Paylaş
Geçen hafta UEFA Şampiyonlar Ligi elemelerinde 15 maç oynandı. En çok faul Maccabi Tel Aviv-Pafos (37 - Hakem Radu Petrescu) ve Zrinjski-Bratislava (35 - Hakem Arda Kardeşler) maçlarında gözlendi.
Konferans Ligi elemelerinde 47 maç oynandı. En çok faul, Atilla Karaoğlan’ın yönettiği Bialystok-Novi Pazar (44 faul) maçında çalındı. İkinci sırada ise 34 faulle Dinamo Tiran-Escaldes maçı yer alıyor.
Son yıllarda Avrupa kupalarında gördüğüm en çarpıcı faul sayısı ise Gyor-Pyunik maçında misafir takımdan geldi. Pyunik ilk maçı 2-1 kazanmasına rağmen, rövanşta 3-1 yenilerek elendi. Böyle bir maçta Pyunik 90 dakikayı sadece 2 faulle tamamladı. Bu maçta bir de hakem skandalı yaşandı. Hakem Bejtullahu, 90’da kart gösterdiği ev sahibi takımdan Stefulj’ya 90+5’de ikinciyi göstermesi gerekirken oyuncuları karıştırdı, yardımcılarıyla da konuştu ancak Boldor’a kartını gösterdi, Stefulj sahada kaldı. Pyunik’in UEFA’ya itiraz etmesi gündemde.
HAKEMLELERİMİZİN FAUL SAYILARI NE ANLATIYOR?
Elbette her maçın hikayesi başka. Adrenalin seviyesi, hakemin otorite gücü, kontrolü eline alabilme yeteneği, akışı iyi süzüp olası sorunları önleyici hakemlik başarısı, oyuncuların topla oynama isteği, spesifik pozisyonların yarattığı gerilim, ikili eşleşmeler, hakeme itiraz seviyesi, skorun gidişatının taktiksel seyri değiştirmesi gibi pek çok etmen sayabiliriz. Dolayısıyla bu faul sayıları direkt olarak aslında disiplin cezalarını, yani sarı ve kırmızı kartları da etkiliyor.
Keza ligimizin Avrupa’nın 5 büyük ligine kıyasla faul ortalamasının 30 bandına yakın olmasının bize verdiği mesajlar da var. Bizde oyuncuların hakemi aldatarak en basit bir taç atışında dahi lehlerine karar çıkarma mantalitesi hakim. Temas almadığı halde taklalar atan, hafif teması abartıp faul çalmaya çalışan, ayağına basılmadığı halde basılmış gibi tepkiler veren oyuncu profili çok fazla! Etik anlayıştan uzak hareketler nedeniyle hakemin “acaba faulü göremedim mi” endişesiyle gereksiz faul düdük sayısı da artıyor. “E canım doğru görsün, bu da onun görevi!” demekle olmuyor sadece.
Diğer yandan futbol iklimimiz tamamen hakem odaklı olduğundan ve hakemlik sistemi skandal yönetildiğinden, hakemlerimizin sezona iyi bir ruh haliyle hazırlandıklarını söylemek çok güç. MHK, hakem eğitimi yerine Riva’da polisiye film peşinde. Geçen ay açıkladığı klasman kadrolarındaki isimleri, sezon başı seminere davet edip, Riva’ya katılım sağladıktan sonra da plaketle “evine uğurluyoruz” diyebilecek kadar fütursuz.
ŞAMPİYONLARIN SARI KART DAĞILIMLARI
Son dönemde en büyük kavga verilen/verilmeyen kartlar ve VAR’ın müdahale edip etmemesi gereken pozisyonlar üzerinden yaşanıyor. Sarı kart, kırmızı kart ve fauller üzerinden son 10 sezona OPTA verileri üzerinden göz atalım. Her sezon takımların kadro kalitesi, sezon performansları farklılık gösteriyor. Elbette ki bu performans eğrisi kart ve faullere de yansıyor. Tabloda kırmızı renkle belirtilen değerler, o sezonun şampiyonunun istatistiklerini gösteriyor. G.Saray 5, Beşiktaş 3, Trabzonspor ve Başakşehir ise 1’er kez ipi göğüsledi.

SARI KART SONUÇLARI
1- Şampiyon takımla, sezonu 2.bitiren takım arasındaki sarı kart farklarının çok fazla olduğu sadece 3 sezon var:
a.) 2015-16’da şampiyon Beşiktaş (63) ile Fenerbahçe (78): 15 sarı kart
b.) 2021-22’de şampiyon Trabzonspor (60) ile Fenerbahçe (79): 19 sarı kart
c.) 2023-24’te şampiyon Galatasaray (65) ile Fenerbahçe (89): 24 sarı kart
2- 2024-25’te şampiyon Galatasaray 84 sarıyla sezonu tamamlarken 2. sıradaki Fenerbahçe 3 sarı az gördü (81). Benzer şekilde 2022-23 şampiyonu Galatasaray 74 sarıyla sezonu tamamlarken 2. Fenerbahçe 70’le sezonu kapatmıştı.
3- 2016-17’de Başakşehir ligi 2. bitirirken şampiyon Beşiktaş ile kart sayısı aynıydı (63).
4- 2018-19’da Galatasaray 84 sarı kart görerek şampiyonluğa uzanırken, Başakşehir ise 15 eksikle, 69 kartla ligi 2. bitirmişti.
5- 2019-20’de şampiyon Başakşehir 66 kartla sezonu tamamlarken 2. olan Trabzonspor’un 70 sarısı vardı.
6- OPTA sarı kart verilerine ek bilgi olarak, son 10 sezonda Beşiktaş ve Trabzonspor 27, Fenerbahçe 26, Galatasaray ise 18 kez 2. sarı karttan kırmızı kart gördü.

KIRMIZI KART SONUÇLARI
1- Son 10 sezonda Galatasaray’ın Fenerbahçe’den daha çok kırmızı kart gördüğü 4 sezon; Fenerbahçe’nin Galatasaray’dan daha çok kırmızı gördüğü 6 sezon var.
2- Dört büyükler arasında bir sezonda 10 ve üstü kırmızı kart görenler Trabzonspor (12, 2015-16), Fenerbahçe (11, 2019- 20) ve Beşiktaş (10, 2021-22) oldu.


4 BÜYÜKLER KAÇ FAUL YAPTIKÇA KART GÖRDÜ?
Son 10 sezonda 4 büyüklerin faul/kart dağılımına baktığımızda karşımıza çıkan tabloda ilgi çekici değerler mevcut. Genel ortalamada hakemlerin 4 büyüklere karşı kart toleransı daha yüksek olduğu aşikar. Anadolu takımlarına kolay çıkan kartlar, mevzubahis büyükler olunca daha zor gösteriliyor. Türk futbolu genelinde sadece hakemlere özgü bir durum asla değil tabii ki. PFDK ve Tahkim kararlarında da yıllarca pek çok örnek sayılabilir. Tedbirli-tedbirsiz sevklerde, ceza indirimlerinde bu gözler neler gördü neler..
1- G.Saray son 10 sezonun 6’sında daha az faul ortalamasına rağmen daha kısa sürede kart görmüş hakemlerden. Örneğin 2015-16’da her 5.68 faulde 1 sarı görürken, F.Bahçe o sezon her 7.92 faulde; Beşiktaş ise her 7.41 faulde sarı kartla cezalandırılmış. Benzer durum 2018-19, 2019-20, 2020-21, 2021-22 ve 2022-23 sezonlarında da mevcut.
2- F.Bahçe ise faul ortalamasına göre 2016-17, 2017-18, 2023-24 ve 2024-25 olmak üzere 4 sezonda faul/kart ortalamasına göre daha hızlı kart görmüş. 2023-24’te F.Bahçe her 5.80 faulde bir sarı kart görürken, G.Saray ise her 8.05 faulde 1 sarı kartla cezalandırılmış.
***
HAKEMLER...HAKEMLER...HAKEMLER...
Oyun Kuralları kitabında sarı ve kırmızı kart verilmesi gereken ihlaller tanımlanmıştır. Faullerin bir maçta nasıl artıp azalacağına dair olası etmenleri yazının başında sıralamıştım. Aynısı kartlar için de geçerli. Dolayısıyla çok bariz kartık ihlaller dışında hakemin bir pozisyona dair kanaatine dikkat çekilmesi, oyun kuralları kitabının temel felsefelerinden biridir. Hakemin disiplin uygulamaları, o hakemin tecrübesi, melekesi, yönetim becerisi ile doğrudan ilişkilidir. Oyunda ipin ucunu kaçırdıktan sonra sahada artan sertliğe, itirazlara, şiddetli hareketlere kart göstermek için zaten hakem olmaya gerek yok. Camiamızın duayenlerinden rahmetli Hilmi Ok’un deyimiyle “iş işten geçtikten sonra sahadaki infazlara sarı kartı sokaktaki simitçi de gösterir” derdi. Dolayısıyla hakemlik bir yönetim sanatıdır ve beceremeyenlerle, kimi yetersiz kimi tecrübesiz isimlerle kadroları doldurursanız başarı gelmez.
Paylaş