Uğur Meleke

Uğur Meleke

umeleke@hurriyet.com.tr

Barış-Icardi farkı!

Uğur Meleke'nin kaleminden...

Haberin Devamı

Göztepe her takım için ligin en zor deplasmanlarından biri. Belki de en zoru. 1,86 boy ortalamalı, genç, sert ve dayanıklı bir kadro. Üç sezondur ısrarla ve istikrarla aynı oyunu oynuyorlar. Geriden neredeyse hiç kısa pasla çıkmıyorlar, sürekli uzun vuruyorlar. Bu uzun topları ya Janderson’la indiriyor, ya da ikinci şans için merkezde kalabalıklaşıyorlar. Bazen tamamen fiziksel savaşa döndürüyorlar oyunu. Zaten o yüzden Avrupa kupaları kovalıyorlar, o yüzden ligin Galatasaray’la birlikte en az gol yiyen iki takımından biri konumundalar.

Okan Buruk’un dün böyle bir takıma karşı en uçta Icardi ile başlaması düşünülemezdi. Zaten dün Gürsel Aksel’de ilk 45’in 2-0 Galatasaray’ın lehine bitmesinin iki temel sebebinden biri santrfor seçimiydi.

Trabzon’da Icardi koca bir 45 dakikayı topla sadece beş kez buluşarak tamamlamıştı. Bunların ikisi santraydı. 5’le 37 arası tam 32 dakika topla hiç buluşmadı Icardi. 32 dakika eksik oynattı takımını. Dün en uçta başlayan Barış ilk devrede bir gol attı, altı kez de ikinci-üçüncü bölge arası top taşıdı. Takımını savunmadan hücuma geçirdi altı kez. Onun dışında Göztepe’nin sert stoperleri Heliton, Allan ve Taha ile savaşını da not etmek gerek.

Haberin Devamı

Dün Galatasaray’ın ilk devreyi 2-0 önde tamamlamasının bir diğer minör nedeni de bence Göztepe’nin taçlarıydı. Her taçta oyun lüzumundan çok fazla duruyor. Akışkanlık kayboluyor. Janderson her iki tarafa da gidiyor, topu siliyor. En az 30 saniye bekleniyor bu seremonide. O taçların dönüşünde de iki kez geçiş fırsatı verdi Göztepe. Birini Asprilla, birini Sane değerlendiremedi.

GÖKYÜZÜNÜ KAYBETTiLER

Maçın ikinci yarısıyla beraber 45- 75 arası rüzgâr tamamen Göztepe lehine döndü. Juan’la bir gol buldu, Cherni ve Janderson’la iki net kaçırdı ev sahibi. Ancak normalde hava hakimiyetiyle tanıdığımız Göztepe, Galatasaray’dan iki uzun mesafeli kenar ortasından iki kafa golü yiyerek kaybetti maçı. Bu noktada da Bokele’nin eksikliğinin hissedildiğini söylemek mümkün sanırım.

 

Yazarın Tüm Yazıları