Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Su alerjisi en çok kadınları etkiliyor

OKULLARIN kapanması ile birlikte sünnet dönemi de başladı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Nadir Tosyalı, sünnetin çocuklarda hem psikolojik, hem de fiziksel travmayı en alt düzeye indirmek için genel anestezi altında yapılması gerektiğini belirtiyor.

 

BESİN alerjisi, toz alerjisi, polen alerjisi gibi, su da alerji yapabiliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte, su ile temas artıyor. Çok nadir olarak görülse de su alerjisinin en çok kadınları etkilediğini, deniz, havuz, çeşme suyu dışında ter ve gözyaşının bile döküntü oluşturduğunu biliyor musunuz?
Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, bu alerjinin su ile temas sonrası ciltte kurdeşene (ürtikere) benzeyen döküntülerin yanı sıra, yanma ve kaşıntı ile ortaya çıktığını belirtiyor. Prof. Dr. Tabak, döküntülerin sıklıkla vücudun göğüs ve bacakların üst kısmında ve 2-3 milimetre çapında olduğunu söylüyor. Suyun sıcaklığının durumu etkilemediğini, sıcak ya da soğuk olması fark etmeden döküntüler oluşturabildiğine dikkat çekiyor. Alerjisi yüksek çok ağır hastalarda su içmeyle bile boğazda şişme gözlenebildiğini vurguluyor. Bu vakalarda temizlik amaçlı duş almanın, banyo yapmanın veya denize girmenin imkansız hale geldiğini sözlerine ekliyor.
Prof. Dr. Yonca Tabak, su alerjisi, yani bilimsel adıyla “aquajenik ürtiker”in ilk kez 1964 yılında tanımlandığını, çok nadir görülen bir alerji türü olduğunu belirtiyor. Ergenlik sırasında ortaya çıkan, çocukları nadiren etkileyen bu alerjiye “su testi” yapılarak teşhis konuluyor. Genellikle kısa duşlarla ve yazın serin kalıp terlememeye çalışılarak hastalığın kontrol altında tutulmaya çalışıldığını söyleyen Tabak, tedavide çeşitli bariyer mekanizmalarının kullanıldığını, yani cilde suyun temasını engelleyecek, su geçirmeyen kremlerin ve ağızdan alınan koruyucu ilaçların önerildiğini belirtiyor


 

Sünnette genel anestezi şart

Sünnet, çocukları üriner enfeksiyondan korumak açısından önemli. Ancak işlemin ideal yaş döneminde ve uygun merkezlerdeki yetkin ellerde yapılması gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Nadir Tosyalı, sünnetin ayrıca partnerlerdeki rahim ağzı kanseri riskini yaklaşık 1.5 ile 8.5 kat arasında, penis kanseri riskini de ortalama dört kat azalttığını hatırlatıyor. Yeni doğan döneminde sünnetin genel anesteziye ihtiyaç duyulmadan lokal anestezi ile yapılabileceğini belirten Dr. Tosyalı, “Yeni doğan döneminde yara iyileşmesi çok hızlı oluyor. Anne sütünün içindeki maddeler hem enfeksiyondan korunmayı, hem de ağrı kesici özelliğinden dolayı bebeğin daha az acı duymasını sağlıyor” diyor.

 İdeal yaş ne zaman?
Çocuğa yeni doğan döneminde sünnet yapılmamışsa 2 yaşına kadar olan dönemin en ideal sünnet yaşı olarak tanımlanabileceğini belirten Op. Dr. Tosyalı, ayrıca yeni doğan döneminden sonra yapılan sünnet işlemlerinin, hem psikolojik hem de fiziksel travmayı en alt düzeye indirmek için, mutlaka genel anestezi altında yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Çocukların cerrahi işlem öncesi ne kadar bilgilendirilseler de erişkinler gibi olamayacaklarını vurgulayan Tosyalı, “Genel anestezi aileler açısından endişe verici olarak algılansa da çocuk cerrahları, dikkatleri dağılmadan ve strese girmeden ameliyatlarını gerçekleştirirken, çocuklar da travma ve ağrı yaşamadan sağlıklarına kavuşuyorlar” diyor. Op. Dr. Nadir Tosyalı, sünnet sonrasında enfeksiyon konusunda ailelerin ilgili uzmanlardan bilgi alması gerektiğini söylüyor.

 

X