Paylaş
Olympiakos'un futbol dışında ‘ayrı kulüp-ayrı mali yapılanma’ ile ulaştığı başarı dilerim kıssadan hisse olur, komşuda pişer bize de düşer. Ligimizin ‘çılgın’ iki koçu Alimpijevic ve Pozzeco motivasyon, teknik ve taktik gerekleri yerine fazlasıyla getiriyorlar. Camialarını basketbol heyecanına gark ediyorlar. Ancak hem Beşiktaş hem de Galatasaray’ın, sponsor bağımlılığı, plansız bütçeleme, kısa vadeli transfer politikaları ve yetersiz altyapı yatırımları nedeniyle kalıcı bir ekonomik model oluşturamadan taşıma suyla değirmen döndürmeye çalıştıkları bir gerçek. Her iki kulübün Avrupa’da üst platformlarda ses getirebilmeleri için ekonomik sürdürülebilirlik açısından kırılgan olan yapılarını ivedilikle değiştirmeleri gerek.
HİÇ GEVŞEMEDİ BEŞİKTAŞ
Tatlı sert gerilimli başlayan dünkü maçta iki takım da çembere tempolu gitmeyi ve karşı tarafın savunmasını bir an önce örselemeyi önceledi. Beşiktaş dışardan maç boyu yüksek yüzdeli oynayarak çemberin hakkını verdi. Galatasaray pota altında perdele devril’lerle Muhsin’i kullanarak ve McCollum’un üçlükleriyle bir süre oyuna tutundu ancak Beşiktaş, mükemmel performans gösteren kısaları Yiğit, Mathews, Dotson, Anthony Brown’la ve iki potada da ribaundları toplayıp sayıya çeviren Morgan ve Zizic’le arayı kapattırmadı.
Günün diğer çeyrek final karşılaşmasında ise Bahçeşehir Koleji, uzun oyuncusu Angel Delgado’nun yokluğunda özellikle pota altında hiçbir varlık gösteremeyen Trabzonspor’u 25 sayı farkla yenip 1-0 öne geçti.
Paylaş