"Nilüfer Pazvantoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilüfer Pazvantoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilüfer Pazvantoğlu

Varislerden kurtulmak zor değil

Varisler, hem verdiği acı hem de nahoş görüntüsü nedeniyle birçok kadının korkulu rüyası durumunda... Neyse ki artık yarım saatlik bir işlemle varisler tarihe karışıyor.

Damarların büyüyüp şişmesi anlamına gelen ve bacakların alt tarafında daha çok görülen varis, pek çok kadına rahatsızlık veriyor. Ağrı ve kramp gibi belirtileri olan varis, ilerledikçe estetik açıdan da nahoş bir görüntü yaratıyor. Gelişen tıp teknolojisi, kadınların bu şikayetini ortadan kaldırıyor. Artık ortalama yarım saatlik bir işlem sayesinde varislerden kurtulmak mümkün.

Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu, uyguladıkları varis tedavisinde başarının, doğru hasta, doğru zaman, doğru teşhis ve doğru tekniğin seçilmesi ile sağlandığını belirtiyor: "Endovenöz laser yönteminin süresi ortalama yarım saat, üstelik genel anestezi gerektirmiyor. Hasta yarım saat sonra evine ya da işine gidebiliyor. Ayrıca varise bağlı tüm ağrı da ortadan kalkmış oluyor."

UYGULAMA SONRASI AYNI GÜN İŞBAŞI

Dr. Ergenoğlu, yeni yöntemin ameliyata göre farklılıkları konusunda ise şu bilgileri veriyor: "Ameliyata göre enfeksiyon riski çok daha az, işlem sonrasında morarma riski daha düşük. Ameliyattan sonra hastanın 10-15 gün dinlenmesi gerekiyor ve çalışıyorsa da işine gidemiyor. Burada ise hasta, aynı gün veya ertesi gün işbaşı yapabiliyor. Hastalardan istediğimiz tek şey; 24 saat süresince ağır egzersiz yapmamaları... Anestezi almadığı ve hastanede yatmadığı için işlemin maliyeti, ameliyata göre çok daha düşük. Ayrıca yapılan çalışmalar, ameliyatın sonuçlarından hiçbir farkının olmadığını ortaya koydu. Bu teknik ABD’de uzun yıllar denendikten sonra, ameliyata kıyasla tedavideki başarı oranı nedeniyle uygulanmaya başlandı."

Star cazibesi

Bu kış eller koyu renklerin seksi cazibesiyle dikkat çekiyor. Özellile tırnaklara verilen yuvarlak form ise 50’li yılların görüntüsünü geri getiriyor.

Bakımlı eller ve tırnaklar, bir anlamda ihtişamın da gizli göstergesi kabul ediliyor. Ve bu kış sezonunda koyu tonlardaki ojeler, açık doğal renklerin hakimiyetine son verdi. Bu mevsim bütün kadınlar, manikürlü ve koyu tonların egemenliğindeki tırnaklarıyla, 50’li yılların Hollywood tarzını günümüze uyarlayacak.

Hollywood’un unutulmaz divalarından Myrna Loy’un cazibesi, Lanvin’in kış sezonu defilesinin güzellik ikonlarından biri olarak yeniden ruh buldu. Bu sezon özellikle uçları hafifçe yuvarlatılmış tırnaklar, elleri de şık gösteriyor. Renklere gelince; mürdüm, siyah, bordo ve mor, geçmişin ihtişamını tırnaklara taşıyor.

Yoğun yüz ve vücut bakımı

Uzay fizikçisi Dr. Max Huber’in yarattığı La Mer’in kabini geçtiğimiz haftalarda Harvey Nichols’ta açıldı. Farklı yüz ve vücut bakımları bulunan kabinde, iki farklı yoğun yüz bakımı uygulanıyor; La Mer Luxury Signature Facial ve Radiant Facial... Her biri 60 dakika süren yüz bakımlarında, refleksoloji tekniğinden faydalanılıyor. Bakım sonrasında ise son derece dinlendirici bir masaj ile rahatlamanız sağlanıyor.

OCEANA PROJESİ İLE DÜNYA OKYANUSLARI KORUNUYOR

Dünya okyanuslarının içinde bulunduğu kritik durum, günden güne daha da kötüye gidiyor. Büyük çapta endüstriyel balıkçılık, okyanustaki vahşi yaşama zarar veriyor. Aynı zamanda, karadaki endüstriler de okyanusa atıklarını bırakıyor. Bunların sonucunda balıkçılık azalıyor, deniz yaşamı yok olmaya başlıyor, kıyı suları kirleniyor ve denizdeki canlılar zehirleniyor.

La Mer’in sosyal sorumluluk projesi altında çok önemli bir yere sahip olan Oceana’nın kampanyaları sayesinde, dünyanın en büyük ve en önemli doğal sistemi, geçimini denizden sağlayan on milyonlarca insan ve yaşam kaynağı olarak denize bağlı milyarlarca canlının geleceğini kurtarmayı amaçlıyor.

Kusursuz makyajın sırları

Makyaj bir kadının en önemli silahlarından ve onu mükemmel kılmak yine bizim elimizde. Kendi yüz hatlarını tanımadan gelişigüzel yapılan bir makyaj sizi gülünç duruma bile düşürebilir! Oysa, bir güzellik gurusu olmak hiç de zor değil...

PARMAKLAR ÇOK ÖNEMLİ

Aslında makyaj sırasında en önemli malzemenizin parmaklarınız olduğunu söylemeye gerek yok. Uzmanlar özellikle fondöteni parmakla sürmenin en doğrusu olduğunu söylüyorlar. Çünkü vücut ısısı sayesinde fondöten yüzde homojen bir şekilde dağılmış oluyor ve cilt tarafından emilmesi kolaylaşıyor. Sonuç, doğal ve pürüzsüz bir görünüm...

YÜZ KREMİ SADECE YÜZ İÇİN Mİ

Yüz kreminizi düzenli olarak kullanıyorsunuz, değil mi? Özellikle 30’lu yaşlardan itibaren cildin kaybettiği nemi büyük oranda sağlayan ve esnekliğini korumasına yardımcı olan bakım kremlerini sadece yüzünüzle sınırlamayın. Yaşlılık izlerinin en fazla görüldüğü ellerin üst bölümünü ve dirseklerinizi de cilt kremleriyle besleyebilirsiniz.

İKİ EYE-LINER KULLANIN

Gözler, makyaj sırasında her zaman yüzün en fazla vurgulanan kısmıdır. Makyaj artistleri abartılı olmayan ama dikkat çekici gözlere sahip olmanın ipuçları arasında, iki farklı tonda eye-liner kullanmayı da öneriyor. Gözlerinizdeki parlaklığı vurgulamak için açık kahve tonlarındaki eye-liner’ınızı kirpiklerinizin alt kısmına, koyu kahve tonlarını ise üst kirpiklerinizin diplerine sürün. Bu uygulama yüzünüzü daha aydınlık, gözlerinizi de daha iri gösterir.

PARTi ŞIKLIĞI

Parti zamanı yaklaşırken iki önemli telaşımız olur. Birincisi, sevdiklerimize alacağımız hediyeler, ikincisi ise ’ne giyeceğim’ derdi! İşte, Elle dergisinin verdiği sizi bu dertlerden kurtaracak bazı ipuçları...

Parti öncesi tatlı telaşlarla geçer. Bu dönemde düşünecek çok şey vardır. Alınacak hediyeler, gidilecek mekan ya da evde verilecek davette ikram edilecek yemekler, dekorasyon, giyilecek kıyafetler ve tabii aksesuvarlar...

Bunlar peş peşe sıralanınca bizi fazlasıyla yorup meşgul edebilecek, hatta büyük bir sorun olabilecek işler gibi görünseler de aslında amaç bu keyifli dönemin tadını çıkarmak olmalı. Tabii bu telaş ve özellikle "Ne giyeceğim?" sorusu, her zamanki gibi daha çok kadınları ilgilendiriyor. Ve parti tarihi yaklaştıkça, bu soru gözümüzde büyüdükçe büyüyor, heyecanımız katlanarak artıyor.

Erkekler ise bizlerin bu kıyafet meselesini neden "dert" ettiğimize anlam veremiyorlar. Çünkü onlar için durum aşağı yukarı şöyle cereyan ediyor. Bu ister bir ofis partisi, ister doğum günü yemeği veya kutlaması olsun, yapacakları hareket en genel hali ile şundan ibaret: Gardırobu açmak, ele geçen ilk takım elbise ve gömleği almak, kravat seçmek ve bunları giymek! Tabii ki istisnalar var, fakat çoğunluğun giyinme ile ilişkisi bundan çok da farklı değil.

Kadınların parti hazırlığı ise günler, hatta haftalar öncesinden başlar. Önce soyut, yani düşünme ve merak etme düzeyinde... Onlar bu süre içinde tüm olasılıkları, gardırobun kapaklarını hiç açmadan dahi gözden geçirirler (ve çoğu zaman bu gece veya gecelere uygun elbise veya aksesuvarlarının olmadığını tespit ederler). Tüm bunlar bu konuda somut tek bir adım dahi atmadan gelişir.

Sonraki aşama

Bu konudaki telaş arttıkça ve daha da önemlisi, parti yaklaştıkça kadınlar daha somut adımlar atmaya başlarlar. Bu en uygun parti kıyafetini araştırmak ve alışverişe çıkmak anlamına gelebiliyor. Peki partide ne giyeceğimize karar verirken nelere dikkat etmeliyiz? Hangi partiye hangi kıyafeti seçmeliyiz? Kıyafet, aksesuvarlar, saç ve makyaj konusunda ne kadarı karar ne kadarı zarar olur?

Hazırlanmanın aşamaları

n Büyük ihtimalle ofisteki sade bir kokteyl için gün boyu giydiğimiz ayakkabılar uygundur. Bunları yanımızda getirdiğimiz şık bir çift topuklu ayakkabı ile değiştirmek de olasılık dahilinde... Kokteyl iddialı kıyafetlerin giyildiği lüks bir mekanda yapılacaksa, o zaman şık ayakkabı şart olur. Sabaha karşı veya parti sonrası eve dönüş yolunda giyilebilecek rahat bir ayakkabıyı otomobilin bagajında bulundurmak da akıllıca bir harekettir.

n Cevaplanması gereken bir diğer soru da şu: Katılacağımız parti sade bir ortamda mı yapılacak, konseptli bir balo şeklinde mi geçecek, yoksa iddialı gece kıyafetlerinin giyildiği bir yerde mi düzenlenecek? Kıyafet seçimi konusundaki en belirleyici faktör genelde budur.

n Söz konusu parti veya kutlamaya başka kimlerin katılacağını öğremek/bilmek de kıyafet konusunda önemli bir ipucu sayılır. Bunu öğrenmek faydalı olabilir.

n Parti gecesinde, önemsiz bir ayrıntıymış gibi görünse bile hava durumu da önemli bir etken. Neden mi? Çünkü şık bir kıyafeti uygun bir palto veya ceketle tamamlamak, dünyanın en zor işlerinden biri. Yanlış veya eksik bir seçim, muhteşem ve özenle seçilmiş güzel bir kıyafetin bile puanlarını kırabilir. Hava çok soğuksa uzun siyah bir palto, değilse şık (ipek/saten kumaştan) bir pardösü iyi fikir olabilir. Boyuna takılacak bir eşarp veya atkı da şıklığınızı tamamlayabilir.

n Çok özel bir partiye katılıyorsanız, her zamankinden daha iddialı seçimler yapmaktan, cesur olmaktan, farklı kıyafetler denemekten çekinmeyin. Yeter ki bunları giydiğinizde makyaj, saç ve takılar konusunda daha sade olmaya bakın.

n Sade derken bu her zamanki gibi meşhur "küçük siyah elbise" anlamına gelmek zorunda değil. Neden bu defa bu "küçük beyaz ve ilginç bir elbise" olmasın? Kulağa biraz riskli geliyor, ancak bu öneri zaten risk almayı sevenler için.

n Takı konusunda abartmayın. Siz elegan veya şaşırtıcı olmayı seçin.

n Çok dekolte, çift dekolte ve aşırı seksi kıyafetler iyi fikir olmayabilir. Seksi olmak için sınırları zorlamaya hiç gerek yok.

n Ofisteki (veya ofis dışındaki) spontane düzenlenen ya da sizin son anda haberinizin olduğu mini kutlamalar için fazla telaşlanmanıza gerek yok. Yılbaşı, doğum günü gibi parti ihtimali olan günler yaklaştıkça, kıyafetlerinizi ona göre seçin, her an her şeye hazır olun. Mesela bir süreliğine jean giymekten vazgeçin. Yanınızda kıyafetinizi tamamlayabilecek veya daha şık hale getirebilecek aksesuvarlar bulundurun.

Kıyafet seçiminiz ne olursa olsun, hazırlanmaya çok önceden başlayın ve sakın partiye geç kalmayın! Gecenin yıldızı olmak istiyorsanız eğlenmeye, ne olursa olsun artık kıyafet konusunu düşünmeyip gecenin keyfini çıkarmaya bakın. Güzel ve şık görünmenin en zahmetsiz ve kestirme yolu budur.
X