vbncvxc

Güncelleme Tarihi:

vbncvxc
Oluşturulma Tarihi: Aralık 15, 2009 17:59

Haberin Devamı

Birleşmiş milletler iklim değişiklikleri konferansı şu günlerde Kopenhag da yapılmakta ve çeşitli uluslardan çevreciler her zamanki gibi protesto eylemelerini sürdürmektedirler.  Komisyondan küresel ısınma ile ilgili sadece kâğıt üzerinde kalmayacak uygulamaya geçecek kararlar alınması beklenmektedir. Önceleri yapılan Bergen, Rio ve Kyoto konferanslarında alınan kararlar uygulanmadığı için toplum bu cins zirvelere şüphe ile bakmaktadır. Bu olgu protestoları haklı göstermektedir. Bütün bunlara rağmen insanların kafası karışık acaba küresel ısınma abartılıyor mu? Bu makalede,  Meksika körfezinden başlayıp kuzey Avrupa kıyılarını ısıtan sıcak su akıntısının, küresel ısınma ile nasıl değişebileceği tartışılmıştır.

Ülkemiz konferansta çevre bakanı tarafından temsil edilmektedir. Gazete haberlerinden edindiğimiz bilgilere göre sayın bakan konferansta Türkiye ye haksızlık edildiğini söylemiş. Değerli çevre dostları, küresel ısınma aşırı fosil yakıt kullanarak elektrik enerjisi elde etmenin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Ülkemizde kömür yakarak elektrik enerjisi elde etmek çok yaygın bir uygulamadır. Ülkemizdeki kömürler yetmiyormuş gibi, ithal kömüre dayalı termik santral projeleri sürdürülmektedir. Gezegenin iklimini onlar bozmaktadır. Canım Gökova’ya bile termik tesis kurma izni verilmiştir. Türkiye’ye haksızlık yapılmamaktadır, ülke yönetimi kendi halkına haksızlık yapmaktadır Hepimizin lise coğrafya derslerinden bildiğimiz Golf- Stream ( sıcak su akıntısı) nasıl yön değiştirecek basit fizik bilgisi kullanılarak açıklanacaktır.

Haberin Devamı

İklim bilimcileri, küresel ısınma sonucu kutuplardaki buzulların erimesinin, Atlantik okyanusundaki deniz kimyasını değiştireceğini iddia etmektedirler. Meksika körfezinden Kuzey Avrupa’ya sıcak su, denizin üst tabakalarından taşınır. Şekilde bu taşıma işlemi kırmızı ile gösterilmiştir.

vbncvxc


Soğuyarak derinlere inen su kütlesi, dipten Meksika körfezine geri döner. Şekilde bu geri dönüş mavi ile gösterilmiştir. Sıcak su tabakası denizin üstünden kuzey Avrupa kıyılarına yaklaşırken, aynı bölgede egemen olan doğulu rüzgârları da ısıtır. Şekilde ısınan hava akımları kızaran oklar ile gösterilmiştir. Soğuk esen rüzgâr ile temasta bulunan sıcak su ısı kaybına uğrayarak soğur, soğudukça yoğunlaşır ve deniz dibindeki soğuk su akımlarını meydana getirir. İklim bilimcilerinin ve çevre duyarlı sivil toplum kuruluşlarının çeşitli vesileler ile belirtikleri gibi, küresel ısınma kuzey Atlantik buzullarının eriyip donmasını doğal dengesinden saptırırsa, sıcaklık yükselmeleri bu bölgede gittikçe artan miktarlarda buzulun erimesine neden olacaktır.

Atlantik okyanusunun yoğunluğu değişmektedir. Daha fazla tatlı su içeren düşük yoğunluktaki deniz suyunun dibe inerek Meksika körfezine yolculuğu sekteye uğrar veya yavaşlar. Kuzey Avrupa kıyılarına esen doğulu rüzgârlar, bu durumda, Meksika körfezinden gelen ılık deniz suyundan ısı alamaz. Yön değiştiren sıcak su akıntısı, Kuzey Avrupa kıyılarında hâkim olan ılıman iklimin, kurak soğuk rüzgârlı bir sert iklime dönüşmesine neden olur. Afrika’da mevsimsel yağışlar azalır kuraklık baş gösterir. Güney yarıküre normalden daha sıcak günler yaşar. Orta Asya’da kurak mevsimler uzar. Arktik coğrafyada sıcaklık 20’inci sürekli yükselmiştir. Önlem alınmadığı takdirde 21’inci yüzyılda sıcaklığın tehlikeli boyutlar yükseleceği tahmin edilmektedir. Yapılan birçok benzeşim hesapları, Kuzey Atlantik sıcak su akımlarının tamamen çökmese bile yavaşlayacağını söylemektedir. İşin ilginç yanı sıcaklığın artmasına rağmen kuzey Avrupa’nın soğuyacağını haber vermektedir. AB ülkelerinin Kyoto protokolü üzerinde ısrarlı oluşlarının nedeni bu olguya bağlanmaktadır.

Bu durumda, deniz yüzeyindeki sıcak tuzlu su ısı enerjisini doğulu hava akımlarına verip yoğunlaşma süreci geçiremez. Bunun sonucu olarak, derinlere inip, şekilde mavi çizgiler ile

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!