Güncelleme Tarihi:

Tayland, Malezya ve Singapur gibi ülkeler, olası yayılım riskine karşı havalimanları ve sınır kapılarında tarama ve test uygulamalarını sıkılaştırdı. Peki “ölümcül” diye anılan Nipah virüsü nedir, nasıl bulaşır ve gerçekten ne kadar endişelenmeliyiz?
NİPAH NEDİR, NASIL BULAŞIR?
Nipah, “henipavirüs” grubunda yer alan ve hayvandan insana bulaşabilen (zoonotik) bir virüs. İlk büyük salgın 1998’de Malezya’da görülmüştü. Uzmanlar bulaş için 3 ana yol tarif ediyor:
Yarasalarla temas: En önemli kaynaklardan biri enfekte yarasaların tükürük, idrar veya dışkısıyla temas. Bazı salgınlarda domuz gibi diğer hayvanlar da aracı olabiliyor.
Kontamine gıdalar: Özellikle hurma palmiyesi ürünleri riskli. Yarasa salgılarıyla kirlenen hurma suyu/suyu benzeri ürünlerin tüketilmesi bulaşa yol açabiliyor.
İnsandan insana bulaş: Yakın temasla, özellikle hasta bakımı sırasında (evde ya da hastanede) vücut sıvılarıyla temas üzerinden geçebiliyor. Ancak genel tabloya bakıldığında, kişiden kişiye bulaşın COVID-19 kadar verimli olmadığı vurgulanıyor.
BELİRTİLER NELER?
Nipah enfeksiyonunda belirtiler genelde 4 gün ile 3 hafta arasında ortaya çıkabiliyor. Hastalık hafiften ağıra geniş bir aralıkta seyredebilse de hekimlerin en çok çekindiği kısım, virüsün beyni etkileyebilmesi.
Nipah; zatürre benzeri solunum sorunlarına yol açabildiği gibi, asıl tehlike ensefalit (beyin iltihabı) gelişmesi. Bu durum, yüksek ölüm oranlarının da temel nedenlerinden biri olarak görülüyor.
Öne çıkan belirtiler şöyle sıralanıyor:
* Ateş
* Nöbet
* Nefes darlığı
* Şiddetli baş ağrısı
* Bayılma/şuur kaybı
* Kol ya da bacakta güç kaybı
* İstemsiz, sarsıntılı hareketler
* Kişilik değişiklikleri, ani “garip” davranışlar, psikoz
Dikkat çeken bir başka nokta da şu: Akut dönemi atlatan bazı hastalarda, yıllar sonra hatta 10 yıldan uzun bir süre sonrasında bile “nüks eden ensefalit” görülebildiği bildiriliyor.
AŞI YOK, PANİK YOK
Şu an için Nipah’a karşı onaylanmış bir aşı bulunmuyor. Kesin, yaygın kullanıma girmiş bir tedavi de yok. Ancak Avustralya’da geliştirilen m102.4 adlı antikor temelli bir tedavi adayı üzerinde çalışmalar sürüyor. Erken aşama (faz 1) sonuçları, tek doz uygulamanın sağlıklı gönüllülerde genel olarak iyi tolere edildiğini gösterse de, bunun sahada yaygın kullanıma dönüşmesi için daha gidilecek yol var.
Uzmanlar, vakaların görüldüğü bölgeler dışında yaşayanlar için riskin düşük olduğunun altını çiziyor. Bunun en önemli nedeni; virüsün ana bulaş yollarının gıda ve hayvan teması olması ve insandan insana bulaşın görece sınırlı kalması. Yine de sağlık otoriteleri, az sayıda vaka bile olsa tedbirleri artırarak olası zincirleri erken kırmaya çalışıyor.
Seyahat edenler için kritik uyarı: Vaka bildirimi yapılan bölgelere gittikten sonra ateş ya da ağır grip benzeri belirtiler ortaya çıkarsa, doktora başvururken nerede ve ne zaman seyahat edildiğini mutlaka söylemek gerekiyor. Bu tür tabloların nedeni çoğu zaman başka enfeksiyonlar olabilse de, doğru değerlendirme için seyahat bilgisi hayati önem taşıyor.