EKONOMİ

Prof. Dr. Sefer Şener canlı yayında açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın altın ve dövizlerinizi ekonomiye kazandırın çağrısını ve Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu'nun açıklamalarını, CNN Türk'te İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Sefer Şener değerlendirdi.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Sefer Şener, CNN Türk'te  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın altın ve dövizlerinizi ekonomiye kazandırın çağrısını ve Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu'nun açıklamalarını değerlendirdi.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Sefer Şener'in açıklamalarından notlar;

Merkez Bankası'na kanunla verilmiş bir yetki var. Fiyat istikrarını sağlamak... Diğer bir tanımıyla enflasyonda kalıcı düşüşü sağlamak Merkez Bankası'na kanunla verilmiş bir görev. Merkez Bankası bu görevini yerine getirirken kanunla araç bağımsızlığı statüsü de verilmiştir.

Merkez Bankası karar alırken bağımsızdır. Bu sözün şöyle anlaşılması gerekiyor: Merkez Bankası bu kararları neye göre veriyor. Merkez Bankası karar alırken öncelikle enflasyon seviyesine bakıyor. Gerçekleşmiş ya da gerçekleşmesi beklenen enflasyon rakamlarına bakıyor.

PİYASALARA DÖNÜK RAHATLATMA METODU

 

Ardından küresel duruma bakıyor: Emtia fiyatlarının durumu, ABD'deki tahviller 1,76 seviyelerine geldi, gıda fiyatlarındaki artışlar... Bunlara bakıyor. Arkasından da Türkiye'deki makro ekonomik verilere bakıyor. Merkez Bankası bu kararlar doğrultusunda bağımsız bir şekilde kararlarını alıyor.

Merkez Bankası Başkanı bugün Merkez Bankası'nın faiz kararı alırken, enflasyon kararlarını alırken bağımsız olduğunu yani para politikası kurulunun bu doneler veriler ışığında karar aldığını söylüyor. Merkez Bankası'nı etkileyecek bir etki yönlendirecek bir etki bulunmuyor.

Merkez Bankası bu kararı alırken hükümetin orta vadeli enflasyon beklentilerine de uymak zorunda, yani hem hükümetin kararları hem de Merkez Bankası kararları orta noktada buluşturmak zorunda. Merkez Bankası elindeki bağımsız politika araçlarıyla önümüzdeki dönem de bu yetkisini kullanacak şeklinde görüyoruz. Bu Merkez Bankası'nın sözlü yönlendirmesidir.

SORUN EKONOMİ TEMELLİ DEĞİL, BEKLENTİYLE ALAKALI

Gelinen süreç çok önemli. Bu süreci nasıl ortaya çıkardık. Neden dalgalanma oluşuyor. Dövizdeki dalgalanma oluyor. ABD'deki tahvil faizleri ilk defa bu kadar yüksek seviyeye 1,76 seviyesine çıktı. Pandeminin getirdiği tüm ülkelerde parasal genişleme ve faiz indirimi de yaşandı.

Bütün bunlar küresel anlamda etkilerinin olduğunu gösteriyor. Türkiye'deki dalgalanmanın bir kısmı küresel çaplı. Hem pandemi kaynaklı, hem büyümelerdeki sorunlar kaynaklı...

 

Türkiye'deki ana sorun, ana gündem beklentiyle alakalı. Ekonomik temelli değil. Bakın sabah 8.45'e kadar çıktı dolar, sonra 8.30'a düştü. Bunu ekonomiyle alakası yok, bu beklentiyle alakalı.

O yüzden Merkez Bankası beklentiyi yönlendirmeye çalışıyor. Piyasalar şunu merak ediyor: Hemen yeni gelen başkan nisan ayı toplantısında faiz indirimi yapar mı. Merkez Bankası Başkanı da reddediyor. Elinde veriler olması lazım Merkez Bankası'nın. Merkez Bankası bağımsız politika araçlarına sahip. Bu verileri görmesi lazım, bu veriler ışığında hareket etmesi lazım. Bu verilerin en temeli enflasyon rakamıdır. Baktığınızda gerçek dışı enflasyon yüksek hem de beklenen enflasyon yüksek. Merkez Bankası'nın bu şartlar altında, kısa vadede faiz indirme durumu yok.

VERİLEN MESAJ ÇOK NET

Sayın Cumhurbaşkanı özellikle yönlendirmede yastık altındaki döviz ve altınlarınızı piyasaya sürün derken dolarizasyon dediğimiz halkın şirketlerin yabancı para birimlerine yönlenmesini önlemeye yönelik bir adımdır. Faizler enflasyonun altında olursa insanlar dolara yönleniyor. Alternatif olarak ya da altını görüyor. Bu manada bakıldığında dolarizasyon sıkıntısı var. Bankalardaki döviz mevduatları 230 milyar dolar civarında. Tabii ki dolarizasyon problemi var. Beklentiyle güvenle alakalı bir problem. Sadece beklentiyle oluşan bir problem, güvenle oluşan bir problem.

Enflasyonu dizginlemeliyiz. Bu da para politikası kurulunun kararlarıyla mümkün. Küresel piyasalarda da emtia fiyatları ve gıda fiyatları yüksek. Tahvil faizleri de yüksek. Enflasyon dizginlemenin yegane yolu: Türkiye'deki enflasyonun sebebini incelemek. Öncelikli olarak dövizin artışından kaynaklanıyor. Talep artışından kaynaklanıyor. Gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor.

 

Sadece döviz etkisiyle de kaynaklı değil. Hem dövizi engellemeniz lazım, hem gıda fiyatlarına çeki düzen vermeniz lazım, hem de talebi ayarlamanız lazım. Merkez Bankası'nın faiz politikasıyla oluyor. Verilen mesajlar çok net. Merkez Bankası Başkanı çok net beklenen enflasyon da mevcut enflasyon da yüksek. Merkez Bankası'nın kısa vadede bir iki ayda faiz indirimine gitmesi mümkün değil. Önceliğinin enflasyon olduğunu söyledi zaten Merkez Bankası. Piyasadaki bu algı toplumun güveniyle alakalı bir durum. Toplum beklentilerini pozitife çevirirse dolarizasyondan çıkışımız kolaylaşacak.

GÜNCELLENME