HABER

Marmaris yangınında son durum

Muğla'nın Marmaris ilçesinde farklı noktalarda devam eden orman yangınıyla mücadelede 3'üncü güne girildi. Alevler rüzgarın etkisiyle Marmaris güzergahına doğru ilerlemeye başladı. Yangının duman ve külleri Marmaris ilçe merkezine ulaştı. Datça-Marmaris karayolu da trafiğe kapatıldı. Yangında son duruma ilişkin açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, "Büyük ölçüde sıkıntı giderildi, bugünü takip etmeliyiz" dedi. Bakan Kirişci, "Hükümetimizin burada evlerini tahliye ettiğimiz ailelerle ilgili 3'er bin liralık nakit desteği oldu" dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, "En büyük riskimiz öğleden sonra çıkabilecek rüzgar. Biz onun oluşturacağı sonuçlarla ilgili tedbirleri almaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Marmaris'te ormanlık alanda çıkan yangınla mücadele son sürat devam ediyor. Orman işçileri ve itfaiye ekipleri, gece boyunca yangına karadan müdahale etti. Sabah erken saatlerde ise havadan müdahale yeniden başladı. Bördübet mevkisindeki yangının duman ve külleri rüzgarın etkisiyle ilçe merkezine kadar geldi. Asparan mevkisinden ilçe merkezine gelen yol trafiğe kapatıldı. İlçe merkezine ulaşım İçmeler Mahallesi'nden sağlanıyor. Yangın nedeniyle Datça-Marmaris karayolu da trafiğe kapatıldı.

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Marmaris'teki orman yangınına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci: Rüzgar olacağı yönünde bilgilendirme de var. Çalışmalarımız sabahın erken saatlerinden itibaren başlamıştı. Ancak dün gece boyunca sabaha kadar tüm teşkilatlarımız yoğun bir çalışmayı karadan sürdürmüşlerdir.

Konu neticelenmiş diyemeyiz, Meteoroloji'nin bugün öğleden itibaren rüzgar olacağı yönünde bilgilendirmesi var

Bu başarıda bu çalışmanın çok büyük bir etkisi olduğunu belirtmek isterim. Kullandığımız araç gereçlerle ilgili bilgi arz etmek isterim. Toplam 453 adet arazözümüz var.

Toplam araç sayısı bakımından adım atacak yer yok. Büyük ölçüde sıkıntı giderilmiş durumda ama o söz sözü söyleyebilmek için bugünü takip etmek zorundayız.

Helikopterlerimizle birlikte uçaklarımız da hizmetlerini veriyorlar. Bu arada dün de belirtmiştim, biz bir yardım çağrısına çıkmadık uluslararası arenada ama İsrail ve Romanya olmak üzere bize yardımcı olmak adına teklifleri var. Biz bugün yapılan tekliflerle ilgili şimdilik beklemede tutuyoruz. İnşallah bu güzel habere de yaklaşırız diyoruz. Bu rüzgarın ne yapacağıyla ilgili kesin bir şey söylemek mümkün değil. Buradaki yöre halkına çok teşekkür ediyorum. Dün burada kısmen bahsedildi, hükümetimizin burada evlerini tahliye ettiğimiz ailelerle ilgili 3'er bin liralık nakit desteği oldu. Vatanımıza, milletimize geçmiş olsun diyorum şimdiki haliyle.

BAKAN SOYLU: EN BÜYÜK RİSK RÜZGAR

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: En önemli mesele yangın başladığı anda orman teşkilatımız çok kısa bir sürede müdahale etti. Bu kısa müdahale yangının daha geniş alanlara yayılmasını engelledi. Akredite sivil toplum kuruluşlarıyla birlikteydik, önemli bir tespiti söylediler. Biz yangın alanlarına sivil halkın girişini engelledik. Çok profesyonel bir çalışma oldu. Yani aman birisine bir şey olacak mı endişesinden ziyade eğitim alan ekiplerin koordinasyonu çok iyi oldu. Hava ve kara koordinasyonu burada çok iyi oldu.

Olağanüstü bir koordinasyon ortaya koydular. Şu anda Sayın Bakanımızın dediği gibi 1 bölge var. En büyük riskimiz öğleden sonra çıkabilecek rüzgar. Biz onun oluşturacağı sonuçlarla ilgili tedbirleri almaya çalışıyoruz. Bu bölgeye gelip de buranın hassasiyetini yaşamayıp, bir söz söyleyip de boş takıldı olsun ne olursa olsun diyenler var. Bizim zihnimizi en çok meşgul eden budur.

"BURADA HELİKOPTE-UÇAK YOK DEMEK BİR YALANDIR"

Bir yalan metre icat edilse, herhalde Türkiye'de afetlerle ilgili söylenen yalanlar üzerinden en büyük cirosunu yapar. İkincisi bir partinin genel başkan yardımcısı, ki partinin genel başkanının sözcüsüdür. Siyasetin kendi adına kuralları var. Buraya gelip burada helikopter, uçak yok demek bir yalandır. İkinci büyük yalan yangının riskinin nereye olduğunu bilmeden bu yangını burada bu yangını Cumhurbaşkanlığı'nın Otluk Koyu'ndaki yeri için bütün hava uçaklarını yapıyor diye bir zihnimizle dalga geçmek, iki milletle dalga geçmez, üç bunla yapılan büyük mücadeleyi ortaya koyanların emeğine bir gram saygı göstermeden böyle bir değerlendirme ortaya kuymak herhalde siyaset kurumuna yakışmaz.

TBMM altında bulunan bir milletvekiline ulu orta yalan söylemek yakışmaz, Genel Başkanı'nın sözcülüğünü yapan birine hiç yakışmaz. Allah'tan korkun, kuldan utanın. Hukukun kendine ait yalana dair bir yaptırımı var ama biz Müslüman bir milletiz. Yalanı dinimiz çerçevelendirmiş ve bu konuda, gıybet konusunda, insan eti yemeye kadar bir derecelendirme ortaya koymuş. Ayıptır, günahtır, yazıktır. Onları Allah'a havale ediyoruz ve biz işimize bakıyoruz.

"ORMAN KONUSUNDAKİ CEZALAR ARTIRILMALIDIR"

Bu ormanların sahibi doğadır. Bu ormanların sahibi kimse kusura bakmasın arabasını alıp bu ormanda piknik yapayım diyen kişilerin değildir. Eline içkisini alıp, kendisini kaybedip buranın yakılmasına vesile olan kişilerin değildir. Allah rızası için piknik alanları var. Bu yasaklamalarımız hala devam ediyor. Piknik alanlarında bu yapılabilir. Bir kişi ormana girmiş ve yangını başlatmış. Mesele hem kamusal mesele hem de dünyanın ilgilendiği bir mesele haline gelmiş. Zannediyorum savcılığa sevk edilecek, mahkeme karar verecek. Bu işlerden canı yanan birisi olarak söylüyorum orman konusundaki cezalar artırılmalıdır. İdam konusu çok tartışılıyor ama idamın da kendine ait bir caydırıcılığı söz konusudur. Evet ağza hoş gelmiyor ama bu kadar sorumsuzluğunun da güçlü bir cezası olması gerekir.

GÜNCELLENME