Uğur Meleke

Uğur Meleke

umeleke@hurriyet.com.tr

Kerem 140 dakikada tam 34 top kaybetti!

Uğur Meleke yazdı...

Haberin Devamı

Dün Zabrze’de ligi geçtiğimiz hafta sonu başlamış, sezonu erken açtığı için fiziksel olarak Fenerbahçe’den çok daha iyi seviyede olan bir Gornik takımı vardı sahada. Maalesef bu filmi biz her sene izliyoruz, Türk futbolu için belki de sezonun en kritik ayları olan Temmuz-Ağustos’u “hazır değiliz” bahaneleriyle geçiriyoruz.

Bunun için bir çözüm önerisi yaptım, maalesef “Türk tipi sosyal medya haberciliği” her hafta yazılarımın bir kısmını kırpıp paylaştığı için kamuoyu konuyu düzgün anlayamadı. Tekrar ediyorum: Süper Lig 1 Ağustos’ta başlamalı. İklim dezavantajımızın elbette farkındayım. Ancak üniversitelerin meteoroloji kürsülerinden rica ediyorum, bilimsel bir çalışma yapsınlar, ligi 14 gün erken açmak dramatik bir fark yaratacak mı gerçekten? Sezonu 1 Ağustos’ta açıp maçları 21:30’da oynatsak ve ilk bir ay her devre birer dakikalık su molaları versek? Portekiz Ligi 7 Ağustos’ta başlıyor mesela. Bizim daha fazla takımımız, daha fazla ön eleme turu oynuyor. Biz bir ön elemeler ülkesiyiz. Bu turlara hazır çıkmamız için yapısal önlemler almamız gerek artık. Türk futbolu, Türk futbol yöneticilerine bırakılmayacak kadar değerli. Bilimden, bilim insanlarından destek alın lütfen. Yalvarıyorum.

Haberin Devamı

iSMAiL KARTAL 2024 NOSTALJiSiYLE YAŞIYOR

Fenerbahçe belki tek bir oyuncusunun maliyetinden düşük bütçeli Gornik karşısında dün Mert Günok sayesinde turu geçebildi. Kerem dün sahada kaldığı 70 dakikada tam 19 top kaybetti. İlk maçta da 15 kayıp yapmıştı. Dün Kerem’in kaleciyle karşı karşıyayken kağnı gibi ağır kaldığı pozisyonun dönüşünde golü yedi Fenerbahçe. Artık çabukluğu ve özgüveni de bitmiş Kerem’in zaten geriye ne özelliği kalıyor ki? Bakınız, çok üzülerek söylüyorum, şu 20 milyon euroluk Gornik Zabrze takımına İrfan-Talisca-Kerem ileri üçlüsünü verelim deseniz kabul etmezler! İsmail Kartal’ın kritik Sturm Graz sınavı öncesi çok doğru analiz etmesi gerekiyor bu 180 dakikayı. Şu iki maçı seyrettikten sonra en temel gözlemim, İsmail Kartal’ın hâlâ 2024 nostaljisiyle yaşadığı.

Yazarın Tüm Yazıları