Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Diğer inşaatçılar kabzımal mı?

‘‘Karpuzcudan müteahhit olur mu?’’

Olur. Bal gibi olur da, önemli olan adam olmak. İster karpuzcu ol, ister kuruyemişçi... Adam olursan, müteahhit de olursun, başbakan da.

İşini düzgün yaparsan, çalıp çırpmazsan, yaptığın işin sonuçlarının ne olacağını hesaplarsan her şey olursun.

Bugünlerde konuştuğumuz konu, karpuzcu müteahhit... İnşaatı kötü yapmış ve çökmüş.

Peki adam karpuzcu olmasa sorun yok mu?

Ben karpuzcunun kötü yaptığı binaya yanmıyorum, benim yandığım anlı şanlı müteahhitlerimizin, dev inşaat firmalarımızın yaptığı inşaatların çökmesi.

İşte Erzincan depremi... İlk çökenler kamu binaları olmadı mı Erzincan'da?..

Onları da mı karpuzcu yapmıştı?

İstanbul'la ilgili bir deprem raporu var. Bir depremde ilk çökecek olan binalar yine kamu binalarıymış. Bunları kim yaptı?

Kabzımallar mı?

Karpuzcu müteahhitler suçlu da, onların projelerini onaylayanlar suçsuz mu?

O inşaatların kontrollerini yapan, eksik demire, eksik çimentoya onay veren devlet görevlileri ne?

Onlar mühendis değil de, yoksa hamal mı?

Gecekondulara ruhsat veren belediye başkanları suçsuz mu?

Ruhsatı aldığı gün belediye başkanını alkış yağmuruna tutanlarla, ilk depremde üzerine üç kat çıktığı gecekondusunun altında ailesinin yarısını kaybedip, belediye başkanına beddua edenler farklı kişiler mi?

Onlar karpuzcu müteahhitten daha mı az suçlu?

Aslında hepimiz birer karpuzcu müteahhitiz de, bunu kendimize bile itiraf edemiyoruz.

Hesap soracak olan hesap vermiyor ki!

YİNE binalar çöktü, yine yüzlerce ölü.

Bana sorarsanız bilanço yine de iyi. 6.3'e bu kadar can kaybı, Allah'ın bir lütfu.

Bizim sorumsuzluğumuza, bizim bilinçsizliğimize 10 bin ölü olmaması mucizeden başka bir şey değil.

Verilen demeçlere bakıyorum, hep aynı.

‘‘Yaralar sarılacak... Sorumlulardan hesap sorulacak...’’

Sorumsuzlara fırsat verilmese, sorumlulardan hesap sormaya gerek kalmayacak. Ortada sarılacak yara da olmayacak.

Ama kim kimden hesap soracak?..

Erzincan depremi sonrasını hatırlayın.

Kamu binaları çökünce, bunları yapan müteahhitlerden hesap sorulacağı söylenmişti.

Hangi birinden soruldu? Varsa sorulan, varsa hesabını veren, söylesinler biz de bilelim.

Olmaz ki! Sorulamaz ki!

Nasıl sorulacak?.. Sorumsuz müteahhide o işi veren ya da verdiren kim?

Kim olacak, nüfuzlu siyasetçi.

Sorumsuz müteahhit çıkıp yargı önüne, ‘‘Valla o işi ben filanca bakan vasıtasıyla aldım’’ dese ne olacak?

Ya o binaların inşaat sırasındaki kontrolünü yapan kontrolörler?

Onlar hâkim karşısında ‘‘Efendim biz inşaatı durduracaktık ama Ankara'dan falanca milletvekili araya girdi. Biz de bir şey yapamadık’’ dese ne olacak?

O yüzden de hesap sorulmayacak tabii.

Bakmayın siz şimdi edilen laflara.

Nasılsa unuturuz. Nasılsa arkasından gitmeyiz.

Meclis'i dün soyan müteahhitten hesap sorulmayan ülkede, on yıl önce yaptığı bina yıkılan müteahhitten mi sorulacak?

Kim kimden hesap soracak ayrıca?..

Hâkimin önemi

BU ülkede, bozuk düzenin değişmesinde en önemli görevin hâkimlere ve savcılara düştüğünü söylemişimdir hep.

Onlar kale gibi durabilseler, onlar çarpıklıkların üzerine gidebilseler, çok şey değişir, ama onların başı da rahat değil.

Bu sütuna daha önce konuk olan bir hâkimden söz etmeden geçmek mümkün değil.

Torbalı Asliye Ceza Hâkimi Beyazıt Boran'dan...

Biliyorsunuz, TCK'da, zina suçunu düzenleyen 440. maddede Anayasa'ya aykırı olarak bir ayrımcılık vardı ve zina suçunda kadınla erkek, farklı değerlendiriliyordu.

Hâkim Beyazıt Boran, TCK'da yıllardır bir ayıp olarak duran bu maddenin iptali ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'ne bir itiraz yapmıştı.

Siyasilerin yıllardır yapmadığını tek başına yapan bu hâkim, müthiş bir zafere imza attı ve madde iptal edildi.

Kadınlar adına, hukukun üstünlüğüne inanan bir erkeğin zaferidir bu.

Hâkim Beyazıt Boran, bana ilettiği mesajda, ‘‘Kadınlar aleyhine olan bir ayrımcılığı ortadan kaldırdığım için gurur duyuyorum’’ demiş.

Biz de böyle bir hâkimle gurur duyuyoruz...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adam olmanın bir meslek olmadığını anladığımız zaman.













X