GeriTeknoloji CHP, Patinaj Yapan Ekonomi, yüksek katma değerli ürün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

CHP, Patinaj Yapan Ekonomi, yüksek katma değerli ürün

CHP, Patinaj Yapan Ekonomi, yüksek katma değerli ürün
refid:29013365 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Politik beklentilerin yükseldiği günümüzde partiler programlarını açıkladılar. En yetkili başkanların başkanı, şimdiye kadar rastlamadığımız tevazu içinde, (Ey!!!) diye söze başlamadan, ekonominin patinaj yaptığını itiraf etti, ben de dahil, herkesi şaşırttı.

Ülkemiz buzlu yolda ilerliyor araba kayıp devrilebilir iması yaptı. Başkanlık sistemine geçersek yollara tuz dökeceğim araba devrilmeyecek dedi. Olaya bilim jargonu ile bakan ekonomistler ve politikacılar, ülkemizin orta gelir tuzağına düştüğünü âlimane bir üslup ile ifade ettiler. Vatandaşın kafası karıştı; nedir bu orta gelir tuzağı? İşte yanıt:

Arkadaş senin bilgi ve becerin bu kadar, ne yaparsan yap, ne kadar haykırırsan haykır, ne kadar alkışlarsan alkışla, cebine daha fazla para girmeyecek, patinaj yapıyoruz demek, bu anlam gelir.

Peki, bu kör olası tuzaktan nasıl kurtulacağız, bilgi ve becerilerimizin kalitesini yükselterek kurtulacağız, katma değeri yüksek ürün ihraç ederek kurtulacağız, bunun başka çaresi yok. Ne demek katma değeri yüksek ürün? Basitçe şöyle bir şey, örneğin sen on kilo mal ihraç ediyorsun 1000 lira kazanıyorsun, akıllı ve bilgili insanlar on kilo mal ihraç ediyorlar, 100 000 lira kazanıyor, işte katma değer bu, yani bilgi. Bütün dünya bilgi toplumu olmanın peşinde, biz neyin peşindeyiz? Bir fatih projesi vardı, eğitimin kalitesini artırmak için akıllı tahtalar satın aldık, dünyanın parasını verdik, sonuç kocaman bir sıfır. Marifet akılı tahtayı satın almak değil yapabilmektir.

Partilerin seçim beyannamelerinde yüksek katma değer nasıl üretilecek değinen var mı? Pek var da denemez pek yok da denemez Esasında CHP tuzaktan kurtulmanın katma değer ile ilişkisini fark etmiş, ancak bunun nasıl yapılacağı hakkında bir yol haritası çizmemiş. Teşhis doğru, gerek şart eğitimin kalitesini gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkarmak. Yeter şart ise ürettiğin özgün bilgiyi ekonomik değere dönüştüren sistemini kurgulamak, yani bilgi nasıl bir yol izlenerek ekonomik değere dönüşür? Bunu kurgulamak siyasetin işidir.

CHP’nin gözleri parlayan, heyecanlı, güler yüzü yeni siyasetçisi Selin Sayek Böke umarım bu eksikliğin farkındadır. Ekranımız teknoloji olduğuna göre, bir miktar bilgiçlik taslamak hakkımızdır sanıyorum, bizde topa burada giriyoruz.

Bilginin ekonomik değere dönüşmesinin yani bilgi kaynaklı üretim ekonomisinin, kurgusu şekilde verilmiştir. Yüksek katma değerli üretim, üniversiteler, AR-GE kuruluşları ve endüstri üzerine oturtulur. Bu üçlü katma değer yaratan sistemin belirleyici aktörleridir.

Şeklin en sütündeki çubukta üniversiteler yeşil, AR-GE kuruluşları sarı, endüstri koyu mavi ile temsil edilmektedir. Araştırma geliştirme (AR-GE) merkezleri ekonomik değere dönüşecek bilgiyi üniversitelerden çeker (şeklin en solundaki aşağıya yönlenen ok bu çekilişi ifade eder) bu alan açık mavi ile gösterilmiştir. Bu aşmadan sonra özgün bilgi merkezlerde yenilikçi teknolojiye (yeşil ile gösterilen bölgede) dönüştürülür, sonra, piyasa sürülecek proto tip yaratılır, proto tipin adresi de turuncu bölgedir. Ülkemizde bu alan yok denecek kadar küçüktür. Sanayi, yaratılan proto tipi, yeni bir ürünü, katma değere dönüştürür, üretimini ve pazarlamasını yapar, şeklin sağındaki sarı bölgeden, yani yeni teknolojilerin yaygınlaştığı bölgeden, aşağıya inen ok yaratılan refahı temsil eder. İleri ülkelerde bu ilişkiler çok güçlüdür. Bizde ise anlamlı bir ilişki yoktur.

CHP, Patinaj Yapan Ekonomi, yüksek katma değerli ürün

Şeklin üst kısmı bilgi kaynaklı üretim ekonomisine geçmiş ülkeleri, en alt çubuk ise bizim gibi geçememiş ülkeleri gösterir, turuncu alan sıfırdır, bilgi kaynaklı üretiminin yapılmadığı anlamına gelir. Üniversiteler ile AR-GE kuruluşları, AR-GE kuruluşları ile sanayi arasında örtüşme nerdeyse yok gibidir.

Bilgi kaynaklı üretim ekonomisine geçmiş ülkelerde tekno-parklar, bilim ve teknoloji köyleri veya silikon veya Telekom vadisi gibi kuruluşlar üniversitelerde üretilen özgün bilgiyi ekonomik değere dönüştürmede rol alırlar. Bu ülkelerde üniversite, AR-GE kuruluşları ve teknoloji arasında çok kuvvetli bağlar vardır. Şekilde sarı gösterilen İnavasyon merkezleri ve kalın siyah oklar ile temsil edilen ticarileştirme bilgiyi katma değere dönüştürme sürecinin yol haritasını göstermektedir. Bilgi böyle bir süreç sonucu paraya dönüşmektedir.

Türkiye gibi bilgi kaynaklı üretim ekonomisine geçememiş ülkeler şemanın en altında gösterilmiştir. AR-GE kurumlarında İnavasyon karşı gelen turuncu alan sıfırdır. Bu durum, üniversiteler ile AR-GE kuruluşlarının, AR-GE kuruluşları ile sanayinin örtüşme alnının sıfır olduğu anlamına gelir. Türkiye’de üniversiteler ve AR-GE kuruluşları, ekonomik değer üreten değil tüketen sistemin parçasıdır. Bu neden ülkemiz Orta gelir tuzağına hapis olmuştur. Lüks bina yaparak gelişmiş dünyada tek bir ülke yoktur.

Bilginin paraya dönüşümünün öyküsü budur.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle