HABER

Türkiye'nin en büyük yangını sonrası doğa yeniden canlanıyor

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 10 gün süren orman yangınından 1,5 ay sonra Akdeniz'e özgü maki türleri, küllerin arasından filizlenerek yeniden doğuşun simgeleri oldu. Boyları 1 metreyi aşan filizler arasında defne, çoban değneği, hanımeli, hayıt, yaban inciri, çınar, asma da bulunuyor.

Türkiye'de 'en büyük orman yangını' olarak kayıtlara geçen ve 28 Temmuz'da çıkan Manavgat yangını, Gündoğmuş, Akseki ve Alanya ilçeleriyle toplamda 59 mahalledeki yerleşim noktalarını da içine alan 75 bin hektarda etkili oldu. Yangında yerleşim yerleri ve tarım alanları haricinde 58 bin hektar orman yok oldu. Bölgenin yeniden ağaçlandırılması için çalışmalar sürerken, doğa yeniden canlanmaya başladı.

KÜLLERİN ARASINDA YENİDEN DOĞUŞ

Yanan ormanlarda ilk olarak mor ve beyaz çiçekler açan maki türü hayıt bitkisine ait filizler ortaya çıkarken, yangından 1,5 ay sonra ise başta maki türleri olmak üzere birçok bitki ve ağaç türüne ait filizler küllerin arasından çıkarak yeniden doğuşun simgesi oldu. Yangınla birlikte siyah ve kahverengiye bürünen alanlarda umudun simgesi filizlerin yoğunluğu ve bazılarının boylarının 1 metreyi aştığı görüldü. Bitkilerin büyümesiyle birlikte yanan alanlarda karıncalar, kelebekler ve kuşlar görülmeye başlandı. Kuş yuvaları ise kuşların yeniden ormanları mesken tuttuğunu gösteriyor. Çeşitli sinek ve böceklerle beslenen kuşların yanan alanlarda görülmesi böceklerin de bölgede yaşam sürmeye başladığının belirtisi olarak değerlendiriliyor.

'DOĞA KENDİ KENDİNİ YENİLEYECEK'

Antalya Orman Bölge Müdürü Vedat Dikici, yanan alanlarda çam haricindeki maki türleri başta olmak üzere yapraklı türlerin kendi kendini yenilemeye başladığını söyledi. Bu sonbahar itibarıyla toprağın nemlenmesi, rutubet ve sıcaklık şartlarının oluşması sonrasında dökülen kozalaklardaki tohumların da çimlenmeye başlayacağını belirten Vedat Dikici, "Böylece doğa, kendi kendini tekrar yenileyecek. Ormanlarımız doğal döngüsüyle böylece yeniden hayat bulmaya başladı" dedi.

'İLK DİKİMLER KASIM AYINDA'

Çam ağaçlarının yoğun olduğu ve çimlenmeyecek araziler üzerinde hazırlıkların başladığını belirten Dikici, "Dikim için arazi hazırlanacak ve dikim mevsimiyle birlikte toprağın yağmurdan hazır hale gelmesiyle dikimleri yapacağız. Kasım ayı gibi ilk dikimlere başlayacağız. 17 bin hektarda dikim yapacağız. 31 bin hektar alanda tabi yolla gençleştirilecek. 10 bin hektar civarında da dağlık ve taşlık alan olması nedeniyle doğanın kendi kendine yenileyeceği alanlar var" diye konuştu.

DOĞAL DÖNGÜYÜ İLK GÖRÜNTÜLEYEN İSİM

Manavgat ve Muğla'daki büyük yangınlardan 22 Ağustos'ta ilk defa yanan ormanda filizlenen hayıt bitki türünü görüntüleyen ve doğanın kendi kendini yenilediğini belgeleyen kuş ve doğa gözlemcisi Gökçe Coşkun, bölgede iki yıl sürecek yaban hayatının durumunu incelediği arazi çalışmaları hakkında bilgi verdi. Coşkun, "Yaban hayatına ilişkin proje çalışmamızda ilk olarak yangın bölgesinde yaptığımız incelemede, yaklaşık bir hafta sonra ilk filizlenen bitki türünün hayıt çiçeği olduğunu, yoğun böcek ve kuş türlerini tespit etmiştik. Bölgede iki kez daha gözlem yaptık ve göç eden kuşların da alanı kullandığını belirledik. Kuyruk kakan, arı kuşu, ötleğenler gibi türleri alanda gördüm" ifadelerini kullandı.

'YABAN HAYATI DA KENDİNİ YENİLEYECEK'

Yangın sonrası yaban hayatının tekrardan aşamalı olarak kendini yenilemeye başladığını aktaran Coşkun, "Bu aynı şekilde ormanın kendini 10 veya 30 yıllık süreçte yenilemesi gibi kuşlar, böcekler, sürüngenler ve diğer memeli hayvan türlerinin de bu süreçte diğer kızılçam ormanlarıyla beraber kendini yenileyip eski haline geleceğini gösteriyor. Ancak buradaki en önemli husus; dışarıdan müdahale, insan baskısı gibi durumların olmaması ve bu konuda da özellikle yörede yaşayan insanların dikkat etmesi gerekiyor. Doğanın kendini yenileyebilmesi, yaşam bulabilmesi için öncelikle bölgede yaşayan insanların koruması ve müdahale etmemesi en önemli etkenlerden biri. İki yıl boyunca alandaki yaban hayatını gözlemlemeye devam edeceğiz" diye konuştu.

'KİRLETMEYELİM YETERLİ'

Sürüngenlerden böceklere, memelilerden kuşlara, çam başta olmak üzere ağaç türlerinden maki türü bitkilere doğanın kendini yenilemesiyle ilgili önemli uyarılarda da bulunan Coşkun, şöyle devam etti:

"Yanan alanlardaki gözlemlerimizde kırlangıçlar, baştankara, alakarga, alaca ağaçkakanlar, ötleğenler, kuzgun, şahin, kerkenez gibi birçok kuş türünü gözlemledik. Aynı zamanda yoğun bir böcek istilası da var. Yanmış ağaç ve çalıları yangından sonra kuşlar tünek olarak kullanıyor. Dışkılarıyla bu bölgelere tohum taşırlar. Bu şekilde yanmış bu bölgelerde tekrardan bitki örtüsü şekillenmeye başlar. Ormana ve doğaya en iyi yapacağımız şey; kirletmemek. Başta çöpleri ve molozların bu alanlara atılmasına engel olmamız lazım. Yanan ormanlar kendini yeniler ama atılan pet şişe, poşet gibi çöpleri atamaz ve en çok dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de bu, kirletmeyelim yeterli" diye konuştu.

GÜNCELLENME