GeriTaraftarlar İmkânsız aşk sendromu...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İmkânsız aşk sendromu...

Tahincioğlu BSL play-off ilk tur ikinci maçında Beşiktaş Sompo Japan, deplasmanda Banvit’e 83-75 yenilerek seriyi 2-0 kaybetti ve sezonu erkenden noktaladı.

Kötü bir ilk performansının ardından takım savunmasıyla üçüncü çeyrekte toparlanıp oyunun kontrolünü ele geçiren Beşiktaş, tam da bu anda Sertaç’ın şanssız sakatlığı yüzünden tüm savunma dengesini yitirdi ve bir daha da skorda Banvit’e yaklaşamadı. İşlerin genellikle bireysel yetenekler üzerinden yürütülmeye çalışıldığı hücumlarda Adams, Strawberry ve Clark’ın potaya olan kara sevdaları takım oyununu gitgide daha fazla baltaladı ve bu kısır döngü, bir imkânsız aşk sendromuna dönüştü. Ligimiz NBA, bu isimler de birer NBA yıldızı olmadığı için, bireysel performanslar, galibiyeti kurtarmaya yetmedi...

Maç yüksek tempo, düşük skor ve karşılıklı bol top kaybı ile başladı. Her iki takım da maç boyunca çok sert ve akıllı savunma yaparken, Adonis Thomas, Kulig, Caloiaro ve son dönemdeki oyununun aksine hiç umulmadık şekilde iyi bir maç çıkartan Rautins’in muazzam dış şut yüzdeleri (takım halinde Banvit 15/24, yani %62 ile üçlük attı) Beşiktaş’ın ulaşabileceği düzeyin çok üzerine çıktı. Böylece Banvit, ikinci çeyreğin sonu ve üçüncü çeyreğin ilk yarısı boyunca Beşiktaş’ın Sertaç – Erkan – Adams – Strawberry – Weems dörtlüsüyle uyguladığı mükemmel savunma düzeni haricinde hep boş atışlar bulup bol ve kolay sayı üretti ve hücumda hemen hiç sıkıntı çekmedi. Bu savunma gücünün yanı sıra ikinci yarıya hücumda fırtına gibi giren Sertaç’ın hızlı hücumu kesmek adına Caloiaro’ya faul yaparken omzundan sakatlanması ve oyun dışı kalması, maçın belki de tek kırılma ânı oldu.

Bu maç özelinde de söylenecek pek çok şey var elbette – benchten gelip 23 sayı atan Kulig’in dehşetengiz dominantlığı, Vidmar’ın mücadelesi, Taylor’ın kötü gününü Thomas’ın telafi etmesi, Caloiaro’nun yine ilk ve son çeyreklerde ortaya çıkıp topsuz koşu ve penetrelerden müthiş işler başarması, Şehmuz, Rıdvan ve Tolga’nın saymakla bitmeyecek katkıları, Can’ın ilk karşılaşmadaki gibi maça son noktayı koyup galibiyeti belgeleyen uzak mesafe üçlüğü, Strawberry’nin ve Adams’ın Battal Gazi rolüne soyunması, dış şut atamama hastalığımız, Clark’ın dengesiz, Lalanne’in aşırı verimsiz olması, Sertaç’ın sakatlığı, Kenan haricinde benchten bir tek Erkan’ın katkı vermesi, ribauntları yine toplayamamamız ve son 3 maçtır takım gibi oynamıyor olmamız gibi, binlerce husustan bahsedebiliriz. Bunun yerine, işi biraz genelleştirip bir sezon değerlendirmesiyle köşemizi kapatalım.

1) Sezon içerisinde bu takım üç kez karşılaştı ve hepsini Beşiktaş kazandı. Ama play-off’lardaki iki maç da Banvit’in galibiyetiyle sonuçlandı. Skor ne olursa olsun, bu beş maçının tamamı çok keyifli, kaliteli ve mücadele doluydu. Kimse galibiyete kolayca uzanamadı.

2) Kenan hariç herhangi bir gencimizden verim alamadığımız bu sezonu, Erkan, Muratcan ve Can Mutaf gibi yerli veteranlardan da hepi topu ikişer üçer maç güzide katkılar elde ederek noktaladık.

3) Takımı sürükleyecek ve herkesi devreye sokacak yaratıcı oyuncu dalında bir tek Strawberry’ye sahiptik, Adams ve öncesinde Boatright sadece bireysel oyunlarıyla ön plana çıktı, Diebler ise ilk 10 maçın ardından sezonu rezil bir form grafiğiyle geçirip kayboldu. Kenan ise istikrarsız ve şut açısından yetersiz kaldı.
4) Clark, geçen seneki zihniyetini tamamen terk ettiği için, sakatlıktan döndükten sonra Ufuk Hoca’nın planlarını, hedeflerini ve hayallerini baltalayan başat faktör oldu. Weems çok çalışkan ancak skorerlik açısından genelde yetersizdi.

5) Sertaç’ın düşüşüne dek pota altından aldığımız sayı ve pas katkısını, ne Semih’ten, ne de fos çıkan Lalanne ve iflas etmiş haldeki Palacios’tan alabildik. Lima takımdan ayrılmadan önce de bu durum farklı değildi. Ribauntlar ve ikili oyun müdafaası konusunda yanlış uzunları seçtik. Kötü bir yapılanmayla yola çıktık ve bu dar oyuncu piyasasında aradığımızı bulamadık. Fenerbahçe Udoh ve Bogdanovic’in yerini dolduramadı, biz de Stimac ve Roll’un yerini dolduramadık.

6) Ufuk Hoca’nın kötü gidişten ne kadar az sorumlu olduğu, oyuncuların saçmalamaları yüzünden her maç kenarda nasıl çileden çıktığına ve hemen her maç mecburen teknik faul alma eşiğine geldiğine bakılarak anlaşılabilir. Biz onu bırakmamalıyız, ama o bizi bu şartlarda bırakabilir, hakkıdır.

Bu sorunları yaşamayan, bu haldeki bir Banvit, bizim kudretimizin üzerindeydi. Kendilerini her açıdan tebrik eder, yollarının açık olmasını dilerim. Böylelikle tüm ilk tur play-off serileri 2-0 noktalanmış oldu ve yarı finalde Anadolu Efes – Tofaş, Fenerbahçe Doğuş – Banvit eşleşmeleri gerçekleşti.

Takımımızı arka arkaya 3. sezonda da 20 ve üstü galibiyete eriştiği, talihsiz dengesizlikler yüzünden bahtımızın her kulvarda kapandığı gerçeklerini göz önüne alarak, herkese teşekkürlerimi bildiririm. Adams, Strawberry, Weems, Kenan ve Sertaç hariç hiç kimse ne yazık ki beklentilere cevap veremedi. Darısı yeni sezona olsun...

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle