GeriMustafa DENİZLİ Genellikle her şeyi tek başına yapardı çünkü o 'olağanüstü' idi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Genellikle her şeyi tek başına yapardı çünkü o 'olağanüstü' idi

Genellikle her şeyi tek başına yapardı çünkü o 'olağanüstü' idi
Abone Olgoogle-news

Futbolda ‘olağanüstü’lerin beyinlerinde, diğerlerinden farklı olarak ilaveten bir radar bulunur. Neredeyim, o nerede... Bütün bunları yapacak zeka, hissetme ve görüş yeteneğine sahiptir. Bazılarının 3-5 kişiyle yaptığı sonuca gitme işini tek başına yapabilir. Maradona bunu genellikle tek başına yaptı.

Dünyada çeşitli meslekler vardır; sinema gibi, edebiyat gibi, politika gibi, mühendislik gibi. Bütün bu sektörlerde ön plana çıkan insanlar vardır. Bu insanların özellikle kendi dallarıyla ilgili kişisel yaratıcılıkları, beyinleri, vizyonları, onları farklı kılar ve farklı bir yere koyar. Futbol ve diğer spor branşları da böyle değerlendirilir.

FUTBOL KOLEKTİF OYUNDUR AMA...

Futbol genelde kolektif bir oyun olarak değerlendirilir fakat bu kolektif oyun içerisinde herkes aynı çizgide ve yetenekte değildir. Futbolda vasatlar vardır, iyiler vardır, çok iyiler vardır, mükemmele yakınlar vardır. Bir de olağanüstüler vardır... En az sayı işte bu olağanüstü dediğimiz sınıftadır. Bunlar da futbolun icat edildiğinden beri, hadi bir demeyelim de, iki elin parmaklarını geçmez sayı olarak. Maradona’ya baktığın zaman, 1.70’i bulmayan boyuyla hatta biraz kilolu gözüken fiziğiyle neler neler yaptı ki, bugün sadece ülkesi Arjantin’de değil, bütün dünya ülkelerinde, spor programlarının dışındaki siyaset, ekonomi ve kültür programlarında da ondan bahsetme ihtiyacını ve zorunluluğunu duydular.

FUTBOL BİR ZEKA OYUNUDUR

Futbol bir zeka oyunudur bireysel olarak. Bu zeka ve yetenek farklılıkları sizi olağanüstüler sınıfına koyar. Futbol zekası dediğim ayrı bir zeka türüdür. Yaratıcılık, hissetme, koordinasyon, beyin ile adalenin birlikte çalışması vs. hepsi mevcuttur. Fakat olağanüstülerde bir farklı mevcudiyet vardır. Onların beyinlerinde, diğerlerinden farklı olarak ilaveten bir radar bulunur. Neredeyim, o nerede, oradaki benim takım arkadaşım olabilir, rakip olabilir... Bütün bunları yapacak zeka, hissetme ve görüş yeteneğine sahiptir. Görmez ama görür. Bu his de mevcuttur

BİR TERCİH YAPMALIDIR

Ve bir tercihe kendini zorlar. Bu tercih zaman zaman onu kolektif anlayışın içine sokar, zaman zaman da çevresiyle beraber yapacağı işleri tek başına yapmayı dener. Niye dener? Çünkü o zekaya, o yeteneğe sahiptir. Kendine güveni vardır ve tamdır. İşte bugün akıllarda kalan bu olağanüstülerde çok olağanüstü görüntüler mevcuttur. Nedir o? Bazılarının 3-5 kişiyle yaptığı sonuca gitme işini tek başına yapabilir. Maradona bunu genellikle tek başına yaptı.

PAYLAŞMAK MI, YAPMAK MI?

Futbolu izleyenlerin en çok beğenisini kazanan işlerden biri de bu olağanüstü yıldızların yaptıklarını görmek ve seyretmektir. Onun zevki bambaşkadır. Futbol tarihine baktığınız zaman ‘olağanüstüler’ sınıfında bu tip futbolcular vardır. Paylaşmak ile yapmak arasındaki tercihlerini genelde yapmak üzerine kullanırlar, bunu başardıkları zaman da akıllarda silinmeyecek görüntüler bırakırlar. Bu Arjantin’de başlar, Güney Amerika’yı, Avrupa’yı, Asya’yı, her yeri sarar. Bu tip futbolcuları da parası çok olanlar kadrolarına katarlar. Büyük paralar harcarlar ama harcadıklarından çok daha fazlasını geri alırlar ve olağanüstü mutlu topluluklar yaratırlar. Ve tüm dünya futbol denince bunları arar. Bunların olduğu takımları arar, takip eder. Ve öyle işler yaparlar ki, dünyanın her yerinde her futbolseverin gönlünde olurlar.

BİZE ÖYLE ŞEYLER YAŞATTIN Kİ YASINI ÖMÜR BOYU TUTACAĞIZ

Bu anlattıklarımız Maradona’nın tamamen saha içindeki, zemin üzerindeki özellikleri. Bize de bu keyfi yaşattı... Türk insanına da, Avrupalı’ya da, Asyalı’ya da, Afrikalı’ya, Amerikalı’ya... Ve bütün ülkelerde ‘hero (kahraman)’ oldu. Bunları Maradona üzerine konuştuğum için söylüyorum, böyle konuşulacak birkaç futbolcu daha vardır. Bir ülke düşünün, bir futbolcusu için yas ilan edebiliyor. Bu, şu demektir; bu ülkeye öyle şeyler yaşattın ki ister kendi ülkende, ister başka bir ülkede, bunu bu ülke adına, bu devlet adına, vatandaşları adına gurur vesilesi oarak geri döndürdün, ülkemizi tanıyıp sempati duyanların sayısını artırdın, dolayısıyla sembolik olarak üç günümüzü yas ilan ediyoruz, ama yasını ömür boyu tutacağız. İşte Maradona buydu...

HER ŞEYİYLE 1 NUMARA

Yanındakine oynarken keyif veren, izleyene keyif veren ve en fazla keyif alan da kendisi olan... Yıldızlar böyledir. Bu keyif onları ayakta tutar. Yaşam gücünü artır. Bu yaşam gücünü de ancak saha dışında bozabilirsin. Maradona’nın belki sağlık sorunlarının bir kısmı da bundan kaynaklanıyordu. Onun için çok fazla geriye gitmeden, son 40- 50 yılda birkaç kişiyle kıyaslanmasına rağmen, Maradona her şeyiyle 1 numara olma hakkını kazanır. Evet, kıyaslanacaklar var mıdır, vardır. Belki bunu Allah gecinden versin Pele için Brezilya yaşar, birkaç isim için başka ülkeler yaşayabilir. Ama bir elin parmaklarını geçmez. Onun için, uzun yıllar futbol oynayıp teknik direktörlük yapan bir futbol adamı olarak bana verdiğin olağanüstü keyifler için minnettarım Maradona. Bizde bir laf vardır; rahat uyusun, mekanı cennet olsun.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle