Güncelleme Tarihi:
Yapay zekâ teknolojilerinin üniversitelerde kullanımı denildiğinde akla çoğu zaman tek bir soru geliyor: Öğrenciler ödevlerini yapay zekâya mı yazdıracak? Ancak uzmanlara göre tartışma bunun çok ötesine geçmiş durumda. Yapay zekâ artık yalnızca öğrencilerin ödevlerinde değil, üniversitelerin idari süreçlerinden araştırmalara kadar birçok alanda kullanılmaya başladı.

ABD’de yürütülen bir araştırmaya göre yapay zekâ sistemleri günümüzde ders programlarının hazırlanmasından risk altındaki öğrencilerin belirlenmesine, araştırma özetlerinin çıkarılmasından kod yazımına kadar çok sayıda görevde aktif rol oynuyor. Bu durum üniversitelerin nasıl çalıştığına dair daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Bilginin büyük kısmını makineler üretebiliyorsa, üniversitenin rolü ne olacak?
ÜNİVERSİTELERDE YAPAY ZEKÂ
Bugün üniversitelerde kullanılan yapay zekâ sistemlerinin bir bölümü “insan kontrolünde çalışan” araçlar olarak tanımlanıyor. Bu sistemler öğrenci danışmanlığı, satın alma süreçleri, risk analizleri veya akademik planlama gibi alanlarda karar süreçlerine destek veriyor.
Ancak bu teknolojiler bazı etik soruları da beraberinde getiriyor. Örneğin öğrenci verilerine kimlerin eriştiği, yapay zekânın risk puanlarını nasıl hesapladığı veya bu sistemlerin istemeden de olsa bazı öğrencileri dezavantajlı konuma getirip getirmediği tartışılıyor.
Uzmanlara göre üniversitelerin bu tür teknolojileri kullanırken şeffaflık, veri güvenliği ve adalet konularına özellikle dikkat etmesi gerekiyor.
ÖĞRENME SÜRECİ DEĞİŞİYOR
Yapay zekânın üniversite hayatındaki en görünür etkisi ise derslerde ortaya çıkıyor. Günümüzde öğrenciler yapay zekâ araçlarını özet çıkarma, ders çalışırken açıklama alma veya fikir üretme amacıyla kullanıyor.
Öğretim üyeleri de benzer şekilde bu teknolojilerden yararlanıyor. Yapay zekâ artık ders planı hazırlamak, sınav soruları oluşturmak, araştırma makalelerini özetlemek veya programlama kodları yazmak gibi birçok akademik görevde kullanılabiliyor.
Ancak bu durum yeni etik sorular doğuruyor. Örneğin bir öğretim üyesi ödev sorusunu yapay zekâ yardımıyla hazırladıysa ve öğrenci de cevabı yapay zekâ ile yazdıysa, gerçekte kimin çalışması değerlendiriliyor?
Benzer şekilde öğrencilerin aldığı geri bildirimlerin bir kısmı yapay zekâ tarafından oluşturuluyorsa sorumluluk kime ait olacak? Uzmanlar bu nedenle üniversitelerin yapay zekâ kullanımına ilişkin yeni kurallar ve şeffaflık standartları geliştirmesi gerektiğini söylüyor.
ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ NE OLACAK?
Yapay zekâ alanındaki en büyük değişimin ise gelecekte ortaya çıkabileceği düşünülüyor. Araştırmacılara göre giderek gelişen “otonom yapay zekâ sistemleri” bir gün deney tasarlayan, veri analiz eden ve hatta bilimsel makale yazan sistemlere dönüşebilir.
Bu tür sistemler ilk bakışta bilimsel üretkenliği artıracak bir gelişme gibi görünse de bazı akademisyenler bunun üniversitelerin temel yapısını değiştirebileceğini düşünüyor. Çünkü üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda uzman yetiştiren bir eğitim ekosistemi.
Bugün birçok akademisyen araştırma yapmayı ve ders vermeyi yüksek lisans ve doktora sürecinde öğreniyor. Eğer yapay zekâ bu süreçteki birçok görevi devralırsa, yeni nesil araştırmacıların deneyim kazanacağı fırsatlar azalabilir.
Benzer bir risk öğrenciler için de geçerli. Yapay zekâ ödev yazabilir, açıklama yapabilir veya çalışma planı oluşturabilir. Ancak eğitim uzmanlarına göre gerçek öğrenme çoğu zaman zorlanma, hata yapma, yeniden deneme ve düşünme süreci sayesinde gerçekleşiyor.
Bu nedenle bazı akademisyenler, üniversitelerin gelecekte yalnızca diploma üreten kurumlar olmaması gerektiğini vurguluyor. Onlara göre yükseköğretimin değeri sadece ortaya çıkan makaleler veya mezun sayısıyla değil, aynı zamanda insanların düşünme, sorgulama ve uzmanlaşma süreçleriyle ölçülmeli.
Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda üniversitelerin en önemli sorusu şu olacak: Yapay zekâ çağında yükseköğretim yalnızca bilgi üretmek için mi var, yoksa insanları geliştiren bir öğrenme ekosistemi olarak mı kalacak? Bu sorunun cevabı, yapay zekânın üniversitelerde nasıl kullanılacağını da belirleyecek.