Paylaş
Bu sezonki Liverpool, geçe sezonki görüntüsünün gerisinde. Birçoklarına göre zaten geçen sezonki Liverpool hâlâ Klopp’un takımıydı ve o fiziksel seviye düşünce bu yıl bazı gerçekler ortaya çıktı. Slot’un idmanları Klopp kadar yoğun değil. Ve Liverpool takımı fiziksel olarak gerileyince zaaflar da belirginleşti.
Kaptan Van Dijk da Burnley maçının ardından 60’tan sonraki düşüşlere çare bulmamız lazım diye konuşmuştu. Mevcut Liverpool forvetleri, eskileri kadar çalışkan değil. Özellikle Ekitike, Isak ve yaşlanan Salah, Nunez-Diaz kadar pres yapmıyorlar.
Dün enteresan bir istatistik okudum: Klopp’un son sezonunda Liverpool maçlarında top ortalama 220 kez el değiştiriyormuş. Bu sezon bu sayı 170’in altındaymış. Özellikle rakipleri topa sahip olduğunda kazanmakta güçlük çeken ve çok fazla geri koşmak zorunda kalan bir takıma dönüşmüş Liverpool.
Yani Liverpool’a topu bırakırsanız size geri vermiyorlar. Ama siz oynarsanız da geri kazanmakta güçlük yaşıyorlar. Dün ilk 45 dakika boyunca Galatasaray topu Liverpool’a bıraktı. Bir daha da geri alamadı! Liverpool 1 gol attı, biri penaltıdan olmak üzere 5 kez de Uğurcan’a takıldı. Soyunma odasına 1-0’la gidilmesi Galatasaray’ın şansıydı gerçekten.
OKAN BURUK NELERi FARKLI YAPABiLiRDi?
Peki bu Liverpool analizini, Osimhen-Lang’ın şanssız sakatlıklarını ve Anfield’ın atmosferini de dikkate alarak, Okan Buruk dün sonucu değiştirebilir miydi? Neleri farklı yapabilirdi Galatasaray’ın hocası?
1-) Juventus rövanşında da benzer bir durum vardı. Dün topu tamamen rakibe bırakmak ve sadece 1 golü savunmayı düşünmek gerçekçi bir strateji değildi.
2-) Özellikle dün ilk devre mucizevi bir şekilde 1-0 bittikten sonra ikinci yarıya Galatasaray’ın coşkuyla, sertlikle ve önde presle başlayacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. Aynı tutucu tavır devam edince 15 dakikada turun fişi çekildi.
3-) Bence Boey-Sallai başlangıcı da bu doz aşırı tutucu tavrın simgesiydi. Lang ilk maçta müthiş oynamıştı. İlk maçta Liverpool’un sağını felç etmiş bir oyuncuyu rövanşta başlatmamak bence haksızlıktı.
Paylaş