LİFE STYLE

Mirasçıların hakları nelerdir?

Kanuni mirasçılar miras bırakanın miras bıraktığı değer üzerinden miras hakkını ortadan kaldıramayacağı kişileri ifade eder. Bir diğer deyişle, kanuni mirasçıların miras bırakan kişi istemese de her daim saklı payları bulunur ve bu saklı paya istinaden mirastan belirli bir pay alırlar. Dört çeşit kanuni mirasçı vardır. Bunlar; kan hısımları, sağ kalan eş, evlatlık alınan kişiler ve evlilik dışı dünyaya gelen çocuktur. Bu kişilerin her biri hayatta kalan kişilere göre farklı oranlarda miras payına hak kazanırlar. Avukat Aslı Doğanay mirasçıların haklarını tüm bilinmeyenleri ile açıklıyor.

a.  Kanuni mirasçılık nedir?

Kanuni mirasçılar miras bırakanın miras bıraktığı değer üzerinden miras hakkını ortadan kaldıramayacağı kişileri ifade eder. Bir diğer deyişle, kanuni mirasçıların miras bırakan kişi istemese de her daim saklı payları bulunur ve bu saklı paya istinaden mirastan belirli bir pay alırlar. Dört çeşit kanuni mirasçı vardır. Bunlar; kan hısımları, sağ kalan eş, evlatlık alınan kişiler ve evlilik dışı dünyaya gelen çocuktur. Bu kişilerin her biri hayatta kalan kişilere göre farklı oranlarda miras payına hak kazanırlar.

 

b.  Saklı pay mirasçılık nedir?

Miras bırakanın kendi malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi, belirli mirasçılar için sınırlandırılmış, kanunların belirlediği bu kişilere terekenin belirli bir oranı dokunulamaz olarak bırakılmıştır. Miras bırakan malvarlığının bu kısmı üzerinde tasarruf edemez. Kanunen öngörülen ve miras bırakanın tasarruf edemeyeceği mirasçının sahip olduğu orana “saklı pay” denir. TMK’a göre sağ kalan eş, altsoy ve üst soy saklı pay mirasçılardır. Eşin saklı payı kanuni miras payının tamamı, altsoyun yarısı iken üstsoyunki ise dörtte biridir.

 

c.  Miras hakları ihlal edilen mirasçılar hangi davaları açabilirler?

Gerek kanuni miras payı gerekse saklı payı ihlal edilen mirasçılar bu haklarına kavuşmak için çeşitli davalar açabilirler. Örneğin, tenkis davası Saklı paylı mirasçıların saklı paylarının ihlali halinde saklı paylarını alabilmek için açabilecekleri dava çeşididir.

 

Muris Muvazaası, Genel olarak, uygulamada karşılaşılan haliyle, murisin ölmeden önce belirli bir taşınmazını tapuda satış göstermek suretiyle ve fakat bedelsiz olarak müstakbel mirasçılarından birine veya mirasçısı dahi olmayan üçüncü bir kişiye devretmesine “muris muvazaası” denir.

 

Miras hakkının ihlali miras bırakanın bir işlemi nedeniyle gerçekleşmiş ve tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada; yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, işlem hukuka veya ahlâka aykırı ise ve kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa tasarrufun iptali davası açılabilir.

 

d.  Miras hakkı çocuklardan birine bırakılırsa diğer çocukların ne gibi hakları vardır?

Miras hakkı çocuklardan birine vasiyetname ile bırakılmışsa saklı payın ihlali doğmuş olacağından tenkis davası, çocuklardan birine satış gösterilmişse muris muvazaası davası; çocuğun aldatma, zorlama ya da edinmesi ile gerçekleşmiş ise tasarrufun iptali davası açması mümkündür.

 

e.  Ölene kadar bakma sözleşmesi ne anlama gelir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesi uyarınca, ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Tam iki tarafa borç yükleyen nitelikteki bu sözleşmede, karşı edim olarak malvarlığının tamamı ya da bir kısmının devri, sağlararası tasarruf yoluyla olabileceği gibi ölüme bağlı tasarruf yolu ile de olabilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin de muvazaa olduğunun ileri sürülmesi (yani gerçek iradenin diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunun ile sürülmesi) her zaman mümkündür. Şayet bakım alacaklısının temliki işleminde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse, örneğin mirasçılardan mal kaçırma düşüncesinde ise bu takdirde iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğundan söz edilemez. Ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin davalarda asıl saptanması gereken husus, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılıp yapılmadığının ve bakıp gözetme karşılığında minnet duygusunun değil, bağış amacının üstün tutulup tutulmadığının saptanmasıdır.

, , htvyasam,

GÜNCELLENME