GeriHaluk KALAFAT Tufan Türenç: İnönü ve ayrılanlara
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tufan Türenç: İnönü ve ayrılanlara






Tufan TÜRENÇ

ERTUĞRUL Günay'ın tutumunun CHP'yi terk eden, terk ederken de yaptıkları açıklamalarla partilerini yaralayanlara örnek olmasını dilerdim.

Kendisini, yönetimle parti içinde kalarak mücadeleye girdiği için bütün içtenliğimle kutluyorum.

Bir CHP'li olarak doğru hareket etmiştir. Ayrılanların da aynı davranış içinde olmaları gerekirdi.

Genel başkanlık için adaylığını açıklayan Günay'ın Deniz Baykal'a karşı şansı olmadığını da biliyorum.

Ama buna rağmen büyük yüreklilik göstermiş, partisini terk etmeyerek gönülden CHP'li olduğunu kanıtlamıştır.

Çok partili siyasi yaşamda ‘‘öfke hareketleri’’nin bir sonuca ulaştığı görülmemiştir.

Partisinden kopan hiçbir grup, ne kadar haklı gerekçelere dayanırsa dayansın kurduğu partiyi halka benimsetememiştir.

Türk seçmeni bugüne kadar o inanılmaz sezgisiyle partisinden kopan insanları hiçbir şekilde ödüllendirmemiştir.

O nedenle başta Erdal Bey olmak üzere ayrılanların bu öfke hareketini anlamaya olanak yoktur.

Kişilere kızıp partisini terk etmek Atatürk'ün, İnönü'nün emanetçilerine yakışan bir davranış olamaz.

* * *

Parlamento dışında kalan CHP bugün zorlu bir savaş veriyor.

Bu savaşı yürüten genel başkan ve yöneticiler kendiliklerinden gelip oraya oturmadılar.

Onları bu göreve kurultay getirdi.

Sırf onlar başarısız olsunlar diye Çin işkencesi uygular gibi parça parça koparak partiyi durmadan hançerlemek hangi CHP'liliğe sığar?

Erdal Bey eğer yönetimin yanlış yolda olduğuna inanıyorduysa kendisine yeni bir oluşum için ısrar edenlere partide kalmalarını ve yönetimle mücadele etmelerini önermeliydi.

Ama Erdal Bey nedense en kolayını yaptı, önce kendisi tası tarağı toplayıp gitti.

Şimdi soğukkanlılıkla dönüp geriye bakılırsa bu yapılanların koparılan vaveylaya hiç ama hiç değmediği görülür.

Ne oldu? Partiyi yaralamaktan başka ne işe yaradı o abartılı ayrılık şovları...

FP'lilerin bile ‘‘Sizi parlamentoda çok arıyoruz’’ dedikleri CHP'nin kendi evlatları tarafından böyle hançerlenerek terk edilmesi kime ne kazandırdı?

Baykal ve arkadaşlarına duyulan öfke uğruna partiye böyle bir darbe indirmeye değer miydi?

Kendisinden öncekiler gibi Baykal bugün var, yarın yok...

Oysa CHP bir tarih... Hem de bitmez, tükenmez bir tarih...

* * *

Bakın ayrılık gerekçesini yönetimin tüm partilileri kucaklamamasına ve bazı üyelerin hakkını korumamasına bağlayan Erdal Bey, veda yazısını nasıl bitiriyor:

‘‘Bu gerçekleri yönetime anlatamadığım için ben ayrılıyorum. Ama partililer bunları anlatmanın yolunu bir gün bulacaklardır ve CHP o zaman şanlı tarihine yakışan bir yeni yaşama kavuşacaktır.’’

Tam bir kolaycılık mantığı...

Eğer ‘‘Ben kalıyorum çünkü bu bizim partimiz. Yönetime yanlışlarını bıkmadan usanmadan anlatacağım’’ deseydi zor ama doğru yolu seçmiş olacaktı.

Bugün partilerinden kopmuş olanlar da paramparça bir durumda ortada kalmazlar, parti içi mücadeleye yönelirlerdi.

CHP de kendi evlatlarının ihanetine uğramazdı.

Biliyorum ayrılanların yürekleri paramparça. Ama duydukları öfke mantıklarını sildi süpürdü.

Şimdi Baykal'a kurultayda büyük bir görev düşüyor.

CHP'li doğup büyümüş bu insanları partiye çağırmak ve hep beraber CHP'yi demokratik hayatımızdaki onurlu yerine oturtmak.

X