GeriUğur MELEKE Sivas maçının 64'üncü dakikasıydı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sivas maçının 64'üncü dakikasıydı

F.Bahçe'nin dün kazanırken yaşadığı zorlukları doğru okuyabilmek için, geçtiğimiz hafta oynadığı iki hazırlık maçını anımsamak gerek.

Legends Cup’ın finalindeki Sivasspor maçının 64’üncü dakikasıydı. Durum 0-0’dı. Ve Erol Bulut, Sinan/Jailson değişikliğiyle sahadaki ön libero sayısını üçe çıkarmıştı: Jailson, Gustavo ve Tolga oyundalardı aynı anda. O değişiklikten üç dakika sonra gol geldiği için bu detay gözden kaçmıştı o gün. Ancak Erol Bulut’un mantalitesiyle ilgili değiştirmesi gereken bir şeyler olduğunu açıkça söylüyordu o değişiklik. Fenerbahçe’nin dün Rize’de sahaya çıkan 11’i, ufak tefek rötuşlar dışında İstanbul’daki hazırlık turnuvasının kopyası gibiydi. Yine 4-2-3-1 dizildiler, yine Deniz, santrfor Frey’in arkasında serbest adamdı. Thiam yine sağda başladı. Yine oyun belli ki GökhanCaner üzerinden oynanacaktı. Hatta Ozan kenarda, Tolga da 11’de olunca, biraz da mecburdu Fenerbahçe bu oyuna.

DENİZ'İN LİMİTİ BELLİ

Fenerbahçe'nin Antalya ve Sivas karşısında aldığı iki galibiyet, elbette bir veridir. Ancak Erol Bulut’un özellikle Sivas maçındaki kısırlığın sebebinin orta sahadaki renksizlik olduğunu farketmeme ihtimali bence yok. Turnuvada kullandığı Gustavo-Jailson ve Tolga gibi oyuncuların özellikleri kısıtlı. Ozan zaten o dönemde milli takımda, Sosa tribündeydi. Fenerbahçe’nin orta sahasında yaratıcılık rolü sadece Deniz’in sırtına binmişti, onun da limitlerini biliyoruz hepimiz. Bugünün futbolunda bir büyük takımın orta sahada bunca renksiz adamla fark yaratma ihtimali zayıf. Elbette Gustavo’nun da, Tolga’nın da katkıları saygıdeğer. Busquets ve Kante büyük oyuncular. Ancak bir orta sahayı üç Busquests’le de, üç Kante’yle oluşturamazsınız. Hele o ligin konvansiyonel büyüklerinden biriyseniz, önlem alan değil aldıran olmak zorundasınız. Bu da orta sahada kullandığınız yaratıcı oyuncu sayısıyla direkt ilintili bir konu. O yüzden de dün Ozan’la Sosa girene kadar kısır bir oyun oynadı Fenerbahçe.

İYİ MÜCADELE ETTİK!

Süper Lig bu sene teknik adam havuzu açısından bambaşka bir görüntüye bürünüyor. Dün yeni neslin iki başarılı temsilcisi Erol Bulut ve Stjepan Tomas’ı izledik. Sırada Şenol Can, Mert Nobre, Ömer Erdoğan gibi heyecan verici yeniler var. Benim Süper Lig’in bu sıfır kilometre yeni nesil hocalarından beklentim ezber bozmaları. Onların bir üst nesli zaten geride kapanıp, koşucu oyuncuyla fırsat kollama konusunda doktora verdiler! Artık bu nesil farklı bir şey yapmalı, farklı bir şey söylemeli. Türk futbolu 30 yıl boyunca korku dağlarını aşamadı, bir arpa boyu yol kat edemedi. Ne zaman ki Denizli, Terim, Güneş gibi hocalar cesur davrandı, o zaman değişti kaderimiz. Benim bu yeni jenerasyon hocalardan beklentim ‘iyi mücadele ettik’ten farklı bir şey söylemeleri. Yeni nesil sporsevere farklı bir pencere açmaları.

Sivas maçının 64üncü dakikasıydı

YÜZDE 58'DEN YÜZDE 46'YA

1- Dün Rize’de Erol Bulut, Fenerbahçe’nin başındaki ilk resmi maçına çıktı. Tabii ki bir maçlık veriyle derinlemesine analizler yapmak yanıltıcı olabilir. Ancak sarı-lacivertlilerin Sivas ve Antalya’yla oynadığı hazırlık maçlarındaki görüntüsünü de data havuzuna ekleyerek şunu söyleyebilirim: Geçen sezona göre topa daha az sahip olan, daha pragmatik bir futbol var gibi Erol Bulut’un kafasında. Geçen sene Fenerbahçe yüzde 58,5’la Süper Lig’in topa en fazla sahip olan takımıydı. Dünse ilk devreyi yüzde 46 topla oynamayla bitirdi sarılacivertliler. Tabii ki futbolda topa sahip olmak her şey değil. Ancak Süper Lig’de bir büyük takımsanız, rakibiniz geçen yıl 35 puanla kümede kalan bir ekipse, sizden daha dominant bir oyun beklentisi oluyor ister istemez.

YÜKSEK FİZİKSEL SEVİYE

2- Erol Bulut’un kısa teknik adamlık kariyerinde dikkat çekici bir başka detay da, takımlarının genelde sezona yüksek fiziksel seviyeyle başlamaları idi. Hatırlayacaksınız, geçen sezon ilk milli maç arasına 4 puan farkla lider girmişti Alanyaspor. Ancak diğer takımlar yavaş yavaş o fiziksel farkı kapatınca bir gerileme yaşandı Akdeniz ekibinde. Dün izlediğimiz Fenerbahçe’nin, geçmişteki Erol Bulut takımları kadar yüksek bir fiziksel seviyede olduğunu hissetmedik. Gerek hazırlık döneminin kısalığı, gerek transferlerin tam anlamıyla kamp yapamaması etken belli ki bu durumda.

THIAM ETKİSİZDİ

3- Ancak şunu da not etmek gerek: Fenerbahçe’nin gerçekten geniş ve kaliteli bir kadrosu var. Dünkü kulübedeki on adama bir sol bek ekleseniz, sahaya çıkan 11’den daha iyisi yaratılabilirdi belki de! Özellikle orta sahaya Sosa, Ozan ve Mert Hakan’dan ikisinin yüzde yüzle girmeleri halinde, takımın renginin büyük ölçüde değişeceği kesin. Dün üstelik ön tarafta Thiam çok etkisizdi. Frey hareketli ama yetenek kısıtı malum. Ekim ayında Fenerbahçe’nin 11’inin dünkü 11’inden en az 4-5 adam farklı olacağını tahmin etmek, büyük bir kehanet sayılmaz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle