Paylaş
Kasımpaşa son 10 sezonda Süper Lig’in izlemesi eğlenceli takımlarını yaratmıştı birkaç kez. Daha geçtiğimiz sezon savunmadan attığı uzun toplarla Yasin’i, merkezde golcü üçlü Gökhan-Aytaç-Hajradinovic’i, forvette de Da Costa’sı olan tehditkar bir takımdı. Hajradinovic uzun süreli bir sakatlık geçirdi. Ben Ouanes Afrika Kupası’nda. Diğerleri de dağıldılar çeşitli kulüplere
Şu anda izlediğimiz Kasımpaşa, orta sahası renksiz, ofansif umutlarını sadece koşucu Gueye-Diabate-Fall üçlüsüne bağlamış tek yönlü bir takım. Dün gördüğüm kadarıyla bir diğer planları da, Galatasaray oyun kurarken topun Kazımcan’a gelmesini beklemek ve ona baskı yapmak üzerineydi.
75 topla oynamış, tamamı 18’in içinden olmak üzere 13 şut denemiş, rakip ceza alanında 25 kez topla buluşmuştu. Buna karşılık Kasımpaşa’nın rakip ceza alanında topla oynama sayısı 1’di (yazıyla bir!). Tek şutları da 1’inci dakikada Gueye’nin taca doğru yolladığı toptu. Adeta tek bir takım vardı sahada. Böyle bir maçın tek soru işareti de şu oluyor haliyle: Galatasaray nasıl bu kadar uzun süre skoru artıramadı? Kasımpaşa 5-4-1 ile savunmada da kalabalık olmasına rağmen, rakiplerine uzak kalan bir görüntü çizdi halbuki Seyrantepe’de.
SALLAi-YUNUS-SANE ÜÇGENi
Lider Galatasaray’ın oyunu tamamen üçüncü bölgeye yığdığı ancak skoru artırmak için ekstra çabalamak zorunda kaldığı günde Barış driplingleriyle dikkat çeken isimdi yine. Galatasaray’da sol kanadı Barış sırtlarken, sağda Sallai-Yunus-Sane üçlüsü zaman zaman asimetri yarattılar ve böyle birkaç da pozisyon buldular.
Böyle sıkışan bir oyunda Galatasaray’ın uzaktan daha fazla şut denemesi beklenebilirdi ki İlkay, Yunus gibi önemli silahları da var bu konuda. Dün 82’de Sara kilidi çözene kadar tek eksiği buydu bence sarı kırmızılıların.
Paylaş