GeriUğur MELEKE İtalya'nın Rönesans'ına yenildik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İtalya'nın Rönesans'ına yenildik

İtalya'nın Rönesans'ına yenildik

İtalyanlar 2018 Dünya Kupası bileti alamadığında, La Gazetta o günü ‘apokalips (kıyamet günü)’ manşetiyle karşılıyor.

İtalyanlar o gün futbolda kıyameti görünce, bir ‘Rönesans’ gerekliliğini fark ediyorlar. O güne kadar bildikleri ne varsa unutmalı, yeni şeyler söylemeli artık.

Takımın başına bir devrimciyi, Mancini’yi getiriyorlar. Klasik defansif hüviyetlerini bir kenara bırakıp, yepyeni, akışkan, canlı bir milli takım yaratmaya karar veriyorlar. Mancini mükemmel yapıyor bu dönüşümü. Üç yılda tam 35 yeni futbolcu kazandırıyor ulusal takıma. 50 yıllık alışkanlıklarından vazgeçen, geriden uzun vurmayan, anafikri katenaçyo (asma kilit) olmayan, pasla çıkan bir İtalya bu. Dün de bu Rönesans futbolu vardı karşımızda. Yani yenilen tarafın biz olduğunu bir an unutursak, çok keyifli bir İtalyan Milli Takımı olduğunu itiraf etmek zorundayız sanırım.

GARİP BİR ANLAYIŞ

Ancak bu yenilikçi İtalyan takımına karşılık bizim de ilkel bir top oynadığımızın altını çizmek gerek. Rakibi üçüncü bölgede değil, ikinci bölgede değil neredeyse birinci bölgede karşılamaya çalışan garip bir anlayış. Kazandığımız topları bilinçsizce gökyüzüne diken, Coşkun Özarı’nın 1980’lerini anımsatan bir futbol. Rakip bir ‘karşı pres’ dersi verirken, kaybettiği topları hızla geri kazanırken hem oyun, hem de oyuncu değişikliğinde geç kalan bir kenar yönetim. Biz Fransa ve Hollanda’ya karşı üç resmi maçı böyle oynamamıştık. Enseyi karartmak istemiyoruz elbette. Turnuvaya kötü başladık ama şampiyona içinde büyüyeceğimize inanmak istiyoruz hepimiz.

EURO 2008'İ UNUTMAYIN

2000’de ilk maçta İtalya’ya yenildik, çeyrek finale gittik. 2002’de ilk müsabakada Brezilya’ya yenildik, yarı final yaptık. 2008’i Portekiz mağlubiyetiyle açtık, finalin kıyısından döndük. Dünden doğru dersleri çıkarırsak pekala bu turnuvanın içinde de büyüyebiliriz: Kalan maçlarda sahada Cengiz cüretine ihtiyacımız var. Hiçbir maçı oynamadan kaybetmemeliyiz, İsviçre’nin Blick gazetesinin 2008’de attığı manşet hep aklımızın bir köşesinde olmalı:
"Türkler otobüse binmeden maç kazanılmış sayılmaz."

False