GeriTeknoloji Tele-Kulak, Tele-Göz ve Fizik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tele-Kulak, Tele-Göz ve Fizik

Kimileri kulaklarını kabartmış onu bunu dinliyor ve gözetliyor. NSA (National Securty Agency ) Amerika Milli Güvenlik Ajansı tüm dünyayı, bu arada Almanya başbakanı dahi dinlemiş, diplomatik skandal, bizim gibi sıradan insanlara göre, onlara göre dinlemek sıradan, çünkü birbirlerini oldum olası dinliyorlar.

Eski bir NSA uzmanı Edward Snowden, uluslar arası ilişkilerde yeri olmaması gereken kuralsız dinlemelerin nasıl yapıldığını açıkladı, şimdi ABD'ye korkudan giremiyor, Moskova'da zoraki misafir. Wikileaks kurucusu Julien Assange bir elçilikte saklanıyor. Dost düşman olduğuna aldırış etmeden herkesi dinleyen gözetleyen NSA, büyük bir olasılıkla, Türkiye'yi de dinlemiştir.

Türkiye bu modadan geri kalır mı? Hayır, bizde de birileri önüne geleni dinlemiş. Kıyamet kopuyor. Cemaat dinlemiş, polis dinlemiş, başbakan dinlenmiş, o koca kulak kim bilemeyiz ama bilenler biliyor kim olduğunu. Savcıların şüphelileri yargıç kararı ile dinlemeye kimsenin itirazı yok, özel hayatın gizliliği gibi gerekçeler burada işlemez, ama ortada ne yargıç ne kuvvetli şüpheli nede karar var, gazetelerde onun bunun gizlisi saklısı köşe, sütun ibadullah.

Tozun dumana karıştığı bu ortamda güvenli haberleşme sağlanabilir mi? Haberleşme, haberi gönderen haberi alan ve haberi taşıyan ortamlardan oluşur. Optik veya elektronik sinyaller haberleşme ortamınıdır. Bundan beş veya on sene önce telefonda bizi birsinin dinlediği hiç aklımıza gelmezdi, şimdi geliyor, çünkü dinleniyoruz, neden ahlaken çöküyoruz. İnternet ortamında elektronik iletileriniz istemediğiniz birisi tarafından okunuyor veya kişisel bilgisayarınızdaki size ait bilgiler belgeler hiç haberiniz olmadan çalınıyor veya değiştiriliyor veya yenileri konuyor. Suçsuz insanlar hiç geçerliliği olmayan dijital deliller ile suçlanıyor hapiste tutuluyor, tam bir rezalet. Bunları önlemenin yolu yine kuantum fiziğinden geçer.

Kriptoloji, verici ve alıcı arasında gizlilik içeren bir mesajın iletimi sürecinde üçüncü şahısların sisteme girerek mesajı okumasını önlemek için alınan önlemlerin bütünü olarak tanımlanır. Karmaşık siyasi, ekonomik ve finans ilişkilerinin yaygın olduğu günümüz dünyasında, haberleşme güvenlik ister, çünkü her bilgi para ediyor. Siyasette para ediyor, gazetecilikte para ediyor, uluslar arası ilişkilerde para, teknolojide para ediyor. Wikileaks olayı, devletin en gizli haberleşmelerine üçüncü şahısların erişebileceğini göstermiştir. Bu gün yaygın olarak kullanılan kriptolojide haberin kodlanması ve kodun kırılması işlemlerini düzenleyen matematik yani algoritmalar, bu konu ile ilgilenen şifre kırıcılar için sır değildir. Birçok arama motorundan şifre kırma programlarını indirebilir ve deneyim kazanmak ve eğlenmek için sadece kendinizin bildiği bir şifreyi indirdiğiniz programa kırdırabilirsiniz. Programın kabiliyetini denemiş olursunuz. Hackerler sanal ortamda şifre kırma yarışı yaparlar, yazdıkları programları ekrana yansıtırlar. Biraz zeki olanlar dahi karmaşık gibi görünen bilgi yığınında bir düzenin bulunduğunu fark edebilir. Bir kaç sene önce üniversite giriş sınavlarında şifrelemeyi yaşayarak öğrendik. Mesajların şifrelenme ve şifreyi çözen anahtar, şifreyi tasarlayan tarafından kullanıcılara verilir. Şifreleme ve şifre çözen anahtar bilinir. Önemli şifre çözücü anahtarı bulmaktır. Bu da kâinatın sırrı değildir.

Şifreleme yapıldıktan sonra mesajlar herkese açık haberleşme kanallarından biri ile iletilir. Uzun bir süredir TV ekranlarında yazılı basına yer alan metinlerine iletişim kanallarına giren davetsiz misafirler ulaşmışlardır. Doğal haberleşmenin çok sayıda kulak misafiri olur, eğer işin içine siyaset ve bir de para girerse misafir sayısı artar. En güvenilir kamu haberleşme kanallarını kullansanız bile meraklı kulakları devre dışı bırakamazsınız. İşin ilginç yanı dinlendiğinizin veya mesajlarınıza ulaşıldığının farkına da varamazsınız.

Meraklı kulakları ve gözleri haberleşmelerin dışında tutmak için 1970li yıllarda kendisinden övgü ile söz edilen matematikçi Riffle ABD elektrik ve elektronik mühendis odalarının çıkardığı ünlü IEEE dergisinde bir makale yayınladı ve işin rengi değişti ve hemen uygulamaya konuldu. Kamu iletişim kanallarında akan gizli mesaj, ulaşmak isteyenlerin hedefi haline gelir. Önlem olarak mesaj şifrelenir buna rağmen şifreler kırılır ve bilgiye ulaşılır. Şifre teknikleri profesyonellerce bilinir ve kırılabilir. Bilgi sadece alıcının açabileceği bir teknikle kodlanmış ise belli bir süre güvendedir. Mesajlar aynı değil farklı kodlama ile gönderilirse kırmak zaman ister ve mesaj kimse kıramadan yerine ulaşır. Bütün bu çabalara rağmen şifreler yine kırılıyor banka hesapları boşaltılıyor ve ünlü siteler çökertilebiliyor. Koskoca ABD Dış İşleri Bakanlığı bile bilgilerini gizleyemiyor.

Bu nasıl oluyor? Ve buna karşı nasıl önlem alınır?

Yonga (Chip) genellikle silikon gibi yarıiletken malzeme üzerine çeşitli teknikler ile çentiklenmiş bütünleşmiş (entegre) devrelere denir. Böyle devreler çok küçük yüzeylere sığdırılmış milyarlarca transistordan oluşur. Yongaların böylesine karmaşık yapıda olması kaçınılmaz olarak donanımda açık kapılar veya pencereler bırakır. Buralardan dijital hırsızların girmesi gizli bilgiye ulaşması ve başka bir dijital sisteme aktarması mümkündür. Akıllı TV, bilgisayar, mobil telefon ve benzeri tüm ürünlere yongalar bloklar halinde yerleştirilir. Her blok aletin belli bir özelliğini çalıştırır.

Örneğin cep telefonlarında bir blok bellek işlevi yaparken diğer bir blok kamera görüntülerini MPEG dosyasına dönüştürür veya bir başkası antene komuta eder. Bilgi aletin içinde bir bloktan diğerine aktarılır. İşte bu aşamada donanımdaki açık kapıdan veya pencereden uçar gider haberiniz olmaz. Donanım kökenli bu eksiklik ancak donanım mimarisi hakkında bilgisi olanlarca veya gizli bilgiye ulaşmada konulacak şifrelemeler ile bir seviye kadar önlenebilir. Dijital ürünleri ithal ediyoruz, donanımlarındaki açık pencereleri ve kapıları biliyor muyuz? Hayır, işte bilim ve teknolojinin gücü bilgisizliğin acizliği budur. Kayıt edilmiş, depolanmış veya iletilmiş tüm gizli bilgilerin bir başkası tarafından biliniyor olması sıfır bir olasılık değildir. Ülkemize ait en gizli bilgilerin güvenliği tartışılır haldedir. Bunu ithal ederek veya ihale yolu ile yapmak olanaklı değildir. Yongaları ve blokları kendimiz üretirsek donanımdaki pencere ve kapıları kapatırız, kimse ne girebilir ne çıkabilir. İthal ettiğimiz yongalardaki açık kapıları bilmemiz kolay değildir. Bilgi teknolojilerine yabancı olmak çağ ile uyumsuz olmak anlamına gelir.

Dan dan Brown çok satan ünlü bilim kurgu romanı Dijital Kale'de kahramanlarını, dijital keleyi çalıştıracak şifrenin yazıldığı yüzüğün peşine takar. Dijital Kale her türlü şifreyi kırabilen bir süper bilgisayardır. Günümüzde yongaların yerine iyonların kullanıldığı, en karmaşık şifreleri çok kısa süre içinde kıran kuantum bilgisayarlardır. Bir başka deyişle Dijital kalenin modası geçmek üzeredir. Stieg Larsson, ünlü Ejderha Dövmeli Kız, Ateşle Oynayan kız, Arı Kovanına Çomak Sokan Kız adlı çok satan harika bilim kurgularında da usta şifre kırıcısı Lisbeth Salander’in maceralarını anlatılır. Karl Olsberg’in Sistem adlı yine çok satan bilim kurgu romanı da bir yazılım şirketi yapay zekâya sahip bir süper bilgisayar üretilir. Kitap, her şifreyi kırabilen, kendi başına algoritma üretip yazılım yapabilen süper bilgisayar, üzerinde oynanan olaylar üzerinedir; sistem adını verdiği yapay zekâ kurulu düzenin başına bela olur. Karl Olsberg’in romana konu ettiği kuantum bilgisayardan başka bir şey değildir. Görüldüğü gibi, kuantum fiziği, edebiyat ve sinema olmak üzere popüler kültürü dahi etki altına almaktadır.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle