GeriSelim ÖZTÜRK Gizlenen zararlı yazılımların mağduru olmayın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gizlenen zararlı yazılımların mağduru olmayın

Günümüzde siber saldırganların kurbanlarına ulaşması için pek çok yöntem var. Bu kapsamda geliştirilen kötü amaçlı yazılımlar ise cihazların içinde uzun bir süre sessizce bekliyor ve bu şekilde kullanıcıların verilerini çalıyor, hesapları ele geçiriyor.

Bugünün dünyasının en önemli konu başlıklarından biri hiç şüphesiz hacker'lara karşı verilerimizi korumak. Pek çok dünya devi diyebileceğimiz şirketler bile güvenlikte yetersiz kalırken, son kullanıcının da tehlikelerin farkında olup kendi önlemlerini hızlıca alması gerekiyor. Elbette trendi takip etmek de önemli. Çünkü az önce söylediğimiz gibi hacker'lar her geçen gün yeni bir siber saldırı yöntemi keşfediyor ve buna karşı hazırlıksız olanlar gafil avlanıyor.

Bu konuda önemli açıklamalarda bulunan siber güvenlik uzmanı Denis Parinov'a göre Günümüzde web tehditlerinin çoğu tarayıcıda kalıyor. Verdikleri hasar içerik değiştirme, tarayıcı kilitleme veya tıklama korsanlığı, çevrimiçi gezinme, çerez doldurma gibi konularla sınırlı.

"Artık kullanıcının kötü amaçlı bir dosyayı doğrudan indirdiği durumları çok sık görmüyoruz." diyen Parinov'a göre günümüzde bir kötü amaçlı yazılımın, güvenlik çözümlerinden farklı bir şeymiş gibi gizlenmesi ve kullanıcılar açısından görünmeyen bir tehdit olarak kalması daha yaygın bir davranış.

Diğer bir deyişle zararlı yazılımlar artık çok daha başarılı bir şekilde gizleniyor ve bu şekilde hedeflerini vuruyor. Peki biz kullanıcılar olarak neler yapmalıyız?

- E-postalardan, anlık mesajlaşma programlarından ve SMS'lerden gelen şüpheli bağlantılara tıklamayın.

- İşletim sisteminizi ve uygulamalarınızı düzenli olarak güncelleyin.

- Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan yükleyin.

- Hesaplarınız için karmaşık ve farklı parolalar kullanın.

- Önemli verileri cihazınızdan buluta, bir USB flash sürücüye veya sabit sürücüye düzenli olarak kopyalayın.

- Uygulamalara ihtiyaç duymadıkları işlevler için erişim yetkisi vermeyin.
Güvenilir bir güvenlik çözümü kurun

X

Siber dolandırıcıların gözü App Store'da

Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan siber güvenlik, teknoloji devlerini de hayli zorluyor. Apple ise yaptığı son açıklamada dolandırıcılığın boyutunu gözler önüne sererken, dünyanın en büyük uygulama mağazası olan App Store'u dolandırıcılardan uzak tutmak için neler yapıldığını anlattı.

Birçoğumuz farkında olmasak da siber dolandırıcılar bir an olsun boş durmuyor ve kurbanlarına ulaşmak için sınırları zorluyor. App Store da saldırganların ilk hedeflerinden sadece biri. Öyle ki, Apple'dan yapılan açıklamaya göre, sadece 2020 yılında toplam değeri 1.5 milyar doları aşan dolandırıcılık amaçlı çok sayıda potansiyel işlem engellenmiş. Müthiş rakam!

App Store’u kullanıcıların uygulamaları bulmalarını sağlayan güvenli ve güvenilir bir yer olarak tutmayı hedefleyen Apple, bir koruma yöntemi olarak dolandırıcılık amaçlı geliştirici ve kullanıcıları belirleyip bunlarla ilgili gerekli işlemleri gerçekleştiriyor. 

App Store’un iPhone’da kullanıma sunulduğu ilk günden bu yana mevcut olan bu tehditler, yıllar içinde hem daha geniş bir ölçek hem de daha gelişmiş özellikler kazandı. Aynı şekilde Apple da kullanıcılara ve geliştiricilere yönelik bu tehditlerle mücadele etmeyi amaçlayan kararlı adımlar atarak bu tehditlere karşılık vermek için yaptığı çalışmaların kapsamını genişletti. Bu kötü amaçlı aktörlerin, konum verilerinden ödeme ayrıntılarına kadar kullanıcıların en hassas bilgilerini kötüye kullanmalarını engellemek için perde arkasında ciddi bir kaynak yatırımı yapılıyor. 

Şirketin gelişmiş teknolojilerle birlikte insan uzmanların sağladığı katkılardan yararlanması, müşterilerin sadece 2020 yılında değeri 1,5 milyar doları aşan dolandırıcılık amaçlı potansiyel işlemlerden korunmasını sağladı. Bu sayede kullanıcıların paralarını, bilgilerini ve zamanını çalmaya yönelik girişimler engellenirken riskli ve güvenlik açığına sahip yaklaşık bir milyon yeni uygulamanın kullanıcılara ulaşması önlendi.

Yazının Devamını Oku

Resident Evil Village: Korku oyunlarında yeni boyut

Resident Evil serisini uzun yıllardır pek çokları gibi takip ediyorum. Son olarak Ethan karakterimizle birlikte eşi Mia'yı kurtarmak için uzun soluklu bir maceraya atılmış, ancak kabus gibi üzerimize çöken bir 'aile'nin üstesinden gelmeye çalışmıştık. Resident Evil: Biohazard'ın ardından bu kez kapımızı Resident Evil Village çaldı. Bunca yıldır korku oyunlarından pek çoğunu deneyimleyen biri olarak, bir oyunu oynarken bu kadar üst seviyede gerildiğimi hatırlamıyorum. Şimdi isterseniz oyunla ilgili dikkatimi çeken notları 'spoiler' vermeden paylaşayım.

Oyunu yavaş yavaş, her yeri kurcalayarak oynamaya çalıştım ve haritadaki her kilidi açarak yaklaşık 12 saatte Resident Evil Village'ı bitirdim. Yüksek fiyatına karşın hayli kısa bir oyun süresinden söz ediyoruz. Ancak oyunun sunduğu atmosfer, müzikler, efektler ve bunun gibi pek çok detay ince ince işlenmiş. Oyun aslında basitçe sizi kurguda ne varsa oraya doğru hızla yönlendiriyor. Yolunuzu kaybetme şansınız pek yok.

Oyunun başında Ethan ile daha hiçbir şeyden haberimiz yokken gece karanlığında ilerlerken duyduğumuz o sesler, adrenalini artıran müzikler... YouTube üzerinden de izlemeyi deneyebilirsiniz, ancak oynarken ben iki ileri bir geri gidebildim ilk anlar. Belki biraz tadını çıkarmak için, belki de gerçekten ışıkları kapatıp kulaklığı takıp oynadığımda beni rahatsız ettiğinden... Ama tüm bunlar bile zaten serinin bu son oyununun doğru bir noktada olduğunu gösteriyor.

Oyunun sunduğu hikayeden zevk alabilmek için oyunu dikkatli bir şekilde oynamak, detayları gözden kaçırmamak gerekiyor. Yoksa hikayedeki birçok noktada boşluk olduğunu düşünebilirsiniz. Yani girdiğiniz odalarda tüm notları okuyun, bu sayede hem hikayeyi adım adım kavrayacak hem de neyle yüzleşeceğinizi göreceksiniz. Elbette bu notların arasında düşmanlarınızın zaafını da fark edecek ve saldırırken bu notların faydasını göreceksiniz.

Oyundaki bütün notları bulmak, hazineleri, birleştirilebilen eşyaları ve saklanmış kristalleri fark etmek için oldukça dikkatli ilerlemeniz gerekiyhor.

Biraz oyun hikayesinden bahsedelim. Resident Evil BioHazard'dan da hatırlayacağınız Ethan Winters'ın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. Eşi mia ile 'rosemary' isminde bir kızları olmuş. Ethan her ne kadar Louisiana'da yaşadıklarını unutmak istese de her an orayı, orada yaşanılanları düşünüyor. Mia ise bu olaylardan pek bahsetmek istemiyor. Ethan, Rose'u yatırdıktan sonra Mia ile akşam yemeği yemek için masaya oturduğu esnada elektrikler gidiyor ve olaylar başlıyor.

Yazının Devamını Oku

Apple AirTag ile kayıp eşya kabusu biter mi?

Apple'ın geçtiğimiz haftalarda duyurusunu yaptığı yeni ürünlerinden biri hiç şüphesiz AirTag oldu. Üzerine çok şey yazıldı, çizildi. Ancak dünden bu yana deneyimleme şansı bulduğum AirTag üzerine birkaç satır düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

AirTag, prensipte eşyalarınızı bulmanızı sağlayan bir minik alıcı gibi düşünebilir. Siz bu cihazı çantanıza, anahtarınıza veya sizin için değerli olan herhangi bir eşyanızın içine/yanına yerleştiriyorsunuz. Sonrasında ise artık o eşya uzağınızda da olsa bulunabilir bir hale geliyor. Peki ama nasıl?

Bul uygulaması uzun yıllardır Apple'ın en kullanışlı özelliklerinden biri ve aktif olarak pek çok kullanıcı bu özellikten yararlanıyor. AirTag de bu uygulama üzerinden kullanıcıya ulaşıyor.

AirTag'i eşyanızın yanına koyduktan sonra bu uygulamayı kullanarak yerini hızlıca bulabiliyorsunuz. 'Hey Siri, cüzdanımı bul' diye seslendiğinizde sadece sesi takip etmeniz yeterli. Cüzdanınız veya herhangi bir şeyanızı odadınızın bir köşesinde kolayca bulmanız kulağa hoş geliyor.

Sık sık eşyalarını unutan birisi değilsem de insanlık hali elbette anahtarımı, cüzdanımı ve hatta çantamı bir yerde unutabilme ihtimalim her zaman var. Şimdi çantamın içine bir tane AirTag yerleştirdim ve çantamın bulunduğu yeri Bul uygulaması üzerinden görebiliyorum. Tabii bu noktada akıllara şu soru geliyor? Batarya ömrü ne kadar?

O konuda içiniz rahat olabilir, çünkü Apple bir yılı aşkın bir süre dayanan pil ömründen bahsediyor. Kaldı ki içindeki pili değiştirmek ve yıllar boyu bu ürünü kullanabilmek de mümkün. Bu da bence önemli bir avantaj sağlıyor.

AirTag’iniz yakındaysa iPhone’unuz Tam Konum Bulma özelliği ile sizi doğrudan ona yönlendirebiliyor. Ultra Geniş Bant teknolojisi ile birlikte AirTag ile aranızdaki mesafeyi ve hangi yöne gitmeniz gerektiğini görebiliyorsunuz.

Peki AirTag ile kayıp eşyanızı nasıl bulabiliyorsunuz? Hemen her yerde AirTag'e ulaşmak mümkün mü? Bu sorunun yanıtı maalesef hayır. Bu noktada Apple'ın kurduğu ekosistemin altını çizmek gerekiyor: Örneğin bir eşyanızı spor salonu veya bir kafe gibi uzak bir yerde unuttunuz. Dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca iPhone, iPad ve Mac’ten oluşan Bul ağı AirTag’inizi bulmanıza yardımcı oluyor. Yani Apple cihazlarının bulunduğu herhangi bir yere AirTag'inizin yakın olması yeterli. Bu nedenle kayıp eşyanızın birçok farklı senaryoda kolayca bulunabilmesi mümkün.

Yazının Devamını Oku

Returnal: Başa sar, pes etme

Geçtiğimiz günlerde satışa sunulan Returnal, uzun zamandır beklediğim bir oyundu. Oyunla ilgili gelişmeleri ilk günden bu yana takip eden biri olarak Returnal'ın gelişi elbette benim için önemliydi. Her ne kadar oynanış süresiyle beni pek tatmin etmese de genel hatlarıyla başarılı bir yapım var karşımızda...

Selene, bizim baş kahramanımız ve uzay aracıyla birlikte bir gezegene çakılıyoruz. Ama yara almadan da bu kazadan kurtulmayı biliyoruz. Vardığımız gezegenin ismi ise Atropos... Düşen uzay aracından çıkıp maceraya başladığımda şunu fark etmem çok fazla vaktimi almadı: Her öldüğümde başa sardım. Yani bu oyunda check-point sistemi biraz farklı işlenmiş.

Oyun da bu konuda sizi yönlendiriyor. Herhangi bir uçurumdan düştüğünüzde gücünüzün bir kısmı gidiyor ve yine düştüğünüz noktanın yanı başında oyuna devam edebiliyorsunuz. Ancak gücünüz tamamen yok olduğunda oyun sizi en başa atıyor. Yani her öldüğünüzde uzay aracının tekrar düştüğünü ve yeniden silahsız bir şekilde ayağa kalkıp oyuna başladığınızı görüyorsunuz.

Öyle ya, her yeni başlangıcınızda elinizde sadece basit bir silah oluyor ve bu silahın üstüne aldığınız her şey sıfırlanıyor. Yani aldığınız her şey gidiveriyor ve tekrar bunları toplamak durumunda kalıyorsunuz. Adını hak eden bir sistem kurmuşlar...

Başlangıçta umursamam da bir noktadan sonra sinir bozucu hale gelen bir durum bu. İstiyorum ki öldüğüm noktanın yakın bir yerinde başlayayım. Ama yok, en başına dönüyor ve her şeye yeniden başlıyorsunuz.

Ancak oyun, bu sistem çerçevesinde oyuncuya ödül vermeyi de ihmal etmiyor. Bu özellikler genel olarak haritada çok daha rahat hareket etmenizi sağlarken, bazen de daha önceden ulaşamadığınız alanlara erişmenizi sağlıyor. Karakteriniz her ayağa kalktığında 'bu sefer başaracağım' dediğini görüyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

YouTube Kids yayında: Çocuklara özel YouTube deneyimi

Dünyanın tartışmasız en büyük video platformu olan YouTube, Google çatısı altında uzun yıllardır büyümesini aralıksız sürdürüyor. Son olarak bu sabah gerçekleştirilen etkinlikte ise Google'ın yeni sürprizine şahit olduk. YouTube dışında artık hayatımızda YouTube Kids var. Peki nedir YouTube Kids?

Bildiğiniz gibi uzun bir süredir YouTube'un çocuklar için pek çok sakıncalı videoya sahip olduğunu konuşuyoruz. Oysa ebeveynler çocukları için güvenilir ve içeriklerinin faydalı olabileceği bir video portali hayal ediyor. YouTube Kids de işte tam da böyle bir ihtiyaçtan ortaya çıkan yepyeni bir video platformu. Ayrı uygulaması olan, ayrı internet sitesi olan ve sadece çocuklara hitap eden yeni bir portal.

21 Nisan 2021 tarihinden itibaren (bugünden itibaren) YouTube Kids artık Türkiye'de kullanılabilecek. Bugüne dek 106 ülkede 44 farklı dilde hizmet veren ve çocukların fazlasıyla beğendiği YouTube Kids'in içeriği tamamen çocuklara özel olarak hazırlanıyor. YouTube çatısı altında olsa da YouTube ile doğrudan bir ilgisi yok ve ayrı bir platform olarak düşünebilirsiniz.

YouTube Kids uygulaması, çocukların yeni içerikleri ve ilgi alanlarını kendi başlarına keşfetmelerini hem daha kolay hem daha eğlenceli hale getirirken ebeveynlerin de bu yolculuklarında onlara rehberlik etmesini kolaylaştırıyor. Çocuklar, YouTube Kids’de yer alan kategorilerde bulunan kanallar ve çalma listeleri ile yeni içerikler hakkında bilgi edinme ve eğlenme olanağı buluyor.

YouTube Kids çatısı altında farklı farklı kategoriler bulunuyor. Bazıları ise şöyle: Öğrenme & Hobiler, Sanat & El Sanatları, YouTuberlar & Aile Vloggerları, Müzik & Dans, Oyuncak & Oyun.

YouTube Kids pek çok açıdan ebeveynleri tatmin edecek bir platform. Örneğin ebeveynler, YouTube Kids üzerinde çocuklarının izlemesini istedikleri video, kanal veya koleksiyonları seçebilme şansına sahip. Ayarları değiştirmek için, çocuklarına özel profil seçip ve yalnızca onaylı içerik seçeneğini işaretleyebilirler.

Sonrasında da karşılarına, arasından seçim yapabilecekleri bir kanal, koleksiyon ve video yelpazesi çıkıyor. Koleksiyonlar, "Yalnızca Onaylı İçerik" modunu kullanırken çocukların izleyebileceği içerikleri seçmenin kolay bir yolu. Ebeveynler, Koleksiyonlar ile güvenilir iş ortaklarımız ve YouTube Kids ekibinin bilim, müzik, öğrenme, okuma gibi konulara göre gruplandırılmış kanal seçkilerini kolayca onaylayabilirler. Çocuklar bu modda uygulama içinde arama yapamaz. Bu seçeneğin tercih edilmesi durumunda çocukların görmesi istenen içerikler yaş grubuna göre de belirlenebilir.

Yazının Devamını Oku

Apple'dan yeni renkler, yeni ürünler

Apple, 20 Nisan tarihinde yani bu akşam beklendiği gibi yeni ürünlerini ilk kez sahneye çıkardı. Uzun zamandır beklenen Apple AirTag ile birlikte mor renkli yeni iPhone 12 modelleri, yeni Apple TV 4K modeli ve yeni Apple iMac resmen tanıtılmış oldu.

Apple dendiğinde akla ilk gelen nokta elbette ürünlerin tasarımları. Uzun yıllardır hangi Apple ürününü görmüş olursak olalım bu ürünlerde estetik bir dokunuş olduğunu biliyoruz. 20 Nisan akşamı tanıtılan ürünler de özellikle farklı renk seçenekleriyle öne çıkıyor.

Apple'ın yeni telefon modellerinden iPhone 12 ile iPhone 12 mini, bu açıdan yeni bir renk kazandı. Artık yeni modeller arasında mor kasayı da göreceğiz. Mor renkli iPhone 12 ve iPhone 12 mini, 23 Nisan Cuma gününden itibaren ön siparişle satışa sunulacak ve 30 Nisan Cuma gününden itibaren satışa sunulacak.

Telefon tarafındaki tek güncellememiz ise bununla sınırlı. Ancak Apple'ın az önce bahsettiğimiz gibi yepyeni ürünleri de boy gösterdi.

Gelelim yeni nesil Apple iMac'e... Bu ürünün en dikkat çeken noktası ise Apple'ın ürettiği yeni Apple M1 işlemcilerden güç alıyor olması. Yeni iMac’te 24.5 inç büyüklüğünde 4K bir ekran bulunuyor. Ekranın çerçevesinin özellikle köşe noktalarında daralmış olması dikkat çekiyor. Ekranın alt kısmında “çene” olarak tabir edilen bölümün büyüklüğü göze çarparken, ekranın arkasının tamamen düzleşmiş olması da gözden kaçmıyor. Apple’dan yapılan açıklamada hacmin yüzde 50’yi aşkın bir oranda küçültüldüğü belirtildi. Ekran renk sıcaklığını da Apple’ın True Tone teknolojisiyle otomatik olarak ayarlıyor.

Yeni iMac’lerin en ön plana çıkan tarafıysa elbette renkleri ve tasarımı oldu. Daha önce yalnızca gri renkle piyasaya sürülen model, bu kez gökkuşağındaki renklerle piyasaya sürülecek. Kullanıcılar, cihazı satın alırken sunulan 7 renk seçeneğinden birini seçebilecekler. Yeni iMac serisi, tasarım konusunda da bir önceki modellerden kendisini ayırıyor.

Yazının Devamını Oku

Apple, 20 Nisan'da neler duyuracak?

Apple, bu yılın ilk büyük etkinliğini 20 Nisan tarihinde gerçekleştiriyor. Basın mensuplarına davetiye yollayan ve dileyen herkesin de katılabileceği Apple'ın bu dev etkinliğinde bazı önemli ürünlerin duyurusu yapılacak.

Apple'ın etkinlikleri her zaman heyecanla beklenir ve bu zirvelerde tüm sene konuşulacak cihazlar ve diğer çözümlerle ilk kez karşılaşırız. Geçen yılın ikinci yarısında art arda etkinlikler düzenleyen Apple, 2021'in ilk etkinliğini ise 20 Nisan'da yapacağını duyurdu. Biz bunu elbette önce Apple'ın sesli asistanı Siri'den öğrendik.

Siri, kendisine “Bir sonraki Apple etkinliği ne zaman?” diye sorulduğunda “Özel etkinlik, 20 Nisan Salı günü Cupertino, Kaliforniya’daki Apple Park’ta. Tüm detayları Apple.com’dan öğrenebilirsiniz” yanıtını veriyor. Sonrasında da çok geçmeden Apple, bu tarihi doğruluyor ve resmi açıklama yapıyor.

TSİ 20.00'da başlaması beklenen etkinliğin içeriği ise net olarak bilinmiyor. Ama her zaman olduğu gibi bazı tahminlerimiz de var.

Şirketin Spring Loaded ismini verdiği zirvede AirTags ve yeni nesil iPad Pro modellerini görücüye çıkarması bekleniyor. Apple'ın tanıtması beklenen yeni iPad modelinin mini-LED ekranlı ve daha hızlı işlemcili olması bekleniyor.

Diğer yandan Apple'a yakın kaynaklar, şirketin üzerinde kamera ve HomePod hoparlör bulunduran bir Apple TV modeli üzerinde çalıştığına dikkat çekiyor.

Apple'ın yeni Apple TV modelinin haricinde ekrana sahip olan akıllı bir hoparlör üzerinde çalıştığı da paylaşılan bilgiler arasında yer alıyor. Amazon’un Echo Show'u ve Google’ın Nest Hub'ını andıran yeni ürün, iPad ve HomePod ürünlerinin bir karışımı olacak.

Bir kısım iddia ise Apple'ın yeni bir AirPods modelini görücüye çıkarabileceğinin altını çiziyor. Bildiğiniz gibi kulaklık tarafında son olarak AirPods Max ile tanışmıştık.

Yazının Devamını Oku

PlayStation 5 için önemli güncelleme

Sony'nin geçtiğimiz aylarda satışa sunduğu yeni oyun konsolu PS5, yeni bir güncelleme ile dikkatleri üzerine çekti. Bu güncellemenin en önemli yanı ise oyunların artık USB hafızalarda da kolayca saklanabilecek olması.

PlayStation 5, en büyük güncellemelerinden biriyle oyuncularının karşısına çıkıyor. Resmi blog sitesinde ise bu güncelleme ile ilgili önemli bilgiler paylaşıldı. Oyun boyutlarının yüzlerce GB seviyelerine çıkması hem PC hem de konsol tarafında oyuncuları zorlayan bir durum. Devasa boyutlardaki güncellemeleri yüklemek bir kenara, bu oyunları depolamak da ayrı bir sıkıntı.

Bu çerçevede PlayStation 5 için harici USB depolama aktif hale getiriliyor. Oldukça önemli bir yenilikten söz ediyoruz. Belirlenen uyumlu disklerle çalışacak olan bu özellik sayesinde depolama alanınız dolduğunda herhangi bir oyunu silmek zorunda kalmayacaksınız. Böylece oyunları silip sonradan uzun uzun yükleme sürelerini beklemenize gerek kalmayacak. 

Ancak bir hatırlatmada da bulunmak gerekiyor: Bu oyunları oynamanız mümkün değil; sadece depolayabiliyorsunuz ve cihaza kopyalamanız halinde oynanabilir hale geliyor.

Bu özelliğin harici M2 SSD desteği ile karıştırılmaması gerekiyor. Sony M.2 SSD’ler ile depolama alanını genişletme imkanı sunan özellik üzerinde halen çalıştığını duyururken, herhangi bir tarih paylaşmadı.

Daha fazla kişiselleştirme ve gelişmiş kontrol için Game Base menüsünde iyileştirilmelere gidildi. Partiler ve Arkadaşlar arasında hızlıca geçiş yapmaktan, bildirimleri açıp kapatmaya kadar birçok özellik artık çok daha hızlı.

Yazının Devamını Oku

Diablo II: Resurrected ile geçmişe yolculuk

Bugüne kadar pek çok bilgisayar oyunuyla uzun saatler geçiren biri olarak çok ama çok beğendiğim birkaç oyun vardır. Onlardan biri de müzikleriyle, atmosferiyle 90'lı yıllara damga vuran Diablo II'den başkası değil. Blizzard'ın pek çok oyunu severim ama Diablo II'yi kaç kez baştan sona bitirdiğimi dahi hatırlamıyorum. Şu an elbette Diablo III var ve Diablo IV için gün sayıyoruz. Bir yandan da Diablo Immortal mobil cihazları kasıp kavurmak için geliyor. Tüm bunlar olurken Diablo II: Resurrected'in duyurulması ben de hem şaşkınlık yarattı, hem de sevinç.

Diablo II: Resurrected, Diablo II'nin yenilenmiş hali olarak karşımıza çıkıyor. Oynanış dinamiklerinden müziklere hemen her şey aynı. Yani oyunda hiçbir kayıp yok, tüm bunlara ilaveten çok daha başarılı grafikleriyle oyunu deneyimleme şansı buluyorsunuz. Diablo II: Resurrected henüz satışa çıkmadı, ancak teknik alfa sürecinde oyunu oynama şansı bulanlardanım. Şimdilik sınırlı sayıda karakter var ve oyuna bu karakterlerden birini seçerek (ben Barbarian'ı seçtim) başlayabiliyorsunuz. 

Karakter seçim ekranı dahil oyundaki grafikler tamamen yenilendi. Barbarian karşınızda...

Teknik Alfaya katılma hakkı elde eden oyuncular 3 farklı sınıftan birini seçip oyunun ilk iki Bölümünü (Act) baştan sona oynayabiliyor. Silahlı yakın dövüş ustası, acımasız Barbar (Barbarian), çevik ve hızlı Amazon (Amazon) ya da efsunların efendisi Büyücü’yle (Sorceress), Düzenbazların (Rogue) intikamını almak için kutsal Manastırda savaşırken Izdırabın Kızı Andariel’le yüzleşiyorsunuz. Ardından gizemli doğuya doğru yola çıkın ve Lut Gholein’in ıssız çöllerini aşarak Azap Lordu Duriel’le hesaplaşacaksınız. Alfa boyunca üst seviye sınırı bulunmuyor, dolayısıyla tüm katılımcılar karakterlerini Teknik Alfa’nın sonuna kadar dilediklerince güçlendirmeye devam edebilecek.

Oyun yükleme ekranı da bildiğimiz gibi... Özlemişiz!

Diablo II: Resurrected, 4K çözünürlüklü güncellenmiş görseller ve fizik tabanlı ful 3D görüntü desteğinin yanı sıra yeniden Mastering edilmiş Dolby Surround 7.1 sesleriyle geliyor. Teknik Alfa boyunca oyundaki tüm unsurlar halen geliştirme aşamasında olsa da Blizzard, oyunculardan gelecek her türlü geribildirimi dört gözle beklediklerinin altını çiziyor. Bu süreçte test edilecek özelliklerden bazıları arasında otomatik altın toplama, karakterler arası paylaşımlı sandık ve kontroller desteği bulunuyor.

Yazının Devamını Oku

PlayStation 3 sahiplerine kötü bir haberim var

Sony, e-mail üzerinden oyuncularına ulaşarak PS3 ve PS Vita özelinde aldığı yeni bir kararın duyurusunu yaptı. Şirket, PlayStation Store'u 2 Temmuz 2021'de PlayStation 3'te ve 27 Ağustos 2021'de PlayStation Vita cihazlarında kapatmaya karar verdi. Böylece PS3 için bir dönemin daha sonunun geldiğini söyleyebiliriz. Peki bu ne anlama geliyor?

Sony, PS3 ve PS Vita özelinde önemli bir karara imza attı ve PS4 ile PS5'e yoğunlaşılması adına bu eski sistemlerin erişimlerinde kısıtlamaya gitti. PlayStation Store, PS3 ve PS Vita üzerinden ilerleyen aylarda erişime kapatılacak. Diğer yandan PSP (PlayStation Portable) için kalan satın alma işlevi de 2 Temmuz 2021'de kullanımdan kaldırılacak. 

Bunun sizin için anlamı ne?
Artık oyunlar ve video içerikleri dahil olmak üzere PS3, PS Vita ve PSP dijital içerikleri satın alamazsınız.

Ayrıca artık PS3, PS Vita ve PSP'deki oyunlar aracılığıyla oyun içi alışveriş yapamayacaksınız.

Yazının Devamını Oku

PlayStation VR için oyun önerileri

Oyun deneyimi günden güne değişiyor. Bir süredir hayatımızda olan VR yani sanal gerçeklik teknolojileri de pek çok sektörü değiştirdiği gibi oyun alanında da kendini hissettiriyor.

Doom 3: VR Edition gelecek hafta PlayStation VR için çıkarak, şu ana kadar dünya çapında 500’den fazla başarılı oyunun ve deneyimin yer aldığı PS VR içerikleri arasına katılacak. Bu içerikler arasında sinema uyarlaması Vader Immortal: A Star Wars VR Series’den, Paper Beast gibi kuralları bozan bağımsız oyunlara kadar geniş bir seçki yer alıyor.

Gerilim dolu korku oyunlarından, düşünmenizi sağlayacak bulmacalara ve hatta zihninizi boşaltmanıza imkan tanıyan rahatlatıcı oyunlara kadar farklı kategorilerden birçok oyun söz konusu.

Özellikle korku oyunları söz konusu olduğunda VR'ın etkisini hissetmemek mümkün değil. Peki hangi PlayStation VR için hangi oyunlara öncelik vermeli ve deneyimlemelisiniz? İşte Sony'nin oyun önerileri:

Gerilim / Korku oyunları

Resident Evil 7: Biohazard (Capcom)

Until Dawn: Rush of Blood (SIE)

Yazının Devamını Oku

BlizzConline'a damga vuran duyurular

Her yıl olduğu gibi bu yıl da pek çok oyuncunun uzun bir süredir beklediği BlizzConline etkinliği için ekran başındaydım. İlk kez tamamen sanal ortamda gerçekleştirilen etkinlikte önemli gelişmeler duyuruldu. Ben de özetle bunlardan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle uzun yıllardır World of Warcraft'ın sıkı bir takipçisi olarak Shadowlands'e çıkacak güncelleme için bekleyişteydim ve bu etkinlikte paylaşılan video, Shadowlands'te sıkıntıların artacağını gösteriyor.

Chains of Domination güncellemesi

Sire Denathrius yenilse de Maw'ın gücü artmaya devam ediyor. World of Warcraft: Shadowlands'in bir sonraki büyük içerik güncellemesi Chains of Domination ile oyuncular Jailer'ın ümitsiz diyarının yeni derinliklerine dalarak onun kötü emellerinin gerçek yüzünü anlamaya çalışacak. Dört ahdin yenilenmiş gücünü arkalarına alan Horde ve Alliance kahramanları, Shadowlands'deki savaşı Jailer'ın karargâhına taşıyacak. Ancak Sürgün'ün (Banished One) hizmetkârlarının arasına yeni ve dehşet verici biri katılıyor. Sylvanas Windrunner tarafından ele geçirilen bu korkunç kişi, Azeroth'un kahramanlarının yüreklerine Shadowlands'in başka hiçbir yaratığının salamayacağı bir korkuyu salıyor. Evet bu kişi Anduin'den başkası değil maalesef. Zaten ara videolarla ufak ufak bu aşamaya gelmek için hazırlanmıştık.

Jailer, emellerini gerçekleştirecek bir anahtarın peşinde ve sırf onu bulabilmek için Maw'ın yitip gitmiş bir bölgesinden bir parçayı kendine çekiyor. Yeni güncelleme ile birlikte Kadim Sırlar Şehri Korthia'da cevaplar ararken yeni görevler ve açık dünya aktivitelerine katılacağız.

Güçlerini yeniden toplayan Kyrian, Night Fae, Necrolords ve Venthyr'lerle birlikte dört ahdi bir araya getirecek bir göreve çıkarken birlikte Jailer'ın bölgesine saldıracağız.

Sanctum of Domination'da Torghast'ın keşfedilmemiş köşeleriyle yüzleşeceğiz. Gerçek Eye of the Jailer'la karşılaşırken Tarragrue'yu alt ederek Banshee Queen'in karşısına çıkacapız.

World of Warcraft Burning Crusade Classic için geri sayım

Yazının Devamını Oku

Hangi telefonlar değerini daha çabuk yitiriyor?

Telefon satın alırken pek çok özelliğine dikkat ediyoruz. Peki gelecekte bu kullandığımız telefonu elden çıkarmak istediğimizde telefonumuz ne kadar süre değerini koruyabiliyor? Yapılan bir araştırma, bildiğimiz bir gerçeği yeniden bize hatırlatıyor.

Satın aldığınız telefonların Android ya da iPhone olması, cihazın ikinci eldeki değerini de fazlasıyla değiştiriyor. Yapılan bir araştırma, iPhone'ların değerini Android cihazlara göre daha uzun süre koruyabildiğini ortaya koydu.

BankMyCel tarafından yapılan araştırma, bilinen bir gerçeği tekrar hatırlattı. Android telefon modellerinin iPhone'lara kıyasla daha hızlı bir şekilde değerini yitirdiği ifade edilen raporda; 48 ay sonra iPhone tarafında yüzde 66, Android cihazlarda ise yüzde 81’e kadar değer kaybı yaşanabiliyor.

Peki her iki işletim sistemi arasında neden bu denli büyük bir fark var? Elbette iPhone'ların uzun yıllar değerini korumasında Apple'ın pazarlama stratejileri önemli bir role sahip. Diğer yandan Apple tek başına iPhone'larla pazarda bir seçenek olabilirken, Android cihazlarını üreten pek çok teknoloji devi var.

Apple'ın eski iPhone modellerine olan desteğini yıllarca sürdürmesi de iPhone'ların değerini koruyan bir durum. Örneğin iOS 14 güncellemesinin iPhone 6S ve iPhone 6S Plus'lara bile yüklenebildiğini belirtelim. Bu cihazlar 2015 yılında satışa sunulmuştu ve 6. yılına giren bu telefonlara destek sürüyor.

Bir diğer etken de Android cihazların çok sık yenilenmesi. Öyle ki Apple her yıl iPhone serisini bir kez güncellerken, Android cihazların yeni modelleri sık aralıklarla karşımıza geliyor. Bu da mevcut telefonların değerinin daha hızlı kaybedilmesine yol açıyor.

Bu durum, ikinci el telefon fiyatlarında da kullanıcıların karşısına çıkıyor. iPhone'ların ikinci elde dahi (5 yıllık modeller de dahil) yüksek fiyata alıcısına ulaştığı dikkat çekiyor.

Yazının Devamını Oku

Ekranı katlanabilen telefonlar hayal kırıklığı mı?

Telefonların iyiden iyiye akıllanmasıyla birlikte şimdi de telefonların kamerasını ve tasarımını daha çok konuşur olduk. Öyle ki ekranı katlanabilen telefonlar dahi satışa sunuldu. Peki yıllardır hayalini kurduğumuz ekranı katlanabilen telefonlar gerçekten de beklediğimiz gibi mi oldu? Yoksa bir hayal kırıklığından öteye gidemedi mi?

Ekranı katlanabilen telefonlar aslında yeni bir kavram değil; yıllar öncesinde bu tür cihazların pek çok prototipi üretilmiş olsa da, son kullanıcıya ulaşması mümkün olmadı. Bunda elbette bu tip telefonların yüksek maliyetle üretilmesi ve son kullanıcıya çok pahalıya patlaması en önemli etkendi.

Daha doğrusu ekranı katlanabilen telefonlar için o günler gerçekten de oldukça erkendi. Hala da erken. Bugün Huawei'den Samsung'a TCL'den Xiaomi'ye pek pek çok telefon üreticisi, ekranı bükülen ve katlanan telefon geliştirmiş durumda. Peki pratikte bu telefonların diğer standart telefonlardan en büyük farkı ne?

Öncelikle bu tip telefonlar hem bir telefon hem de tablet. Ekranı kapalı haldeyken telefondan farksız olan ürün, ekranı açıldığında tabletten farkı kalmıyor. Özellikle de film izlerken ya da oyun oynarken müthiş bir deneyim sunuyor.

Ancak hepsi bu. Yani tamamen deneyim telefonu durumunda olan bu cihazlar, aslında pratikte kullanıcıya şu aşamada çok da bir şey sunmuyor. Öncelikle ekran büyük olduğu için çok ama çok ağırlar. Telefon gibi kullanıp telefonu kulağımıza getirip bir süre konuştuğumuzda bileğimizin ağrımaya başlaması kaçınılmaz.

Ayrıca da çok büyük. Yani cebe girdiğinde denge problemi yaşayabilirsiniz. Elbette bu son cümlede biraz 'abarttık', ancak ekranı katlanabilen telefonların çok da hafif olmadığı bir gerçek.

Kamera tarafında veya işlemci tarafında iddialı bir yanları yok; batarya ömrü konusunda da mucize yaratmıyorlar. Ancak standart telefonlardan katbekat pahalılar.

Yazının Devamını Oku

iPhone 12 serisinin öne çıkan özellikleri

Apple'ın geçtiğimiz haftalarda Türkiye genelinde satışa sunduğu yeni iPhone modellerini bir yılı aşkın bir süredir bekliyorduk ve nihayet raflardaki yerini aldı. Peki yeni iPhone modelleri hangi özellikleriyle öne çıkıyor?

Uzun yıllardır iPhone serilerini takip ediyorum. iPhone 3GS kullandığım ilk iPhone modeli ve o günden bu yana teknoloji sektörünün de hızlıca gelişmesiyle birlikte telefonlar evrim geçirdi. iPhone'lar da öyle. Özellikle iPhone X ile birlikte ekranın tamamen dokunmatik olması ve Home tuşunun kalkması yeni bir başlangıç oldu.

Şimdi ise iPhone 12 serisi geldi. 4 yeni iPhone modeliyle karşı karşıyayız: iPhone 12, iPhone 12 mini, iPhone 12 Pro ve iPhone 12 Pro Max. Her model, kendi kitlesine hitap ediyor. Örneğin özellikle fotoğraf ve kamera konusunda daha profesyonel bir telefon arıyorsanız seçiminiz iPhone 12 Pro veya iPhone 12 Pro Max olmalı. Her iki telefon arasında bile kamera tarafında farklılık var.

iPhone 12 mini: Dünyanın en küçük 5G'li telefonu

5G; bu yıl çok konuşuldu, gelecek yıl daha da çok konuşulacak. iPhone 12 mini, Apple'ın yeni iPhone modelleri içinde en küçük olanı. En önemli özelliklerinden biri ise 5G desteğine sahip piyasadaki en küçük telefon olması. A14 Bionic işlemciden gücünü alan ve 4 Gbps'ye kadar hız vadeden 5G modülüyle gelen iPhone 12 mini, 5,4 inç büyüklüğünde bir çentikli ekrana sahip.

Eğer standart telefonların aksine daha küçük ekranlı bir telefon tercih ediyorsanız iPhone 12 mini'yi düşünebilirsiniz. Minik olması onu güçsüz yapmıyor ve abileri gibi A14 Bionic işlemci kullanıyor.

Yazının Devamını Oku

Diablo Immortal üzerine ilk izlenimlerim

Uzun yıllar önce Blizzard'ın Diablo 2 oyunuyla birlikte Diablo serisiyle tanıştım. O günün şartlarında grafikler ve oynanış gayet başarılıydı ve oyunda 7-8 karakteri ayrı ayrı geliştirmeye üşenmedim.

Sonra da Diablo 3 geldi ve eklentisiyle birlikte her sınıftan karakter geliştirmeye özen gösterdim. Grafikler daha iyi, müzikler de Diablo 2 kadar olmasa da idare ederdi. Şimdi ise Diablo 4'ü bekliyoruz ve oyunun geliştirme notlarına baktığımızda gerçekten de önemli bir yapım geliyor gibi görünüyor.

Ancak bugünkü yazımda değinmek istediğim nokta bu seriye eklenecek sürpriz bir oyun olan Diablo Immortal. Bu oyun, sadece mobil cihazlara gelmesi nedeniyle özel bir duruma sahip. Açık konuşmak gerekirse Diablo'nun telefonlara geleceğini ilk duyduğumda 'Yok artık, bence hiç gerek yok, seriyi bozmayın, bilgisayardan devam edin' diye düşünmüştüm.

Yeteri kadar mobil oyun varken Diablo'yu da mobil dünyada görmek istememiştim. Ancak Diablo Immortal'ın kapalı alfa testinde ben de bulunuyorum ve oyunu ilk deneyimleyenlerden biri olmak gerçekten de önemli. Oyunla geçirdiğim 6 saatin ardından şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Haksızlık etmişim!

Oyunu telefonda da deneyimledim, tablette de. Diablo Immortal'ın alfa sürümünü iPhone 12 Pro Max ve yeni nesil iPad modellerinden iPad Pro'da denedim. Her iki cihazda da oyun sorunsuz çalıştı.

Yazının Devamını Oku

PlayStation 5 incelemesi

Sony, beklendiği gibi 19 Kasım tarihinde yeni oyun konsolu PlayStation 5'i Türkiye'de satışa sundu. PS5'i bir süredir kullanıyorum ve ilk izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

Sony'nin oyun konsollarının pek çok modelini kullandım. Son olarak PS4 Pro ile devam ediyor ve The Last of Us Part 2 ile son oyunumu da oynamıştım. Şimdi ise sıra PS5'e geldi. İzlenimlere geçmeden önce yeni konsolla ilgili son bilgileri sizlerle paylaşayım:

PS5, 8299 TL tavsiye edilen satış fiyatıyla vitrinlerdeki yerini aldı. Ancak pandeminin de etkisiyle kısa sürede tükenen PS5'lerin karaborsaya düşmesi çok zaman almadı ve 15 bin TL gibi 'uçuk' denebilecek fiyatları görmeye başladık. Bu fiyatları sadece ikinci el ilanlarının bulunduğu web sitelerinde değil, büyük e-ticaret sitelerinde bile gözlemledik.

Sony'den gelen açıklamalara bakıldığında ise stok sorununun sürdüğü, ancak yıl sonuna yeni ürünlerin stoklara geleceği bilgisi verildi.

Ülkemizde satışta olan PS5, tek model ile geliyor. Disk sürücülü modeli satın alabiliyorsunuz. Ancak PS5'in bir de disk sürücüsünün olmadığı bir sürümü var. Daha uygun bir fiyatla satılan bu model henüz Türkiye'ye gelmedi ve gelecek yıla kaldı.

Şimdi gelelim izlenimlerime... Konsolun yatay değil de dikey tasarımda gelmesi beni biraz zorladı. Evde konsolu yatay konumlandırmam için uygun bir ortamım varken, PS5 için biraz değişiklik yapmam gerekti. PS4 serisine göre çok daha büyük ve ağır bir konsoldan söz ediyoruz. Ağırlığı 4.5 kilo. Eğer konsolu yatay konumlandıracaksanız kutudan çıkan standı kullanmanız gerekiyor. Aksi halde uygun bir şekilde pozisyonlandıramıyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Apple 2020 yılının en iyilerini belirledi

Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen 2020 yılının da sonuna yaklaşıyoruz. Peki bu yıl telefon başında en çok ne oynadık? Hangi uygulamadan gözümüzü ayırmadık? Apple, her yıl olduğu gibi 2020 yılının 'en iyi' uygulamalarını seçmiş. Listede sürpriz isimler var.

App Store 2020'nin En İyileri belli oldu. 2020 yılıyla birlikte halen kurtulamadığımız pandemi nedeniyle pek çoğumuz uzaktan çalışmaya başladık ve eğitim de uzaktan eğitime döndü. Bu noktada Zoom'un listede yer alması elbette şaşırtıcı olmadı.

İşte Apple'a göre yılı en 'iyi'leri:

Wakeout:

Yılın iPhone uygulaması seçilen Wakeout, yılın iPhone uygulaması seçildi. Bu uygulamanın en önemli özelliği ise özellikle uzun saatlerimizi evde geçirmemizden dolayı spor yapmakta zorlandığımız şu günlerde insanların ev şartlarında spor yapabilmesini sağlamak ve kullanıcıları doğru bir şekilde yönlendirmek.

Yılın iPhone Oyunu: Genshin Impact

Açık dünyada geçen bu RPG türü oyun, görsel efektlerle hayata geçirilmiş renkli canavarlar ve devlerle dolu devasa bir diyarı keşfetmeleri için oyuncuları serbest bırakıyor.

Yazının Devamını Oku

Telefonlarda fiyat bilmecesi

Günümüzde son teknolojiyi kullanan ve sık sık değiştirmek durumunda olduğumuz akıllı telefonların hızına yetişmek gerçekten de mümkün değil. Ancak diğer yandan telefon fiyatlarını düşündüğümüzde de satın alımlarda dikkatle hareket etmek gerekiyor.

Eğer orta seviye bir telefon alıyorsanız fiyatlar 2000 TL'den başlıyor ve 4-5 bin TL'lere kadar çıkıyor. Amiral telefonlar söz konusu olduğunda ise fiyatta bir sınır koyabilmek gerçekten de güç ve oldukça yüksek seviyelere çıkabiliyor.

Türkiye'de telefon fiyatları herkesin malumu. Ancak telefonlar için ödediğimiz ücretin tamamı elbette telefon markalarına gitmiyor. Apple'dan örnek verelim. Geçtiğimiz günlerde iPhone 12 serisi telefonların fiyatları belli oldu. Hurriyet.com.tr sayfalarımızda bu fiyatlara yer verdiğimiz için ayrıca burada rakamlara yer vermeyeceğim; ilgilenenler teknoloji sayfamızdan ayrıntıları öğrenebilir.

Resmi Gazete’de 4 Mart 2020’de yayımlanan ve 19 Mart 2020 tarihinde yürürlüğe giren son düzenlemeyi hatırlatmak isterim:

Örneğin alınan bir iPhone için ödenen fiyatın yüzde 50'sini ÖTV oluşturuyor. Sonrasında yüzde 10 bandrol ücreti, yüzde 1 kültür fonu kesintisi ve de yüzde 18 KDV de işin içinde. Diğer bir deyişle siz telefon alırken aslında aynı anda devlet kurumlarına da ödeme yapıyorsunuz. Özellikle fiyatlarla ilgili eleştiri yapacağımız durumlarda bu noktayı da düşünmekte fayda var.

Apple da durumun farkında olduğundan kullanıcılar için farklı alternatifler geliştiriyor. Örneğin iPhone 12 edinmek isteyen kullanıcılar iPhone 11'lerini Apple'a geri verdiklerinde fiyatlar epey düşüyor.

iPhone 12 serisi 4 Aralık'ta satışa sunulacak, 27 Kasım'dan itibaren ise ön sipariş verilebilecek. Ancak iPhone 12 mini ve iPhone 12 Pro Max'in biraz daha sonra satışa çıkacağını da hatırlatalım.

Yazının Devamını Oku