Takım Uydular konusu Birleşmiş Milletler gündemine taşınıyor

Onbinlerce uydu Dünya'dan yapılan optik ve radyo astronomi gözlemlerini olumsuz etkileyeceği için Uluslararası Astronomi Birliği konuyu daimi gözlemci olduğu Birleşmiş Milletler Dış Uzay İşleri Ofisine taşıyor.

Bilindiği gibi ilk yapay uydu olan Sputnik, Rusya tarafından 4 Ekim 1957'de uzaya gönderildi. Sputnik'ten günümüze kadar geçen yaklaşık 60 yılda on bine yakın uydu gönderildi. Bu uyduların büyük bir kısmı Dünya etrafındaki yörüngelerde bulunuyor. Bir kısım bilimsel uydu ve teleskop Dünya - Güneş kütleçekim sisteminin özel konumlarında, bir kısım uydu Ay başta olmak üzere çeşitli uydu ve gezegenler çevresinde, bir kısım uzay aracı da Güneş Sistemi'nin derinlerinde bulunuyor.

SpaceX şirketinin 2015'te fizibilite çalışmalarına başladığı Starlink projesi, alçak yer yörüngesine (LEO) yerleştirilecek on binlerce uydu içeriyor. Bu uyduların Dünya'nın tamamına hızlı internet hizmeti vermek üzere tasarlandığı biliniyor.

SpaceX dışında alışveriş devi Amazon'un ve ayrıca OneWeb şirketlerinin de benzer planları var. Tüm şirketlerin planları dahil edildiğinde neredeyse 50 bin uydu ediyor. Tüm bu projeler gerçekleşirse insanoğlunun 1957'den beri, 60 yılda uzaya gönderdiği uydu sayısının 5 katı uydu uzaya gönderilecek demektir.

İlk Starlink uydusu Mayıs 2019'da uzaya gönderildi. 2020'de pandemi nedeniyle ertelemeler olsa da, şimdiye kadar yörüngeye oturtulan Starlink sayısı 1500'ü geçti.
Gönderilen ilk Starlink'ler, uyduların beklenmedik ölçüde parlak olduğunu gösterdi. Dünyadan herhangi bir optik alet kullanılmadan görülebiliyorlardı. Böylesi parlak yüzlerce (ve binlerce) uydu astronomik gözlemleri tehdit etmeye başladı.

Astronomlar bu konu üzerine imza kampanyaları ve farkındalık çalışmaları başlattılar. Starlink uydularının ve yakın gelecekte onu takip edecek diğer takım uyduların, Dünyadan optik astronomi yapılmasını imkansız hale getirme tehlikesi oluştu. Bu tehlike yalnızca optik astronomi için değil, ayrıca geniş bant radyo iletişim kanallarını kullandıkları için Dünyadan yapılacak radyo astronomi gözlemlerini de olumsuz etkileyecek. Yörüngede dolanan ve sürekli Dünyaya yayın yapan on binlerce uydu, gökcisimlerinden gelen radyo dalgalarıyla girişim oluşturacak.

Vera Rubin Gözlemevinin Geleceği Tehlikede

ABD'nin kısa bir süre sonra çalışmaya başlayacak 8.4 m'lik teleskopa sahip Vera Rubin Gözlemevi'nin amaçlarına ulaşması tehlikeye giriyor. Düzenli olarak gökyüzünü tarayacak bu dev teleskop, yaklaşık her üç gecede bir bulunduğu konumdan görülebilen tüm gökyüzünü görüntülemiş olacak. Bu sayede, hızlı hareket eden veya ani parlaklık değişimi gösteren gökcisimleri belirlenebilecek. Bu durum, özellikle asteroid ve kuyrukluyıldız gibi Dünyaya tehdit oluşturan cisimlerin belirlenmesini etkileyecek.

Vera Rubin Gözlemevi (eski adıyla LSST) yaklaşık 500 milyon USD'lik bir astronomi yatırımı. Bu yatırımın boşa çıkmaması için Amerikan Astronomi Derneği (AAS) çeşitli çalıştaylar düzenliyor ve kamuoyu farkındalığı yaratmaya çalışıyor. Bunlardan ilki Mayıs 2020'de gerçekleştirildi. SpaceX'in Starlink'den sorumlu başkan yardımcısı Patricia Cooper'ın da katıldığı toplantıda, uyduların astronomiye etkileri ve Vera Rubin Gözlemevi başta olmak üzere büyük gözlemevlerinin bundan nasıl etkileneceği anlatıldı.
SpaceX yetkilisi Patricia Cooper bu sonuçların kendileri için de beklenmedik olduğunu ama uyduların parlaklığının azaltılması için hem kaplamada kullanılan malzemelerde değişikliğe gidileceğini hem de uyduların yörüngeye oturtulması sürecinde manevra değişikliklerine gideceklerini duyurdu.

Bu konu daha sonra yine AAS'nin düzenlediği "Takım Uydular 1" çalıştayında Temmuz 2020'de kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Uluslararası Astronomi Birliği Devreye Giriyor

Dünyadaki tüm astronom ve astrofizikçilerin meslek kuruluşu olan Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) ilgili alt komisyonlarının öncülüğünde, Kanarya Adaları Astrofizik Enstitüsü (IAC) ve Birleşmiş Milletler Dış Uzay İşleri Ofisi (UNOOSA) ile birlikte Ekim 2020'de bir çalıştay düzenlendi. Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı çalıştay sonunda 280 sayfalık bir rapor hazırlandı.

Bu girişimler IAU'nun B7: Mevcut ve Potansiyel Gözlemevi Yerleşkelerini Koruma Komisyonu ile Karanlık ve Sessiz Gökyüzünü Koruma Çalışma Grubu tarafından koordine edildi. Starlink ve planlanan diğer takım uydular, yalnızca ABD'nin Vera Rubin Gözlemevini değil, tüm Dünyadaki optik ve radyo astronomiyi tehdit ediyor. Ayrıca uyduların çok parlak olmaları, insanlığın ortak mirası olan gece gökyüzünün güzelliğini de kirletiyor.

Birleşmiş Milletler Dış Uzay İşleri Ofisi altında çalışan Dış Uzayın Barışçıl Amaçlarla Kullanımı Komisyonu (COPUOS) 2017 yılında teknolojik gelişmelerin gece göğünün görünümü, astronomi ve biyoçeşitliliğe etkilerini takip etme kararı almıştı. Bu karara dayanarak düzenlenen çalıştayın sonuç raporu önümüzdeki günlerde Birleşmiş Milletler'de tartışılmaya başlanacak.

IAU'nun daimi gözlemci olduğu COPUOS'da Türkiye'den de Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Uzay Ajansı'ndan temsilciler var. Türkiye'de Uluslararası Astronomi Birliği'ni Türk Astronomi Derneği temsil ediyor ve IAU'nun hazırladığı raporun BM'de gereken desteği görmesi için girişimlerde bulunuyor.

Amerikan Astronomi Derneği, Uluslararası Astronomi Birliği, Avrupa Astronomi Derneği, Kanarya Adaları Astrofizik Enstitüsü ve daha birçok ulusal ve uluslararası astronomi kuruluşu takım uyduların geleceği ve astronomi çalışmalarına etkisi konusunda kaygı duyuyor.

Her ne kadar Dünyanın en ücra yerlerine uydu aracılığıyla hızlı ve ucuz internet hizmeti götürülecek olsa da, bu takım uyduların alçak Yer yörüngesine (LEO) kuralsız ve kontrolsüz yerleştirilmeleri endişe yaratıyor. IAU'nun başını çektiği girişimin beklentisi, BM'den bu konuda uluslararası anlaşmalara ve yasalara uygun bir düzenleme çıkması.

Son günlerde Türksat 5A uydusunu yörüngeye oturtan SpaceX şirketi ile Türkiye ticari işbirliği içinde. 2021 yazında da Türksat 5B aynı şekilde uzaya gönderilecek. Bununla birlikte, tıpkı Vera Rubin Gözlemevi gibi kurulumu devam eden Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) ve yanı sıra TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) gibi göz bebeği bilimsel araştırma merkezlerimizin geleceğini de korumak için takım uydulara bir sınırlama getirilmesi şart. 
Astronomlar zaten uzun zamandır Dünyadaki ışık kirliliğini önlemek için yoğun çaba sarfederken şimdi bir de uzaydan ışık kirliliği tehdidi ile karşı karşıyalar. Ancak unutulmamalı ki bu durum, yalnızca astronomları değil, insanlığın ortak mirası kabul edilen karanlık gece göğünü de değiştirdiği için herkesi ilgilendiriyor.

 

 
X