Paylaş
Dakikalar 32’yi gösterirken 2-1 geriye düşmesine rağmen hatları kopmayan, mesafeleri uzamayan, topa hakim olduğunda etkili performans gösteren bir ilk yarı izledik takımımızdan... Eksikleriyle birlikte elbet. Savunma ve hücum kanatlarındaki 4 oyuncumuzdan neredeyse hiç atak katkısı alamadık. Bir kez dahi çizgiye inemedik. Rakibin daktilo şaryosu gibi sağa sola izanla akan savunma anlayışının da bunda etkisi vardı. Sara ile Yunus şut ve girişimleriyle rakibi delmeye çalıştı. Rakip, topu kapınca kanatlara hızlı oynayarak sonuca gitmeyi denedi. Hız, sürat, çabukluk hepsi aynı anlama gelmese de, Juve buradan akıcı oyun helvası yapabiliyordu.
SARA BAMBAŞKAYDI
İkinci yarıya 49’da golle başlamak, Sara’nın duran topundan Davinson golü, 67’deki kırmızı kart derken oyun, set, maç hepsi bize döndü. İlk yarının uzak ara en etkisizi LANG, iki skor yaptı. Diğer ilk yarı etkisizi Barış, Cabal’ı attırdı ikinci golün orta/ şutunu kaleye gönderdi. Yenilgi gelse rakibin ikinci golünün sebebi kabul edilecek Yunus, alkışlarla (tripleriyle) oyundan çıktı. İlk yarının olgun oyunu ikinci yarı BEŞ ile buluşunca söyleyecek söz kalmadı. Herkes iyi oynadı ama SARA bambaşkaydı. Gecenin yıldızıydı...
OLAĞANÜSTÜ BİR MAÇTI
Ve bir istatistik... Maça yedek başlayan oyuncular, Şampiyonlar Ligi grup maçlarında tam 275 kez forma giymişler. Böyle bir gövdeli kadroda egoyu kaprisi nazı yönetebilmek de büyük iş.
Her yönüyle olağanüstü bir maç izledik. Okan Buruk ve teknik ekibi tüm oyuncuları en içten duygularla kutlamak, bir spor yazarı olarak değil bir Türk olarak boynumun borcu. Zoru kolay gösterdiler futbolun tüm unsurlarını birleştirerek! Bir de 5 attığın takım JUVENTUS...
Övecek kelime bulamıyorum... Sanat müziğine sığınırım bu tip durumlarda...
YILDIZLI SEMALARDAKİ HAŞMET NE GÜZEL ŞEY...
Paylaş