GeriSeyahat Türkiye’yi gezmemek ayıptır bilmemek ise kayıptır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Türkiye’yi gezmemek ayıptır bilmemek ise kayıptır

Türkiye’yi gezmemek ayıptır bilmemek ise kayıptır

Başaran Ulusoy altı senedir Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) Başkanı. Türkiye ile yatıyor, turizm ile kalkıyor, senenin 200 gününü yollarda geçiriyor. Söz dinlenmeye gelince, iş için gittiği bir yerde geçirilen boş birkaç saatin bile onu dinlendirdiğini, mutlu ettiğini söylüyor.‘Ailenizle birlikte tatil yapınca nereye gidiyorsunuz?’ sorusuna, ‘Ben ailemle tatil yapamıyorum, zaten artık onlar da alıştılar’ diyor. Ofisinde her yer yerli ve yabancı ziyaretçilerine yollanacak hediyelerle dolu. Tabii ki hepsi Türk malı! Ben şimdi bunu neden yazdım? Siz de odalarından biri cevizden incir reçeline, isottan rakıya, zeytinyağına tepeleme yiyecek ve hediyelik eşya dolu bir depo olan bir ofis görseydiniz birilerine anlatmak ihtiyacı hissederdiniz. Başaran Ulusoy ile İstanbul’dan Mardin’e uzanan bir sohbet yolculuğu yaptık, arada Kütahya’da soluklandık. Depodan ben de nasibimi aldım, röportajdan ‘kısa günün kárı’ şeklinde, Türk kahvesi, cezve, sakız ve incir reçeli, fındık, el işlemesi bir kırlent, bir şişe kakao likörü ve envai çeşit TÜRSAB yayını kitapla çıktım, röportajı da tadına doyum olmayan incir reçeli eşliğinde yazdım.Türk hükümetinin halkına ucuz tatil kredisi vermesi lazım. İran bile diyor ki, bana 100 bin kişi getir, sana 20 ay vadeyle tatil kredisi vereyim.ANTALYA’DA SABAH DENİZE GİR AKŞAMÜSTÜ SAKLIKENT’TE KAYAK YAPAntalya ve çevresinin tarihi, güzelliği insanın başını döndürür. Antalya’da resmen yeşilden, denizden yoruluyorsunuz. Antalya’ya giden birçok insan otelden çıkmaz, sadece denize girer, biraz da alışveriş yapar. Halbuki Antalya’da öyle çok şey var ki. Gittiğinizde önce bir tarihle kucaklaşacaksınız. Orada yaşamış medeniyetlerin eserlerini görmek lazım. Bir düşünsenize, mesela Aspendos Antik Tiyatrosu nelere sahne olmuş! Başlarsınız onu düşünmeye, sonra düşünmekten yorulursunuz, deniz kenarında bir yemek yersiniz. Yemekten sonra denize girin, sonra çıkın Saklıkent’te kayak yapın. Antalya’da deniz-kum var, güneş var, alışveriş var, şelale var, kayak var, tarih var. Kuzeyine gidersiniz, karşınıza kervansaraylar çıkar. Antalya turizmin başkenti, bir oksijen çadırı, en güzel gece hayatı. İnsan hiç yemek yerken yarın ne yiyeceğim diye düşünür mü? Antalya’da düşünür. Gül reçeli mi istersiniz, karpuz reçeli mi? Antalya bölgesini gezmek için 15 gün lazım.GAZİANTEP’TE YERE BASIYORSUN ALTINDAN ZEUGMA ÇIKIYORBir kazıyorsunuz, altından Zeugma çıkıyor. Antep’te ne ararsanız var. Orada unutulmuş bir başkent, Tilmen. Bugün orada kazı yapıyoruz TÜRSAB olarak. Tilmen abartısız, Türkiye’nin görsel açıdan en gösterişli yerleşimlerinden biri.TÜRKİYE’DE SEYAHATE 50 KİLO ÇIKAN 70 KİLO DÖNERTrabzon’da mıhlama, Akçaabat’ta köfte, Ege’de balık, Erzurum’da kağıt kebabı, Kütahya’da envai çeşit yemek, Urfa’da kebap... Van’daki Kahvaltıcılar Sokağı’ndan iki saatte çıkabilene hayret ederim. İki saat boyunca o sofrada otlu peynirden balına, bazlamadan çeşit çeşit ekmeğe kadar her şey gelir önünüze. Van Kalesi’nin altında bir Kadınlar Çarşısı var, size açık havada çadırların altında bir yemek yaparlar, doyamazsınız o güzelliğe. Türkiye’nin mutfaklarını anlatmaya kalksam gün yetmez. Bizde bir tatlı vitrinine bakarken tok bile olsanız yemek istersiniz. Türkiye’de 50 kilo seyahate çıkarsınız, 70 kilo dönersiniz. Perhiz, diyet kalmaz. ÜLKESİNİ TANIMAYAN TÜRKİYE’Yİ YURTDIŞINDA NASIL TEMSİL ETSİN Kİ?Her zaman şunu söylüyorum: Türkiye’yi gezin. Burada her şey var, Türkiye bir cennet. Türkiye’yi gezmemek ayıptır, bilmemek kayıptır. Türkiye, denizi, tarihi, muhteşem kültür varlıklarının yanı sıra, insanıyla da eşsiz. Bizdeki insanseverlik ve canayakınlığın avantajı çok iyi kullanılıyor zaten pazarlamada. Bir Türk, Türkiye’nin neresinden olursa olsun, gittiği her yerde ya bir hemşehrisini bulur, ya da bir tanıdığının tanıdığını. Kalacak yer deseniz, pansiyondan beş yıldızlıya, kayıktan lüks gemiye her şey var. İsteyene çadır, uyku tulumu da. Türkiye’yi bilmeden yurtdışına gitmenin hiçbir anlamı yok. Türkiye her yerden daha zengin. Ülkesini tanımayan, Türkiye’yi yurtdışında nasıl temsil eder?TAŞLARIN DİLİ VARKütahya’nın tarihinden çıkıp Mardin, Midyat’a geldiğinizde elişi mi istersiniz, mutfak mı, sanat mı, giyecek mi? Her şey var. İki sokak arayla oynanan folklor, gelenekler farklı ama aynı zamanda birçok düşüncenin harmanlandığı bir yer Mardin. Urfa’ya gidiyorsunuz, bir başka tarih yaşıyorsunuz. Türkiye’nin doğusunda binaların, taşların dili var resmen. Taşın dili olur mu? Orada var. O size yaşadığını anlatmaya çalışıyor, siz de onu anlamaya, görmeye.KARADENİZ’İN YEŞİLİ DENİZİN RENGİNİ BİLE DEĞİŞTİRİRKaradeniz’in yeşili insanı boğar resmen. Ben Karadenizliyim, o yüzden daha da çok seviyorum. Rengarenk yeşil, her tonu var. O yeşil, deniz çizgisiyle birleştiğinde denizin rengini bile değiştirir. Karadeniz’in yağmuru çetindir, güneşi üvey, ürünü yetimdir. Karadeniz insanının espritüelliğiyle o dağlar birleşince bambaşka bir dünya olur orası. Rize’de bir bahçede bakarsınız, bir tabela: ‘Gül ve çiçekleri koparmayın’ Gül çiçek değil mi? Gelirsiniz Araklı’ya, lokantanın kapısında yazar: ‘Burada balık ve hamsi satılır’. Onlar için balık ayrı, hamsi ayrı. Çıkarsınız Ayder Yaylası’na, bir tabela der ki ‘Osmanlı restoranı 150 metre yukarıda’ 100 metre gidersiniz, bir tabela daha: ‘Osmanlı restoranı 150 metre aşağıda.’ Nerede bu restoran?KÜTAHYA’DAKİ AİZANOİ İKİNCİ BİR EFESKütahya’nın neyi yok ki! Kütahya keşfedilmemiş, geçmişteki bazı yerel yönetimlerinin hataları yüzünden yeteri kadar tanıtılamamış bir yer. Osmanlı medeniyetinin, Germiyanoğlu’nun getirmiş olduğu en güzel giysi ve elişi sanatlarının görüldüğü şehrimiz. Harika bir müzesi, harika mutfağı var, kültür varlıkları var... Eski evleri, Germiyanoğlu Sokağı, çinisi, sanatı, her biri bir başka güzellik. Daha ne olsun ki? Üstelik dünyanın ilk ticaret borsası, Türkiye’nin ilk çini müzesi Kütahya’da kurulmuştur.Kütahya’da üç tane iş yapacaksınız. Bir, alışveriş, iki sağlık turizmi. En güzel kaplıcalar, sıcak su derecesi itibarıyla orada. Üç, Aizanoi antik şehri ziyareti. Dünyanın hiçbir yerinde hipodrom ve amfi tiyatronun olduğu bir açıkhava müzesi yok, burası bence ikinci bir Efes. Çavdarhisar’daki Aizanoi Mabedi dünyada eşi benzeri olmayan bir tapınak. Atina’daki bunun yanında hiçbir şey! Tarihteki ilk olimpiyatlar Atina’dan önce burada düzenlenmiş. Şimdi Çavdarhisar’daki eski köy evlerini küçük pansiyonlara çevirmeye çalışıyoruz. Kütahya’yı yaşamamız, yaşatmamız lazım. Kütahya başlı başına bir tarih, medeniyet, kültür.HÜRRİYET SEYAHAT KAMU GÖREVİ YAPIYORHürriyet Seyahat gazetesi bir eksiği doldurdu. Bu ek çıktığından beri işlenen konular ve işlenme şekilleri sayesinde okuyucu bilinçlendi, talep arttı. Türkiye’deki dönüşümü ve değişimi yakalayabilen gazete Hürriyet Seyahat’tir. Okuyan ‘Bir gideyim şuraya’ diyor. Bu aynı zamanda bir kamu görevi. Birilerinin buraları anlatması lazım, ben anlatırım ama ancak 3-5 kişiye. Halbuki Hürriyet yüzbinlerce insana ulaşıyor.EN ETKİLENDİĞİ 5 YERKütahyaMardin - MidyatKaradenizVanAntalyaseyahatte ne okuyorKaradeniz fıkraları okuyor ve boş vakitlerinde Laz fıkraları yazıyor. John Steinbeck’in eserlerini seviyor, Yukarı Mahalle isimli romanını yüz kereden fazla okumuş.ne dinliyorOtomobilinde birçok CD’si var. Türk halk müziği çok seviyor, Zeki Müren ve Dean Martin hayranı. Nat King Cole, Dalida otomobilinden eksik olmayanlar.ne yiyor ne içiyorGittiği yerde deniz varsa sabah kahvaltısında bile balık yiyebiliyor. Mutlaka o bölgenin özel kahvaltısını ediyor.ne giyiyorRahat ve spor giyinmeyi tercih ediyor.neyle seyahat ediyorMümkün olsaydı her yere otomobille giderdi. ‘İnanılmaz ama uçaktan çok korkuyorum’ diyor ama mecburen hemen hemen her gün uçağa biniyor.nerede kalıyorYurtiçinde de dışında da gittiği yerin dokusuna uygun, otantik yerleri tercih ediyor. Yüksek binaları sevmiyor.kimle seyahat ediyorYusuf Duru ile. ‘Onunla seyahat etmek çok eğlenceli’ diyor, bana gösterdiği resimler kelimeleri yetersiz kılıyor.çantasının olmazsa olmazlarıBeş ayrı seyahat çantası var ve hepsi hazır bir şekilde ofiste duruyor. Bahar, kış, yaz ve yağmurlu yer çantaları, bir de yurtdışı bavulu var. Hepsinin içinde tıraş takımı, ilaçları ve temiz çamaşır bulunuyor.MÜZİK MÜZİK MÜZİKArtvin’de tulumla oynarsınız, Trabzon’da kemençeyle horon tepersiniz, Urfa’da halay çekersiniz, Iğdır’da Azeri oyunu oynarsınız. Ben folkloru, horon tepmeyi çok severim. Gittiğim yerlerde de bilirler zaten. Urfa’ya bile gitsem oradaki çalgıcılara çaldırırım.Başaran Ulusoy’dan kendi yazdığı bir Karadeniz fıkrasıOkul Müdürü Temel okulunun yerini tarif etmek için elektrik direğine bir levha asar. Elektrik idaresindeki Dursun bunu görür ve derhal okul müdürüne bir yazı yazar: ‘Bu elektrik direği idareme aittir, levhanı kaldır.’ Temel bu yazıya sinirlenir, Dursun’a bir cevap yazar: ‘Ben levhamdan memnunum, sen direğini kaldır!’
False