Paylaş
ChatGPT, Gemini ve Claude gibi sohbet robotları artık yalnızca bilgi almak, metin yazdırmak ya da işimizi kolaylaştırmak için kullanılmıyor. İnsanlar onlara ilişkilerini, kaygılarını, yalnızlıklarını ve hayatlarındaki kararları da anlatıyor.
Peki doktorlar bunu biliyor mu? Daha önemlisi, biz doktorumuza anlatıyor muyuz? 
Kanadalı araştırmacıların geliştirdiği AWARE adlı yeni çerçeve tam da bu soruya odaklanıyor. JMIR Medical Education dergisinde yayımlanan çalışmaya göre ruh sağlığı uzmanlarının, hastalarının yapay zekayı nasıl kullandığını da anlaması gerekiyor.
Çünkü mesele sadece “Yapay zeka kullanıyor musunuz?” sorusundan ibaret değil.
Neden kullanıyorsunuz? Ne sıklıkta kullanıyorsunuz? Söylediklerine ne kadar güveniyorsunuz? Onu yalnızca bir araç olarak mı görüyorsunuz, yoksa bir sırdaş gibi mi? 
Bence asıl kritik nokta burası. Yapay zekaya bir şeyler anlatmak tek başına sorun değil. Hatta düşüncelerimizi toparlamamıza, kendimizi ifade etmemize veya bir konuya farklı açıdan bakmamıza yardımcı olabilir.
Ancak yapay zeka, gerçek insanların yerini almaya başladığında tablo değişebilir.
Çevremizdeki insanlarla konuşmak yerine sürekli ona danışmak, önemli kararları onun yönlendirmesine bırakmak ya da verdiği cevapları sorgulamadan doğru kabul etmek, sağlık uzmanlarının bilmesi gereken bir durum haline gelebilir.
Bu nedenle AWARE yaklaşımının dikkat çekici tarafı, yapay zekayı baştan “iyi” veya “kötü” ilan etmemesi.
Asıl soru şu: Yapay zeka bu kişinin hayatında nasıl bir yere sahip? Belki birkaç yıl sonra psikiyatri görüşmelerinde “Yapay zeka kullanıyor musunuz?” sorusunu duymak son derece sıradan olacak.
Çünkü teknoloji artık yalnızca cebimizde değil. Düşünme biçimimizin, kararlarımızın ve ilişkilerimizin de içinde.
Yapay zekayı hayatımızdan çıkarmamız gerekmiyor. Ama ona hayatımızda ne kadar yer verdiğimizi bilmemiz gerekiyor. Çünkü artık önemli olan yalnızca “Yapay zekaya ne anlatıyoruz?” değil. “Neden ona anlatıyoruz?” sorusunun cevabı da en az bunun kadar önemli.
Fotoğraflar: Gemini
Paylaş