GeriAhmet HAKAN Ümit Kocasakal’ı ham yapma oyunu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ümit Kocasakal’ı ham yapma oyunu

AK Parti Milletvekili Bülent Turan, etekleri zil çalarak müjdeyi patlatıyor.

Diyor ki:

“İstanbul Barosu düştü.”

*

Peki suçu neymiş İstanbul Barosu yönetiminin?

Şöyle bir şeymiş:

Baro yöneticileri, Silivri Mahkemesi’ndeki bir duruşma sırasında protesto konuşması yapmışlar. Mahkeme, Baro Yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunmuş.
Bunun üzerine dava açılmış... Avukatlık Kanunu’na göre haklarında iddianame hazırlanan baro yönetimi düşermiş...

*

Böyle şeyleri eskiden Sabih Kanadoğlu, Süheyl Batum falan yapardı.

Yazılı metinlerden bir şeyler bulup buluştururlar ve ortaya çıkardıkları içtihatlarla AK Parti’ye mavi gökyüzünü dar ederlerdi.

Bu bir sendromdur.

“Sandıkta yenemediğini yasa metinlerinden çıkarılan zorlama içtihatlarla yenme” sendromu...

Başbakan Erdoğan, bu sendromu Ece Ayhan’ın “Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim” dizesine atıf yaparak açıklamaya meraklıdır.

*

Gelinen nokta şudur:

Tüzüklerle çarpışarak büyüyenler, şimdi hasımlarını tüzüklerle çarpışmak zorunda bırakıyorlar.

Bir şey değişmiyor yani...

Gidiyor Sabih’ler, Süheyl’ler...

Geliyor Bülent Turan’lar...

Boz şu ezberi

AK Parti’li Süleyman Soylu diyor ki:

Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ilelebet ve ebedi başkanıdır.”

* * *

CHP’li Osman Aydın diyor ki:
Artık ihtilal yapacak komutan kalmadı, öyle bir kurtuluş yok.”

* * *

Biri liderini kutsamaktan, diğeri kurtuluşu askerde aramaktan kınanmalı.

Ama gelin görün ki...

-  İktidar yandaşları CHP’liyi...

-  İktidar karşıtları da AK Parti’liyi...

Dillerine doluyorlar.

AK Parti’liye laf eden AK Parti’li, CHP’liye laf eden CHP’li yok ortada...

Yani tam bir “herkesin antidemokratı kendine” durumu...

* * *

Şöyle olsa:

-  AK Partililer, Süleyman Soylu’ya “Sen de biraz fazla uçmuşsun birader” diyebilseler...

-  CHP’liler, “Askeri darbeleri kurtuluş diye nitelendirerek halt etmişsin sen” diyebilseler...

İşte o zaman bir şeyler değişir.

Belki de iklim değişir, Akdeniz olur.

Aziz Yıldırım’ın yükselişi ve düşüşü

-  MAĞDURİYETTEN yükseldi, kibirden düşüyor.

-  Süper transferlerle yükseldi, berbat transferlerle düşüyor.

-  Galibiyetlerle yükseldi, mağlubiyetlerle düşüyor.

-  Susarak yükseldi, konuşarak düşüyor.

-  Takım iyiyken diktatörlüğüyle yükseldi, takım kötü olunca diktatörlüğüyle düşüyor.

-  Parayı bastırarak yükseldi, “Parayla pulla olmaz bu işler” diyerek düşüyor.

-  Recep Tayyip Erdoğan taktikleriyle yükseldi, Kemal Kılıçdaroğlu taktikleriyle düşüyor.

-  Alex’le yükseldi, Aykut Kocaman’la düşüyor.

Dolar milyoneri gazeteciler

HERİFİN biri marjinal gazetenin en marjinal köşesinde “Dolar milyoneri gazeteciler” diye bir liste yayınlamış.

Kanıt? Yok. Dayanak? Yok. Belge? Yok. Kayıt? Yok.

Yok oğlu yok yani...

Peki ne var? Sallama var.

* * *

Aslında mesele edilecek bir şey değil.

Normalde yüzünü buruşturup geçersin.

Fakat gel gör ki çağımızda geçemiyorsun.

Çünkü bu üfürük, internet siteleri tarafından alıntılanıyor ve böylece “sanal” kayıtlara geçiyor.

Yetmezmiş gibi bir de sanal âlemde veri kabul edilip tartışılıyor.

* * *

Kısacası çağımıza özgü bir marazla karşı karşıyayız:

Artık üfürükler, marjinal gazetelerin çamur köşesinde kalmıyor, daha geniş bir ortama sıçrayıveriyor.

Kaç şu tiplerden

-  Hülya Avşar gibi gerekçesiz özgüven sahibi kişilerden...

-  Emre Belözoğlu gibi mahkemeye milli formayla giderek avantaj sağlamaya çalışan kurnazlardan...

-  Serdar Ortaç gibi kendini hep haklı gören tiplerden...

-  Bekir Coşkun gibi millete koyun demeye meraklı köşecilerden...

-  Deniz Seki gibi hep ama hep mağduru oynayanlardan...

-  Sonny Corleone gibi anında parlayan şahsiyetlerden...

-  Tuba Ünsal gibi çocuğunu götürmeyeceği hastaneye çocuğunun bakıcısını götüren tiplerden...

-  Can Tanrıyar gibi sürekli eski karısının annesinden söz eden tiplerden...

Ne olacak bu CHP’nin hali

“Ne olacak bu memleketin hali” muhabbetlerinin yerini “Ne olacak bu CHP’nin hali” muhabbetleri almış durumda.

Geçen akşam ben de bu türden bir muhabbetin tam ortasına düştüm.

O muhabbetten tuttuğum notlar aşağıdadır:

* * *

Biri dedi ki: Bir bayrak rüzgâr bekliyor arkadaş. Bu CHP, ancak bir büyük heyecan fırtınası estirmelidir. Ancak öyle kurtulur.

-  Biri dedi ki: Halka dokunamıyoruz. Tek sorun bu... Bakın Mustafa Sarıgül’e... Adam halka dokunarak işi götürüyor.

-  Biri dedi ki: Bu partide var bir sorun... Bu partiyi kapatıp yerine adam gibi sosyal demokrat bir parti kurulmalı...

-  Biri dedi ki: Kemal Kılıçdaroğlu ile de olmuyor bu iş... Vatandaş ondan umudu kesmiş durumda... Tam bir hayal kırıklığı...

Biri dedi ki: İdeoloji tartışmalarının halkta bir karşılığı yok... İdeoloji tartışmaları bir tarafa bırakılmalı...

Biri dedi ki: Hüseyin Aygün de, Birgül Ayman Güler de tabandan tepki alıyor... Her iki isim de partiye büyük zarar verdi.

-  Biri dedi ki: “Ulusalcılar” adı verilen grubun derdi ideolojik değil, ideolojiyi bahane edip parti içinde etkinlik sağlamaya çalışıyorlar.

Biri dedi ki: Baykal kenarda ellerini ovuşturarak izliyor olup bitenleri... Yeniden partinin başına geçmek için fırsat kolluyor.
Muhabbet böyle uzadı gitti.

İki güzel şey

BİR: Hrant Dink Malatyalı’dır. Malatya’da onun doğduğu
sokağa Hrant Dink adı verilmiş. Malatya Belediyesi’ni bu kararından dolayı kutluyorum.

İKİ
: AK Parti’li Hüseyin Çelik, “Ne yani terör sorununu çözmek için teröristbaşı ile değil de Sultanahmet Camisi imamı ile mi konuşacağız” demişti. İmamların örgütlü olduğu sendikanın başkanı Çelik’i, “İmamları alaylarınıza alet etmeyin” diye uyarmış. Helal olsun kendisine.

X

Aziz’in şahlanışına dair serbest çağrışımlar

Kaosa pek de mütevazı olmayan bir katkı... Çarşıyı karıştırmak istedi galiba. Ve başardı da!

- İnsan kendisini dinledikçe... “Amma da çok şey biriktirmiş” demekten kendini alamıyor doğrusu.

*

- Artık Ali Koç’a karşı başkaldırmanın vaktinin geldiği inancıyla konuştu. Şarkısı: “Başkaldırıyorum, varın benim farkıma.”

*

- “Aziz Yıldırım tarzı polemik” diye bir şey var. İnsan nefret etse de özlüyor bu tarz polemiği.


Yazının Devamını Oku

Bir muhalefet partisi yerli aşı konusunda şu tutumu alabilir

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmış.

Demiş ki:

*

“Yerli aşı meselesinden siyaset devşirmeye çalışıp da böyle önemli bir sürecin baltalanmasına müsaade etme. Bırak Sağlık Bakanlığımız süreci olması gerektiği gibi yürütsün. Bu konuyu da algı operasyonuna kurban edersen bu sefer altında kalırsın.”

Tam olarak ne demek istiyor Akşener?

Pek anlayamadım.

*

Erdoğan’a,

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş için yazdım: Ne zaman istifa edilir ne zaman istifa edilmez

Eğer grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

EZİP GEÇERSEN NE OLUR?

EĞER grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

Gol yağdırmışsan...



Acayip organize bir takımla sahaya çıkmışsan...

Yazının Devamını Oku

Silahla poz verenlerden korkmalı mıyız korkmamalı mıyız?

İki hafta önce...

Elindeki silahla sosyal medyada poz veren tiplerden korkmamamız, çekinmememiz gerektiğini yazmıştım.

*

Yazıda şöyle demiştim:

*

“Sosyal medyada bazı tipler var. Silahla fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar. Daracık pantolon, üstten üç düğmesi açılmış gömlek, ucu sivri bir iskarpin ve silah. Tabanca, tüfek... Her türlü silah. Ey vatandaş! Bu tiplerden sakın korkup çekinmeyin! Çünkü bu kişiler, fotoğraf çektirirlerken ellerine aldıkları silahı asla kullanmazlar. Daha doğrusu kullanamazlar. Çünkü kullanacak olan göstermez.”

*

“Isıracak olan köpeğin havlamaması” tezine işaret eden bir yazıydı bu.

Temel kaygısı buydu yazının.

Yazının Devamını Oku

Aslanlar ha! Aslanlar ha!

HDP İzmir il binasında...

Karanlık bir katilin alçakça saldırısı sonucu katledildi Deniz Poyraz.

*

Lanetledik.

Lanetliyoruz.

Lanetleyeceğiz.

*

Bu alçak katile, Türkiye’de selam çakan bir kişi bile çıkmadı.

Oysa

Yazının Devamını Oku

Silahlı külahlı fotoğraflara dur demenin vakti geldi

En son HDP’ye yönelik saldırının faili olan katilin fotoğrafları çıktı ortaya.

Elinde silahla poz veriyor adam.

*

Sosyal medyada son zamanlarda öyle çoğaldı ki bu tür fotoğraflar.

Eline silahı kapan pozunu veriyor.

Makineli tüfekler, tabancalar falan.


Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku