HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Şule' belgeseli gösterimi programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde Şule Yüksel Şenler Vakfı'nın tanıtımı ve "Şule" belgeseli gösterimi programına katıldı. Erdoğan, "Milletimiz o meşum günlerde dik duranlarla, darbeye ve darbecilere alkış tutanları asla unutmamıştır, unutmayacaktır. Bu millet, darbecileri ve darbecilere destek verenleri önce sandıkta, ardından da maşeri vicdanda mahkum etmiştir" dedi.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
Milletin ve memleketin daha ağır bedeller ödememesi için gayret gösteren isimsiz kahramanlara teşekkür ediyorum. Milletimiz o meşum günlerde dik duranlarla, darbeye, darbecilere alkış tutanları asla unutmamıştır, unutmayacaktır. Bu millet, darbecileri ve darbecilere destek verenleri önce sandıkta, ardından da mahşeri vicdanda mahkûm etmiştir.

DİĞER TARAFTA BAŞKALARI BAŞKA TÜR TOPLANTILAR YAPIYORLAR

Biz bugün burada fikrin, inancın, düşüncenin mücadelesinin ardından gidenlerle bu toplantıyı yaparken diğer tarafta başkaları başka tür toplantılar yapıyorlar. Az önce 'Şule' belgeselinde de izlediğimiz gibi bu ülkede demek ki bu bağımsızlık mücadelesini verenler olduğu gibi bunun aksinin mücadelesini verenler de var, kıyamete kadar da olacak. 

TARİHTE İLK KEZ HUKUK ÖNÜNDE DE HESAP VERDİLER

Millet iradesine kastedenler işledikleri suçun hesabını tarihte ilk kez hukuk önünde vermek zorunda da kalmışlardır.

Ülkemizdeki hak ve adalet mücadelesinin anıt isimlerinden birisi hiç şüphesiz Şule Yüksel Şenler'dir. Evliliğimize vesile olmasının yanı sıra ülkemizin en karanlık dönemlerinde kalemi ile verdiği mücadele ile bizlere rehberlik etti. Şule Yüksel ablamızın aile büyüklerimiz arasında da yeri vardır. Onun tavizsiz yürüyüşü yıllardır bu ülkede hor görülen Anadolu insanına özgüven kazandırdı. Kendisi ülkesi sözkonusu olduğunda sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyebilen bir cesaret timsaliydi. Defalarca tehdit edildi, evi kundaklanarak hayatına kastedildi, konferanslarına bomba ihbarı yapıldı, pek çok kez tahkikate uğradı, 'çarşafçı konferansçı' denilerek medya organları eliyle itibar suikastına maruz bırakıldı. Ama o asla geri adım atmadı. İnancı uğruna bedel ödemekten çekinmedi. Şule Yüksel hanımı aldığı ölüm tehditlerine rağmen Türkiye'yi bir uçtan diğer uca üç kez dolaştıran inanç buydu. O sadece seçkin bir münevver değil aynı zamanda samimi bir murşitti. Bugün asli kimlikleri ile sosyal hayatta var olan herkesin Şule Yüksel hanıma şükran borcu vardı. Onun emeği olmasa Türkiye'de başörtüsü mücadelesi bugünkü seviyeye gelemezdi. 

Merhum Şule Yüksel Şenler ablamız hayatına dokunduğu insanlarla, geride bıraktığı pek çok kitapla inşallah daha nice seneler boyunca gönül dünyamızda kandiller yakmaya devam edecektir. 

DARBELERİN MİLLETİN GÖNLÜNDE AÇTIĞI YARALARI BIKMADAN, USANMADAN ANLATMALIYIZ

Tek parti zihniyetinin gerçek yüzünü, darbelerin milletin gönlünde açtığı yaraları yeni nesillere bıkmadan, usanmadan anlatmalıyız. Diğer türlü yaşananların hafızalardan silinip gitmesine mani olamayız. Kıssadan hisse kapmak, yaşadığımız acıların tekrarının önüne geçmek ancak onlardan ders çıkarmakla mümkündür.

GÜNCELLENME