Paylaş
2026 Dünya Kupası’ndaki maçlar o kadar basketbol ritim ve tarzında oynandı ki bana da cevap hakkı doğdu. Ayrıca üçüncü olduğumuz 2002 Dünya Kupası sırasında rahmetli Hıncal ağabeyin (Uluç) bahçesinde şezlong yorumculuğu yapmışlığım da vardır!
2026 Dünya Kupası’nın finalinde yalnızca iki Hispanik takım değil, iki futbol aklı karşı karşıya gelecek. Bir tarafta topu ayağına alıp rakibini sabırla boğan İspanya... Diğer tarafta ise oyunun ritmini bir anda bozup kaostan zafer çıkaran Arjantin...
iSPANYA ‘SiSTEM’, ARJANTiN ‘DOĞRU ANLARIN’ TAKIMI
İspanya'nın en büyük kozu yıldızları değil, sistemi. Rodri’nin pusulası, Yamal’ın cesareti ve bitmek bilmeyen pas trafiği rakibi önce koşturuyor, sonra düşündürüyor. Top onların ayağındayken maç da çoğu zaman onların istediği tempoda oynanıyor.
Arjantin ise finallerin takımına dönüştü. Scaloni’nin ekibi kusursuz futbol peşinde değil; doğru anın peşinde. Hispaniklerin finali Messi’nin tek pası, Lautaro’nun tek vuruşu ya da duran toplarda kazanılacak bir ayrıntı, 90 dakikalık üstünlüğü bir saniyede değersiz kılabiliyor.
Bu finalin kaderini istatistikler değil, sinirler belirleyecek. İspanya oyunu düzen içinde tutabilirse kupaya bir adım daha yakın. Ama Arjantin maçı kırılma anlarına sürüklerse ibre bir anda tersine dönebilir. Kâğıt üzerinde teknik kapasite İspanya’yı az farkla öne çıkarıyor. Ancak Dünya Kupası finalleri, kâğıdın değil karakterin konuştuğu sahnelerdir. İspanya futbolun aklıyla, Arjantin futbolun hafızasıyla sahaya çıkacak. Kupayı ise oyunu değil, anı yöneten kaldıracak.
Paylaş