“Dijital çalışma alanlarının getirdiği dönüşüm hızlanarak sürecek”

Amir Sohrabi, teknoloji sektörünün deneyimli isimlerden biri. Özellikle dijital dönüşüm alanında büyük bir tecrübeye ve yetkinliğe sahip olan Sohrabi’nin kariyerinde dijital dönüşüme liderlik etme, stratejiler üretme ve uygulama büyük bir önem taşıyor. Sohrabi, 2020 yılında, özellikle dijital çalışma alanları çözümleriyle içinde olduğumuz dönemde değişen müşteri ihtiyaçlarına en doğru ve efektif çözümleri sunan Citrix’e katılmıştı. Sohrabi ile uzaktan çalışma dönemini, yakın geleceğe dair öngörülerini, Citrix’in sunduğu çözümleri, dijital dönüşümü ve genç liderlere tavsiyelerini konuştuk. (Sponsorlu İçerik)

“Dijital çalışma alanlarının getirdiği dönüşüm hızlanarak sürecek”


Öncelikle, okurlarımız için iş deneyiminizi kısaca özetler misiniz?   

Satış yönetimi, iş geliştirme, stratejik planlama ve ürün geliştirme alanlarında 28 yılı aşkın deneyime sahibim. Citrix'e katılmadan önce SAS'ta hem COO hem de Rusya, Batı Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgeleri için Dijital Dönüşüm Lideri olarak görev yaptım. Hem bu rolümde hem de şirkette daha önce üstlendiğim rollerde stratejinin geliştirilmesinden ve uygulanmasından, dijital dönüşüm yolculuklarının desteklenmesi için tüm sektörlerden önemli müşterilerle etkileşim kurulmasından ve işin geliştirilmesinden sorumluydum. Bundan önce, SAP'ta ODKA Analitik ve İçgörü Lideriydim ve SAP'ın Orta Doğu ile Kuzey Afrika çapındaki iş analitiği portföyünün genişletilmesinden sorumluydum. 2020'nin ikinci yarısında Rusya, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika için Bölge Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Lideri olarak Citrix'e katıldım.

“DİJİTAL ÇALIŞMA ALANI, CİTRİX OLARAK BİZİM İÇİN BAŞLICA GELİŞİM ALANI”

2021, pandemi sorunlarıyla devam ediyor. Ve uzaktan çalışma, yalnızca yeni normal değil aynı zamanda mevcut normal haline gelmiş gibi görünüyor. Citrix, dijital çalışma alanları sektöründe lider olarak tanınıyor. Dijital çalışma alanlarının geleceğini nasıl görüyorsunuz ve Citrix'in yol haritası nasıl?

Öncelikle evet, kesinlikle katılıyorum, biz de uzaktan çalışmanın farklı biçimlerde kalıcı olacağına inanıyoruz. Pek çok şirket, başlangıçta uzaktan çalışmayı pandemi sorununa karşı kısa vadeli bir çözüm olarak görüyordu. Ardından, yeni dönemin artık başlamış olduğunu fark ettiler. Uzaktan çalışma artık kalıcı. Bu nedenle, bu dönüşüm 2021'de ve sonrasında devam edecek. Dijital çalışma alanları, yakın gelecekte dijital dönüşüme yönelik önemli bir iş etkeni olmaya devam edecek. Ve dijital çalışma alanı, Citrix olarak bizim için başlıca gelişim alanı.

Citrix Workspace, dijital çalışma alanı segmentindeki büyüme ve inovasyon çözümümüz. Citrix Workspace, dünyanın her yanındaki BT organizasyonlarının çalışanlarını desteklemesine ve onlara uzaktan çalışırken tam anlamıyla üretken olmak için gereksinim duydukları her şeye tutarlı, güvenli ve güvenilir biçimde erişme olanağı sağlamasına imkân tanıyor. Citrix Workspace, çalışanlara ve BT liderlerine çalışmak ve inovasyon gerçekleştirmek için gerekli alanı sunuyor. Çeşitli endüstrilerden müşteriler, harika bir çalışan deneyimi sunmak ve iş hedeflerine ulaşmak için Citrix Workspace'in gücünden yararlanıyor. Citrix Workspace, şu anda tüm dünyanın içinde bulunduğu gibi zorlu zamanlarda tüm karmaşıklığı yönetiyor, bir çalışanın üretken olmak için ihtiyaç duyduğu tüm kaynakları bir araya getiriyor. Çeşitli aygıtlar çapında tutarlı, tanıdık ve entegre bir kullanıcı deneyimini güvenli bir biçimde sunuyor.

 

“GÜVENLİKTE ZERO TRUST MODELİNİN MERKEZİ BİR ROL OYNAMASINI BEKLİYORUZ”

Güvenlik, iş açısından önemli bir konu. Özellikle de şimdi, bu yeni normal döneminde bugüne kadar olduğundan da daha önemli. Zero Trust modeline odaklanıyorsunuz. Bu modelin nasıl merkezî bir rol oynayacağını açıklayabilir misiniz?

Güvenlik, yalnızca teknoloji alanında değil, iş dünyasının her alanında her zaman önemli olacak. Güvenlik açısından, Zero Trust Güven modelinin şu anda en popüler konulardan biri olduğuna inanıyoruz. 'Zero Trust' modelinin merkezî bir rol oynamasını bekliyoruz. Günümüzde, uygulamalar ve hizmetler hızla buluta taşınıyor, insanlar her yerden çalışıyor ve sınırlar neredeyse tamamen yok oldu. Kurumsal bilgi güvenliği ekipleri artık erişim sağlamak için geleneksel, VPN [Sanal Özel Ağ] tabanlı stratejilere güvenmeyecek. Bunun yerine, erişime kullanıcı davranışı ve erişim kalıpları doğrultusunda adaptif bir biçimde izin vermek için bağlam farkındalığından yararlanan bir sıfır güven modeline geçecekler.

SaaS [Hizmet Olarak Sunulan Yazılım] da bir başka önemli teknoloji trendi. Citrix'in SaaS segmentindeki vizyonu ve hedefleri nelerdir?

Çeviklik, her yıl daha da önem kazanıyor. SaaS, çevikliğin elde edilmesinde önemli bir rol oynuyor.  SaaS, 2021'de sonrasında çevikliği ve inovasyonu destekleyen önemli ayaklardan biri olmaya devam edecek. SaaS ayrıca, Citrix olarak gündemimizdeki başlıca konulardan biri. Hizmet olarak sunulan yazılımlarımızın sağlanmasına yatırım yapmaya devam edeceğiz ve dünya çapında bir SaaS sağlayıcısı haline gelmeyi planlıyoruz. 

“TÜRKİYE’NİN DERİN BİR YETENEK HAVUZU BULUNUYOR”

Citrix'in Türkiye'de yıllar içinde giderek büyüdüğünü gözlemliyoruz. Türkiye'nin bölgeniz ve şirketiniz açısından önemi nedir? Türkiye pazarı ve Türkiye'deki işiniz hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye, önemli pazarlarımızdan biri. Türkiye'ye ve güçlü ekonomisine, dinamik iş ekosistemine ve teknoloji trendlerine ilgi gösteren genç nüfusuna, ayrıca ülkenin sürekli olarak sahip olduğu büyüme potansiyeline inanıyoruz. Ayrıca, Türkiye'nin tüm bölge çapında dijital çözümler ve hizmetler sağlanmasında kullanılabilecek derin bir yetenek havuzu bulunuyor. Türkiye'deki yerel ofisimizin 2013'te açılmasından bu yana sağlıklı bir büyüme izledik. 2021 ve sonrası için Türkiye pazarındaki yatırımımızı artırmaya devam edeceğiz.

Çok deneyimli bir iş lideri olarak, pandemi döneminden çıkardığınız en büyük dersler nelerdi? İşin geleceği ve iş liderliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendinizi hızla değişen iş ve çalışma normallerine hazırlamak için neler yapıyorsunuz?

Bir şirketin dijital dönüşüm stratejisinin en başından itibaren insana odaklı bir biçimde oluşturulması gerekiyor: Çalışanların ihtiyaçlarına ve iş gücünün yeteneklerini, verimliliğini ve refahını artırmaya odaklanması, dijital dünyanın olağanüstü potansiyelini kullanmalarına olanak sağlaması gerekiyor.

Dijital geleceğe doğru yapılacak herhangi bir yolculuk için en fazla ümit vadeden başlangıç noktası, insanların optimize edilmiş bir iş süreci elde etmek için teknolojiyle etkileşim kurdukları noktadır. Son kriz, bu yaklaşımın avantajlarını açıkça ortaya koydu. Hepimiz, dijital teknolojilerin, bulut hizmetlerinin ve iş birliği araçlarının yardımıyla evden çalışmanın, iş operasyonlarını ve hayatlarımızı devam ettirmemize yardımcı olan ve olmaya devam edecek güvenli ve etkili bir yöntem olduğunu tecrübe ettik.

Hızla değişen bir dünyada ve iş kolundayız. Devam eden pandemi bunu kanıtlıyor. Geleneksel düşünce yapısının ve yaklaşımların yeterli olmayacağını bize gösteriyor. Dijital çağ için liderliği yeniden düşünmemiz gerektiğini anlamamızı açık bir biçimde sağladı. Günümüzün iş liderlerinin ekipleri içinde açık bir vizyona, etkileşime, alçak gönüllülüğe ve büyümenin teşvik edilmesine odaklanması gerekiyor. Liderlerin bu değerlere odaklanarak liderlik stillerini yeniden düşünmeleri gerekiyor.

Dijital çağ liderlerinin sürekli olarak yeni zorlukları araması, rotalarını esnek bir biçimde, bazen anlık olarak, yönlerini ve nihai hedeflerini gözden kaybetmeksizin ayarlamaya hazır olması gerekiyor. Bu aynı zamanda, vizyonun desteklenmesi ve çalışanlara, iş ortaklarına ve müşterilere duyurulması için günümüzde mevcut olan tüm araçlardan ve iletişim kanallarından yararlanmayı kapsıyor.

Liderlerin kontrole odaklı düşünce yapısından büyüme odaklı düşünce yapısına geçmesi ve hem ekip olarak hem de bireysel olarak hedeflerine ulaşmaları için etraflarındaki insanları geliştirmeyi ve bu insanlara güç katmayı bir tutku haline getirmesi gerekiyor. Ekibimin kendine güvenerek çalışmasına ve büyümesine olanak sağlayamaya ve ekibime güç katmaya, tüm coğrafi, kültürel ve dilsel sınırları kaldırmaya odaklanıyorum. Yeni teknolojiler bu konuda çok büyük yardım sağlıyor, nerede ya da hangi saat diliminde olursak olalım etkili ve kesintisiz bir biçimde çalışmamıza ve iş birliği yapmamıza imkân tanıyor.

Liderlerin her zaman endişelere ve ekiplerinin değişen dinamiklerine karşı tetikte olması gerekiyor. Ayrıca, günümüzün liderlerinin önceki nesillere kıyasla daha alçak gönüllü olması gerekiyor. Liderlerin, ister ekiplerinin üyeleri, ister müşterileri ya da iş ortakları olsun etkileşim kurdukları insanlardan geri bildirime, önerilere ve inisiyatife bugüne kadar olduğundan çok daha açık olması gerekiyor.

Bu nedenle, her zaman kendimi hazırlamaya ve hem düşünme hem de hareket biçimimi değiştirmeye çalışıyorum.

 

“BUNDAN SONRA ŞİRKETLER YETENEĞİN OLDUĞU YERE GİDECEKLER”

Pandemiden alınan derslere bağlı olarak, öğrenmenin/eğitimin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz, nasıl şekillenecek ve hangi noktalar gerekli olacak? Ayrıca, Türkiye genç ve dinamik nüfusa sahip bir ülke. Genç iş liderlerine ve adaylarına vereceğiniz mesajları öğrenmek isteriz, onlara neler tavsiye edersiniz?

Önümüzdeki on yılda, dünya çapında 85,2 milyon çalışana ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor. İyi insanları bulmak zor. Ama onlar oradalar. Yalnızca geleneksel bir ofise yakın olmayabilir veya bu tür bir ofiste çalışmak istemeyebilirler. Çalışma giderek daha esnek hale geliyor. Şirketlerin ihtiyaç duydukları yetenekleri cezbetmek için alışılmışın dışına çıkması ve kısa süreli, sözleşmeli ve uzaktan çalışma dahil olmak üzere esnek modellere olanak sağlaması gerekiyor.

Bundan sonra şirketler yeteneğin olduğu yere gidecekler.  Pek çok şirket, geleneksel modellerden uzaklaşmaya ve esnek çalışmayı benimsemeye başlıyor.

Yeteneğin taşınabilirliğinin ve becerilerin otomatik artırılmasının yanı sıra çalışanların becerilerinin yenilenmesi ve yeni zorluklarla başa çıkmalarının sağlanması için doğru fırsatların nasıl oluşturulacağının düşünülmesi de İK profesyonelleri için giderek daha önemli hale gelecek. Ayrıca, şirketlerin çalışanlarda arayacakları başlıca nitelikler de buna uygun olarak değişiyor. Genç insanların ve geleceğin iş liderlerinin eleştirel düşünme, muhakeme, inovasyon, iş birliği ve çeviklik gibi yeni becerilere ve yeteneklere sahip olması gerekiyor. Kendileri için en etkili olan yöntemle öğrenmelerine olanak sağlayan yüksek kaliteli eğitim programlarına ve platformlarına erişmelerinin sağlanması gerekli olacak. İK'nın bildiğimiz şekliyle iş yerinde eğitimi dönüştürmek için bu tür programları tasarlarken bugüne kadar olduğundan çok daha yaratıcı olması gerekiyor.

İyi haber şu ki, yapay zekâ ile makine tabanlı eğitim, tam olarak olgunlaştığında iş yerinde çok büyük yarar sağlama potansiyeline sahip. Şu anda yapay zekâ öncelikli olarak bir destek mekanizması. Geleceğe doğru baktığımızda ise, çalışanların akıl sağlığı üzerinde önemli bir etki yaratabilir.

Geleceği tahmin etmek bir bilim değil ve kesin bir tahminde bulunmak imkânsız. Ama çalışmanın geleceği söz konusu olduğunda tahminlerden biri kesin görünüyor – çalışanlarına odaklanan ve anlamlı çalışmayla derinlemesine meşgul olabilecekleri bir ortam yaratan, yaratıcılıklarından tam olarak yararlanan ve tutkuları ile özel becerilerini geliştiren organizasyonlar, işlerinin büyüdüğünü görecekler. Dijital çalışma alanı çözümleri, çalışmayı her çalışanın en iyi yaptığı şeye odaklanmasına ve bunu her yerde, her zaman, her aygıtla en iyi şekilde yapmasına olanak sağlayan akıllıca ve kişisel bir biçimde organize ederek, yönlendirerek ve otomatikleştirerek gürültünün azaltılmasına ve iş gününün her çalışan için optimize edilmesine yardımcı olabilir.



Bu bir ilandır

Haberle ilgili daha fazlası: