Volkan ve Xavier

<B>GALATASARAY</B>, dün gece her bakımdan çok önemli bir maç kazandı. İlk yarıda yaşanan faciayı, skor olarak unutturmasa da ezeli rakibini yenerek, önemli bir avantaj elde etti.

Galatasaray, maça hızlı başladı. Fenerbahçe'yi sahasına hapsetti ve golü bulana kadar da bayağı bir yıprattı. İlk golün ardından ‘‘Fenerbahçe maça ortak olur’’ diyorduk, fakat sarı lacivertli ekip, bir türlü yarı sahasını geçemedi. Gençlerbirliği'nde oynadığı dönemde Fenerbahçe'yi neredeyse her maçta avlayan Ümit Karan, devre kapanmadan bir kez daha sahneye çıktı ve ikinci golü kaydetti.

Maçın ikinci yarısında, resim tam tersine döndü. Bu kez Galatasaray kapandı, Fenerbahçe atak yapmaya çalıştı. Fakat açık konuşmak gerekirse Fenerbahçe doğru düzgün bir atak olgunlaştıramadı. Galatasaray'da, Xavier ve özellikle Volkan, mükemmel bir top oynadı. Maç 11 kişiyle kazanılır derler ama Galatasaray dünkü maçı kazandıysa, bunu Volkan ve Xavier'e borçlu. Volkan, Galatasaray'da yıllardır oynuyormuş gibi mücadele etti.

Kimseye faydası yok

Lafı uzatmanın pek bir manası yok. Galatasaray kazandı, zirveden kopmadı ve ezeli rakibini rövanşta yenmiş oldu. Böyle maçların oyun kritiğini yapmak çok da manalı değil. Esas konuşulması gereken, gelecek sene tribünler nasıl olacak! Yarı yarıya mı, yoksa sadece ev sahibine mi ait olacak. Fakat hepimiz biliyoruz ki bu tartışma bir dahaki seneye kadar rafa kalktı.

İşin acı yanı da bu satırları yazan kişi yıllarca Fener-G.Saray maçlarını yarı yarıya paylaşılmış tribünlerde arkadaşlarıyla seyretti. Doğruyu bulmak için bir yerden başlamak veya birinin yol göstermesini beklemek gerekiyor. Umut ederim ki seneye bu nefret ortamı yok olur ve daha makul bir çözüm bulunur. Çünkü böyle maç seyretmenin kimseye faydası yok.
Haberle ilgili daha fazlası: