Paylaş
Oysa Super Bowl’un (yani Amerikan futbolu finalinin) düzenlendiği kente tek bir gecede 1 milyar Euro’nun üzerinde bıraktığı tahmin ediliyor. Bu durum Real Madrid gibi, Barcelona gibi, Juventus gibi futbol devlerini oldum olası rahatsız ediyor. Amerikan futbolu Dünya çapında çok büyük ilgi gören bir spor değilken nasıl bu kadar büyük bir ekonomi yaratıyor? Futbola bu denli evrensel bir ilgi varken pasta niçin daha çok büyümüyor? Futbolun devleri, bu sorularla baş edemeyip dönem dönem UEFA’yı sürüden ayrılmakla tehdit ediyorlar. Neredeyse her 10 yılda bir Süper Lig planlarına girişiliyor: 90’ların sonundaki G14 hareketi, Devler Ligi’nin genişlemesi ve ekonomisinin büyümesiyle lağvedilmişti. Ancak 2020’lerde Avrupa Süper Lig hareketi daha büyük bir şeyleri tetikledi.
UEFA, Avrupa kupalarının oturmuş formatlarını çöpe attı. Tuhaf bulduğumu her fırsatta dile getirdiğim 36’lı lig formatını yarattı. Sekizer maç oynanıyor. Müsabaka dağılımı âdil değil. Sonuçlar birer golle, birer averajla belirleniyor. Adalet bence tam anlamıyla tesis edilemiyor.
ZAGREB VE PLZEN GRİLİĞİ
Bu tabloda Galatasaray, Fenerbahçe ve Samsunspor’un play-off turuna kalmış olmaları damakta karışık tatlar bıraktı. Özellikle Fenerbahçe ve Samsunspor kendi turnuvalarında ilk 8 yapabilecek güçtelerdi. Nice ve Stuttgart’ı yenen Fenerbahçe’nin Zagreb ve Plzen’deki puan kayıpları ilk sekize girememesine neden oldu. Dün Bükreş’te de özellikle ikinci devrede Zagreb ve Plzen’e benzer bir grilik vardı sahada.
Domenico Tedesco birkaç taze oyuncuyla enerjiyi değiştirsin diye bekliyorsun ama kulübede de Asensio-Oğuz dışında alternatif yok! Brezilyalı kaleci Ederson kritik anlarda kritik kurtarışlar yapmasa Fenerbahçe puansız dönebilirdi Bükreş’ten. F.Bahçe’de Ederson dışında günün düşük enerjisini yükseltmeye çalışan bir başka oyuncu da Nesyri idi. Özellikle ilk bir saat çok istekliydi, birkaç net pozisyona girdi ama iki kritik ofsayta takıldı Faslı forvet.
Paylaş