Güncelleme Tarihi:

TOI-561 b, Dünya’dan yaklaşık 2 kat daha ağır. Ama asıl fark, yıldızına inanılmaz yakın olması: Yıldız, Güneş’ten biraz daha küçük ve daha serin olmasına rağmen gezegen, Merkür’ün Güneş’e uzaklığının 1/40’ı kadar bir mesafede dolanıyor. Sonuç: TOI-561 b’nin 1 yılı sadece 10,56 saat sürüyor ve gezegenin bir yüzü sürekli gündüz, diğer yüzü sürekli gece yaşıyor.
SICAKLIK SÜRPRİZİ
Araştırmacılar, gezegen tamamen “çıplak kaya” olsaydı, gündüz tarafının sıcaklığının yaklaşık 2 bin 700°C civarına dayanmasını bekliyordu. JWST’nin yakın kızılötesi ölçümleri ise gündüz tarafının yaklaşık bin 800°C civarında göründüğünü ortaya koydu.
Bu hâlâ aşırı sıcak, ama beklentiden belirgin biçimde düşük. Ve bu farkın en güçlü açıklaması şu: Gezegenin çevresinde ısıyı gece tarafına taşıyabilen bir atmosfer var.
ATMOSFER NASIL MÜMKÜN?
Peki bu kadar küçük ve bu kadar “yakılan” bir gezegen atmosferini nasıl tutabiliyor? Normalde bu tür gezegenlerin, oluşumdan kısa süre sonra gazlarını uzaya kaçırması beklenir. TOI-561 b’de tablo tersine dönmüş gibi.
Bilim insanları birkaç olasılığı masaya koyuyor: Erimiş kaya okyanusunun kendi içinde dolaşımı bir miktar ısı taşıyabilir. Yüzeyin hemen üstünde ince bir “kaya buharı” tabakası da olabilir. Ancak gözlenen soğutma etkisini tek başına bunların açıklaması zor. Veriler, daha çok uçucu maddece zengin ve kalın bir atmosferi işaret ediyor. Böyle bir atmosferde güçlü rüzgârlar gündüz tarafını soğuturken, bazı gazlar (örneğin su buharı) yayılan ışığın bir kısmını soğurarak gezegeni teleskobun “daha serin” görmesine yol açabilir. Bir ihtimal de, ışığı yansıtan silikat bulutları.
YAŞLI YILDIZ İPUCU
TOI-561 b’yi ilginç kılan bir başka detay da yıldızının yaşı ve kimyası. Yıldızın Güneş’ten yaklaşık 2 kat daha yaşlı olduğu, ayrıca “demirce fakir” bir ortamda doğduğu düşünülüyor. Bu da gezegenin iç yapısının Dünya’dan farklı olabileceği anlamına geliyor: Daha küçük bir demir çekirdek ve daha düşük yoğunluklu kayaçlardan oluşan bir manto gibi… Yine de tek başına iç yapı, ölçümlerdeki tabloyu bütünüyle açıklamıyor; atmosfer ihtimali burada yeniden öne çıkıyor.
Ekip, JWST’nin aynı sistemi 37 saatten uzun süre kesintisiz izlediği programdan gelen verilerin tamamını hâlâ analiz ediyor. Hedef, gezegenin çevresinde sıcaklığın nasıl değiştiğini haritalamak ve atmosferin “tam olarak neyden oluştuğunu” daha net anlamak.