Keşfedilen bir gezegen sistemi geleneksel sıraya uymuyor

Güncelleme Tarihi:

Keşfedilen bir gezegen sistemi geleneksel sıraya uymuyor
Oluşturulma Tarihi: Şubat 13, 2026 11:33

Samanyolu’nda keşfedilen bir yıldız sistemi, bilim insanlarının gezegen oluşumu hakkındaki alışkanlıklarını sarsmış durumda. LHS 1903 adlı kırmızı cüce yıldızın çevresinde gezegenler, “bizim bildiğimiz düzene” uymayan sıra dışı bir dizilim sergiliyor: kayaç-gaz-gaz-kayaç.

Haberin Devamı

Normalde Güneş Sistemi’nde Güneş’e yakın gezegenler küçük ve kayalık, daha uzaktakiler ise gaz devleri. Bu “içte kayaç, dışta gaz” düzeninin evrende yaygın olduğu düşünülüyordu. Ancak LHS 1903, bunun her zaman böyle olmadığını gösteriyor.

CHEOPS’TAN BÜYÜK SÜRPRİZ

Araştırmacılar, farklı teleskopların verileriyle kırmızı cücenin çevresinde zaten 3 gezegen görmüştü: Yıldıza en yakın olan kayalık, ardından 2 gaz devi geliyordu. Yani her şey beklendiği gibiydi.

Sürpriz, Avrupa’nın ötegezegen avcısı Cheops uzay teleskobunun gözlemleriyle ortaya çıktı. Sistemin daha dış kısmında 4. bir gezegen daha bulundu ve bu gezegen de kayalık çıktı.

KAYAÇ, GAZ, GAZ, KAYAÇ

Çalışmanın başyazarı Warwick Üniversitesi’nden Thomas Wilson, bu tabloyu “içten dışa tersine bir sistem” diye tanımlıyor. Çünkü kayalık gezegenlerin genellikle yıldızdan uzak, soğuk bölgelerde oluşması beklenmiyor.

Haberin Devamı

Kısaca mantık şöyle: Yıldıza yakın bölgede yoğun ışınım gazı süpürür, geride daha çok kayalık çekirdekler kalır. Uzak bölgede ise çekirdekler kalın atmosfer toplayıp gaz devlerine dönüşebilir. LHS 1903’te bu düzen “yeniden kayalığa dönüyor.”

GAZI BİTEN SİSTEM Mİ?

Ekip, bu garip dizilimin nasıl oluştuğunu anlamaya çalıştı ve ilginç bir senaryoya yaklaştı: Ya gezegenler aynı anda değil, birer birer oluştuysa?

Yaygın teoriye göre gezegenler, yıldızı saran gaz ve toz halkası içinde (öngezegen diski) eş zamanlı büyür. Ancak Wilson’a göre LHS 1903’ün dıştaki kayalık gezegeni oluşurken sistemin gazı tükenmiş olabilir. Bu durumda gezegen, kalın bir atmosfer edinmeden “çıplak kayalık” olarak kalmış olabilir.

1990’lardan bu yana 6 binin üzerinde ötegezegen keşfedildi. ESA’dan Isabel Rebollido da bu çeşitliliğin, gezegen oluşumu teorilerinin çoğunun Güneş Sistemi’ne dayanması nedeniyle “yeniden düşünmeyi” zorunlu hale getirdiğini vurguluyor. LHS 1903 ise bu tartışmaya güçlü bir yeni örnek eklemiş görünüyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!