı’ diyenler geliyor. ‘İslam dünyası ile ittifak kurmalı’ diyenler ise yüzde 14.4’le üçüncü sırada çıkıyor. ‘ABD ile ittifak kurmalı’ diyenler yüzde 2’yle ‘Afrika ülkeleriyle ittifak kurmalı’ diyenlerin bir tık üstünde çıkıyor. ABD’nin imajını görüyor musunuz neredeyse Afrika ile aynı seviyede.

TÜRKİYE SAVAŞTAN ETKİLENDİ

İran savaşında en çok zarar gören ülkeler sıralamasında İran yüzde 31.7’yle ilk sırada gelirken ikinci sırada hangi ülke yer alıyor? Türkiye, yüzde 14.2’yle ikinci sırada geliyor. Bizi İsrail ve Arap ülkeleri takip ediyor. Peki neden Türkiye? Çünkü halkımız İran savaşını sadece bölgesel bir çatışma olarak görmüyor, Türkiye üzerinde doğrudan olumsuz etkiler doğuran bir gelişme olarak görüyor. Yani halkımız savaştan dolayı kaygılı.

SOSYAL MEDYA

Haberin Devamı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yapılan saldırı toplumu dehşete düşürürken, aynı zamanda sosyal medya kullanımının gençler üzerindeki yıkıcı etkisini ortaya koydu. 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya girememesi için Meclis’te yasal düzenleme yapıldı.

Peki kamuoyu bu konuda ne diyor?

Ankete katılanların yüzde 77’si sosyal medyanın bağımlılık yaptığına inanıyor, yalnızca yüzde 4.4’lük bir kesim ise bu görüşe karşı çıkıyor. Toplumun neredeyse beşte birini oluşturan yüzde 18.6’lık bir kesim ise sosyal medya hakkında fikir beyan etmiyor.

GELDİK EKONOMİYE

Ekonomiye ilişkin aktaracağım verilerin sizi şaşırtmayacağını biliyorum. Çünkü ekonomi demek, hayat demek.

Haberin Devamı

GENAR, Türkiye’nin en önemli 5 gündem maddesini sormuş. İran savaşına rağmen enflasyon ve hayat pahalılığı yüzde 28.5’le birinci sırada yer alıyor. Çünkü halk kendi geçim savaşına bakıyor. ABD-İsrail-İran savaşı ise yüzde 11.6’yla ikinci sırada geliyor.

GIDADA TASARRUF

Şimdi geldik AK Parti’ye kötü haberime. Ekonomiye ilişkin başka bir veri var. İktidarın bu veriye özellikle dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü herkesi ilgilendiriyor.

Artan petrol fiyatları ve pahalılık nedeniyle İran savaşının ekonomiye olumsuz etkisi yüksek oldu. Savaşın etkisiyle bazı harcama kalemlerinde kısıtlamaya gidildiği gözleniyor. Araştırmaya göre en çok kısıtlamaya gidilen alan yüzde 15.9’la sosyal hayat olmuş. Onu yüzde 14.3’le giyim takip ederken, üçüncü sırada ise yüzde 13.3’le gıda ve market alışverişi takip ediyor. Benim iktidarın en çok dikkat etmesi gereken veri dediğim gıdada kısıtlamaya gidilmesi oldu. Savaşın etkisiyle birlikte yürütülen istikrar programının da getirdiği yüklerin topluma ağır bir yük yüklediği gözleniyor. Sosyal hayattan kısıtlamayı anlarım ama gıda ve giyimdeki kısıtlama ürkütücü geldi. Bu alarm zillerinin çalması demektir.

DAR GELİRLİ

Haberin Devamı

İran savaşı dünya ekonomilerini etkiyor. Biz ayrı bir gezegende yaşamıyoruz. Elbette ki olumsuz sonuçları ile yüzleşiyoruz. Buradaki sıkıntı ekonomik istikrar programı uygulanırken, emekliler, asgari ücretliler ve esnaf üzerine getirilen yükler, bir de savaş nedeniyle çarpan etkisi yaparak, dar gelirlileri bunaltıyor.  Bu kesimlerin AK Parti’nin oy tabanı olduğunu hatırlatmakla yetineceğim.

Yazarın Tüm Yazıları