Yaşlanmayı yavaşlatan bazı besinler

Yaş kırkı geçince bedenlerimiz eskisinden daha özel bir ilgiye, daha çok bakıma ihtiyaç duyar. Yaşam tarzı hatalarımız bu yaşlardan sonra başımıza daha çok iş açar. Sağlık kontrollerimizi ihmal etmek ciddi problemler yaratır. İyi beslenmek ise en çok bu yaşlarda önem kazanır.

Haberin Devamı

Vücudumuz yaşımız ilerledikçe yaşamsal öneme sahip “yükte hafif, pahada ağır” bazı maddeleri hem çocukluk ya da gençlik döneminde olduğu kadar bol kazanamaz, hem de bunlara daha fazla ihtiyaç duymaya başlar. İşte bu nedenle doğada mevcut bazı “ilaç besinler” hakkında bilgilenmemizde fayda var.
Tabiî ki bu besinleri de bilgiyle, dikkatle kullanmak, onlardan özellikle “besin desteği” olarak istifade etmeyi düşündüğümüzde bunların doğrudan doğruya herhangi bir hastalığın tedavisi, önlenmesi veya teşhisinde değil de diğer birçok yiyecek ve desteklerle birlikte olduklarında işe yaradıklarının unutmamamız gerekiyor. İşte o yükte hafif, pahada ağır maddelerden bazıları...
KOENZİM Q10
-  CoQ10 birçok yiyecekte var. Doğada o kadar yaygın ki bu “Ubiquieuse-evrensel” özelliği onun “Ubiquinone” diye de anılmasına yol açmış. En fazla da kırmızı ette, balık ve yumurtada, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı yiyecekler ve meyvelerde var. Bitkisel besinler içinde bu maddeyi en çok bulunduranlar portakal, çilek, karnabahar ve susam tohumu.
-  CoQ10 hücrelerimiz için vazgeçilmez bir madde. Hücrede, enerji üretiminden antioksidan korumaya kadar pek çok alanda kullanılıyor. Hücrenin enerji üretim merkezleri olarak çalışan mitokondrilerde enerji üretimine katkı sağlıyor. Bunu moleküllere elektron taşıyarak başarıyor.
-  CoQ10’nun güçlü bir antioksidan kapasitesi var. Hücreleri paslandıran ve yaşlandıran oksitleyici serbest radikallerin zararlarını azaltıyor. Eğer vücudunuzun antioksidan savunmasını güçlendirmek, oksidatif hasarı zararı azaltmak istiyorsanız bunun en kolay ve etkili yolu onu CoQ10 ile desteklemekten geçiyor. Bütün bu süreçlerde CoQ10 tabiî ki tek başına yeterli olmuyor. Folik asit, C vitamini ve B vitaminleriyle, selenyumdan, çinkoya birçok farklı mineral ve daha pek çok faktörle işbirliği yapıyor.
-  CoQ10’un oluşumu için kolesterol üretim yolundan faydalanılıyor. Kolesterolü azaltan ilaçlar (statinler) kullanıldığında, yani karaciğerde kolesterol yapımı ilaçlarla engellendiğinde vücuttaki CoQ10 miktarı da azalıyor. Bu konuda ortak bir fikirbirliği henüz oluşmuş değil ama genel kanaat kolesterolü düşürmek için statin kullananlarda CoQ10 miktarının azaldığıdır.
Bu noktadan hareket ederek statin kullananlarda ortaya çıkan kas ağrıları, yorgunluk ve kas hastalıklarının bundan kaynaklandığını kabul edenler var. İşte bu nedenle bazı doktorlar, statin kullanan hastalarına destek olarak CoQ10 kullanmalarını da tavsiye ediyor.
-  Madalyonun bir de öbür yüzü var. CoQ10 oldukça pahalı bir madde. Güvenilir bir ürün almak bunun için de sormak bilgilenmek zorundasınız. CoQ10 yağda eriyen bir madde olduğu için tok karna alınmasında fayda var. Yıllardır düzenli olarak bu destekten ben de yararlanıyorum. Sabah kahvaltısından sonra 100mg’lık bir kapsül CoQ10’u bir damla zeytinyağına değdirip bol su ile içiyorum. Bu önemli sağlık desteğinden faydalanmanızı size de öneririm.
-  Ağız yoluyla veya cilde dışarıdan CoQ10 uygulamasının cilt yaşlanması ile ilgili belirtileri azaltabileceğinin anlaşılması cilt kremi üreticilerinin bu maddeye ilgisi arttırmıştır. Birçok ünlü marka esas maddesini CoQ10’un oluşturduğu yaşlanma belirtilerini azaltan cilt ürünlerini piyasaya çoktan verdiler.
-  CoQ10 düzenli olarak kullanıldığında kan basıncının ayarlanmasını kolaylaştırıyor. Tabiî ki bu maddenin tansiyon ilaçlarının yerini tutması söz konusu değil ama besin desteği olarak bu maddeyi kullananlarda kan basıncının ayarı kolaylaşıyor.
ALPHA LİPOİC ACİD
-  Şeker hastalığına bağlı sinir hasarının oluşturduğu belirtileri azaltır: Günde 200-1200 mg dozda kullanılmalıdır. 600 mg’lık tabletlerinden 1-2 adet alınabilir. (Biomo-Lipon tablet 600 mg)
-  Yaşlılarda beyin fonksiyonlarını korur ve destekler. Bu amaçla günde 100 mg alınması yeterli olur.
-  Karaciğeri korur ve destekler. Antioksidan ve koruyucu etkisi nedeniyle kronik karaciğer yetersizliklerinde yararlıdır. Bu amaçla günde 3 kez 100 mg alınır. En iyi sonucu günde 1000 mg C vitamini ve 400 mg E vitamini ile birlikte alındığında sağlar.
-  Katarakt oluşumunu geciktirir. Bu yönde bir yakınma için günde 3 kez 100 mg alınmalıdır.
-  Genel antioksidan olarak kullanılabilir. Yaşlanmayı geciktirir. Bu amaçla sabahları tek doz 100 mg alınır.
-  Cilt koruyucu etkisi nedeniyle cilt kremlerine eklenebilir. Kırışıklıkları azaltır, yani kırışıklıkların oluşumunu engelleyebilir.

Haberin Devamı

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ ÖZÜ

Haberin Devamı

Üzüm çekirdeği ekstreler...
-  Kalp koruyucudur.
-  Kansere karşı direnç sağlar.
-  Varis tedavisinde yardımcıdır.
-  Cinsel gücü destekler.
-  Antioksidan etkisi ile yaşlanmayı yavaşlatır.
Genellikle öğütülmüş çekirdekleri toz halinde günde 2 çay kaşığı kadar ya da tabletlerinden günde 1 veya 2 kez 100 mg almak yeterlidir.

YEŞİL ÇAY

Yeşil çayın sağlık açısından yararları eskilerden beri bilinmektedir. Yeşil çay kanserin önlenmesinde, yüksek kolesterolün düşürülmesinde, damarların korunmasında önemlidir. Kanlı ishal ve soğuk algınlığına karşı koruyucu etkileri vardır.
Her gün yeşil çay içilen ülkelerde kanser daha az görülmektedir, özellikle sindirim sistemi, akciğer ve meme kanserine karşı etkili olduğu söylenir, ancak bunun nedeni bilinmemektedir.
Yeşil çayın içindeki aktif maddeler kan dolaşımını düzenlemede ve damar yapısının korunmasında aspirin kadar etkilidir. İçinde bulunan tanen ishali önler ancak bu etkisinin daha iyi olması için uzun süre demlenmesi gereklidir. İçerdiği kafein, merkezi sinir sistemini uyardığı için dikkati artırır.
Yeşil çayın içinde teofilin, kafein ve birçok polifenol bulunur. Bunların içinde en önemli madde polifenollerdir. Polifenoller C ve E vitaminlerinden daha iyi bir antioksidandır. Bir fincan yeşil çayda 300-400 polifenol ve 50-100 mg kafein bulunur. Dekafeinize yeşil çay ürünlerindeki polifenol miktarı artmıştır (yüzde 60’dan yüzde 89’a). Günde ortalama 3 fincan yeşil çay içilmesi önerilmektedir.

Yazarın Tüm Yazıları