Tır işlemedi

İLK bölümün başlarıydı. Galatasaray, İspanya'ya gidecek TIR'ın yüklemesini yapıyordu.

Tam malzemeleri dolduracakken, birden vazgeçiyordu. Ne oluyordu? Felipe, ara toplar atıyor, ne Christian ne de Arif bunları kullanamıyordu. Sonra yoruldular mı nedir anlayamadım. TIR'ı doldurmaktan bir anda vazgeçtiler. Olmuyordu... Malzemeler yerli yerinde değildi. Fatih Terim, rakibin defansında oynayan Puyol ve De Boer'in kısa boylu olması nedeniyle yeni bir eleman denemişti. Bu eleman Christian'dı. Sağdan soldan gelecek topları ‘‘koy sepete’’ yapacaktı. Ne onlar geldi, ne de Christian sepete yerleştirebildi.

1-Arif'in top kaybı,

2-Bu kayıpta Barcelona'nın 4 pas yapıp kanat organizasyonu,

3-Son vuruş.

İşte bütün mallar dağıldı. Dağılınca Galatasaray da dağıldı. Bu kez ortaya Barcelonalı ‘‘otoban faresi’’ Luis Enrique çıktı. Bir soldan, bir sağdan dalgalanıp durdu. Bizim Galatasaray'ın orta sahasını vurdu. Vurunca da Galatasaray'ın TIR'ı işleyemedi.

ÇABUK PES ETTİLER

Barcelona, sağda Ümit Davala ve Sarr, solda ise Hakan Ünsal ve Ergün ile oluşan Galatasaray'ın telsiz bağlantılarını yok etti. Orta sahada da Felipe'nin gollük paslarını, hücum adamları anlamayınca, iş iyiden iyiye koptu. Kopunca da Galatasaray oyundan düştü. Hele ikinci golde, iki korner atışı yapılıyor. Birincisi alarm veriyor, uyanamıyorlar. Hemen arkasından atılan kornerde ‘‘eyvah’’ diyorlar.

Ben Galatasaray'ı böylesine paylaşımsız hiç görmedim. Galatasaray'ın yenik duruma düşse de kazanma inancı vardı. Bunu bu kez göremedim ve şaşırdım. Çünkü Galatasaraylı futbolcu, böyle durumlarda yeni yollar keşfeder ve uygular, heyecan yaratır, varlığı ile var eder, güven kazanırdı Ama dün Galatasaray'daki bu düşünce zenginliğini göremedim. Çabuk pes etmesine de üzüldüm. Benim bildiğim Galatasaray, bu değildi. Şampiyonlar Ligi devam ediyor. Bir kazanacaksın, bir kaybedeceksin, ama liderlerin kendi evinde bu kadar çabuk pes etmemesi gerekir. Şimdi Galatasaray'ın yeni bir yol bulup, nerede hata yaptım diye düşünmesi gerekir.
Yazarın Tüm Yazıları