"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Vaizler hazır

HÜKÜMET baştan açıkladı:<br><br>“Akil İnsanlar Heyeti” denilen heyet...

Karar alıcı, yönlendirici, alınan kararları etkileyici, duruma müdahale edici, gözetleyici, denetleyici, değiştirici, hakemlik yapıcı bir heyet olmayacak...

* * *

Peki ya ne heyeti olacak?
-  Bir tür nasihat heyeti...
-  Bir tür tebliğ topluluğu...
-  Bir tür “eyaletlere göre belirlenmiş vaizler” kadrosu...
-  Bir tür sürecin propaganda ekibi...
Gidecekler, anlatacaklar ve halkımızı “süreç”e ikna etmeye çalışacaklar.

* * *

Peki halkımız dinler mi bu vaizleri?
-  Eğer “Madem bizi hükümet seçti, o halde biz de hükümetin attığı her adımı halka benimsetmeye gayret etmeliyiz” demezlerse...
-  Eğer doğruya doğru, yanlışa yanlış derlerse...
-  Eğer hükümetin ideolojik aygıtı gibi davranmazlarsa...
-  Eğer gerektiğinde Başbakan’a bile “süreci baltalama” diye çıkış yapabilirlerse...
-  Eğer ihtilaf çıktığında hakkaniyeti gözetirlerse...
-  Eğer tek bir hassasiyeti değil de bin türlü hassasiyeti dikkate alırlarsa...
-  Eğer hükümetin “propaganda ekibi” gibi davranmazlarsa...
Halkımız da dinler, dünya da dinler, kâinat da dinler...

* * *

Aksi takdirde...
Süper sıkıcı nutuklar atmak durumunda kalırlar ki...
Konuşurlarken muhafazakârlar bile uyuklar.

Murat Ülker ile Bedri Baykam

ÜLKER’in sahibi işadamı Murat Ülker, Kemalist dip dalgasının şanlı ressamı Bedri Baykam’ın “boş bir çerçeve”den ibaret eserine büyük para vermiş.
Ortalık yıkılıyor.

* * *

Tepkiler iki noktada toplanmış durumda:

BİR: Boş çerçeveye bu kadar para verilir mi?

İKİ: Ülker’in patronu, nasıl olur da Kemalist ressamın boş çerçevesine bu kadar parayı verir?

* * *

Sorulara cevap bulmak için...
Radikal’de Eyüp Can’ın, “Murat Ülker bu eseri neden aldı?” sorusuna cevap verme iddiasındaki makalesini dikkatle okudum.
Okuyunca da şaşırdım doğrusu...
Ben sanıyordum ki Eyüp Can...
“Kavramsal sanat” meselesine açıklık getirecek...
-  “Boş çerçeve”nin hikmetleri konusunda bizleri aydınlatacak...
 -  Ve makaleyi bitirdiğimizde “Bedri Baykam’ın eserinin aslında ucuza bile gittiği” noktasına ulaşacağız.
Fakat heyhat!

* * *

Eyüp Can, makalesinde “Murat Ülker ezber bozdu” diyor, başka da pek bir şey demiyor.
Eyüp Can’a göre...
-  Murat Ülker, o “eser”e büyük paralar bayılarak hepimizin ezberini bozmuş.
-  “Ülker’ci değilim Eti’ciyim” diyen Bedri Baykam’ın ezberini bozmuş...
-  Tartışmalı bir esere o kadar parayı sayarak Bedri’ye “Sen misin hadsiz hesapsız konuşan” demek istemiş...
-  Bu zamana kadar yüzlerce eser alan Murat Ülker, hiçbir eser alımında bu denli ezber bozmamış...

* * *

Buradan Murat Ülker’i uyarıyorum:
Gerçekten de “boş çerçeve”ye bu kadar para sayarak sadece ezber bozmayı amaçladıysa...
“Kavramsal sanat” alanında eser veren birçok sanatçı...
Murat Bey gel biraz da bizim ezberimizi boz” diyerek...
Ülker’e ve Ülker ürünlerine ağızlarına geleni söylemeye başlayabilirler.
Aman dikkat! Aman dikkat!

Teşekkürler Abdullah Gül

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’e soruluyor:
Hasan Cemal’in artık yazamaması için ne diyorsunuz?”
Cumhurbaşkanı Gül, doğrudan “patron”u hedef alarak şunu söylüyor:
Yazdırmalıydılar... Ayıp ettiler... Empoze varsa bile direnmeliydiler...”

* * *

Teşekkürler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül... İktidardan korkusuyla yazar atan patrona... İktidardakilerin bile sahip çıkmayacağını gösterdiğiniz için.

Yine olmadı CHP

EY CHP...
-  Diyelim ki: Ortalık yapay gündemlerle sarsılıyor.
-  Diyelim ki: Yakıcı sorunlar öylece dururken millete “meleklerin kanadı” tartışması sunuluyor.
Böyle bir ortamda...
Sen çıkıp da...
Bırakın bu işleri... Asıl gündem işte budur” diye ortalığa atılsaydın...
“Tamam” derdik.
Oldu” derdik.

* * *

Ama sen ne yaptın?
-  Milletin en yakıcı sorununa iyi-kötü çare aranırken...
-  Gündem en hakiki sorunla dopdoluyken...
-  30 yıllık devasa sorun için tarihi kararlar alınırken...
Sen tuttun...
Koca grup toplantında, bu soruna tek bir kelime bile değinmeden... Bambaşka bir sorunu gündeme getirmeye çalıştın.

*  * *

İşte bu nedenle...
“Oldu/Gözlerim doldu” bile demiyoruz, diyemiyoruz.

Hülya Avşar’ı akil insan olarak seçmek

“AKİL insanlar” listesi açıklandı...
7 iklim dört bucak inceledik: Hülya Avşar yok.
Ama zannetmeyin ki devletimiz Hülya Avşar’ı “akil insan” olarak düşünmemiş.
Düşünmüş efendim düşünmüş, teklif de götürmüş.
Ancak Hülya Avşar teklifi kabul etmemiş, sürece dışarıdan destek vermeye karar vermiş.

* * *

Hülya Avşar’dan “Süper akil insan olur” diye düşünülmesi üzerine söyleyeceklerim şunlardır:
-  Demek ki “devlet aklı” ile “Acun aklı” arasında esaslı bir fark yokmuş... Dağılabiliriz.
-  Hülya Avşar’ın “Türkiye’nin en akıllı kadını benim” cümlesi, yüce devletimiz tarafından tescillenmiş durumda. Hayırlara karşılık gelsin.
-  “Barış Süreci” ile “Altın Portakal” arasındaki benzerlik: İkisi de magazin seviyor.
-  Devletimiz Hülya Avşar’a “akil insan” teklifi götürerek, halkımızın şöyle bir umuda kapılmasını sağlamaya çalışmış olabilir: “Eğer Hülya Avşar akil insan olabiliyorsa, biz de her şey olabiliriz”. (Bakınız: “İdris Naim Şahin İçişleri Bakanı olabiliyorsa ben de her şey olabilirim” şeklindeki umut...
Sırrı Süreyya’ya bin selam)
-  Devletimizin atladığı tek husus şudur: Hülya Avşar’a “akil insan” olarak teklif götürülen bir dünyaya çocuk getirmek istemeyenlerin sayısı hayli fazla olabilir. Bu durumda “en az üç çocuk” hedefi nasıl tutturulacak?

Güldüren şeyler

-  NİHAT Doğan’ın “akil adam” olamadım diye atarlanması...
-  Sabah gazetesinin “büyümede acı fren” haberini, “Avrupa’nın eksilerde olduğu bir dönemde Türkiye yüzde 2.2 büyüdü” başlığıyla haber yapması...

 

X